30 Ağustos Zafer Bayramını Mesajları - 2020

30 Ağustos Zafer Bayramı önemi nedir, neden kutlanıyor? 30 Ağustos 1922'de ne oldu? Her yıl coşkuyla kutlanan 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 98. yıl dönümü bu yıl da çeşitli etkinlikler ile kutlanıyor. Türk tarihinin en önemli zaferlerinden olan Zafer Bayramı önemini, neden kutlandığını ve 1922'de neler olduğunu haberimizde detaylı olarak sizlerle paylaşıyoruz.

Genel 27.08.2020, 13:11
30 Ağustos Zafer Bayramını Mesajları - 2020
banner230

Zafer Bayramı, 30 Ağustos 1922'de Dumlupınar'da Mustafa Kemal'in başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz'u anmak için Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde her yıl 30 Ağustos günü kutlanan resmi, ulusal bir bayramıdır.

Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi adıyla da bilinen Büyük Taarruz'un başarıyla sonuçlanmasından sonra Yunan orduları İzmir'e kadar takip edilmiş; 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla Türk toprakları Yunan işgalinden kurtulmuştur. İşgal birliklerinin ülke sınırlarını terk etmesi daha sonra gerçekleşse de, 30 Ağustos sembolik olarak ülke topraklarının geri alındığı günü temsil eder. İlk kez 1924 yılında Afyon'da Başkumandan Zaferi adıyla kutlanan 30 Ağustos günü, Türkiye'de 1926'dan itibaren Zafer Bayramı olarak kutlanmaktadır.

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI MESAJLARI

 "30 Ağustos Zaferi, vatanımızı işgal etmek isteyenlere karşı, kahraman ordumuzun cesaret ve fedakarlığı, milletimizin birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde olduğu, en güzel örneklerinden biridir. Tüm tarihi boyunca, bağımsız yaşamayı ülkü edinmiş yüce milletimiz, tarihinden aldığı onuru, ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Ya istiklal, ya ölüm" sözleriyle perçinleyerek onun komutasındaki kahraman ordumuzla 30 Ağustos tarihinde muhteşem bir zafere imza atmıştır.

Bağımsızlık yolunda tek yürek olan milletimizin 30 Ağustos 1922’de yazdığı şanlı destan dünya var oldukça asla unutulmayacaktır. Bugün sağlam temeller üzerinde yükselen ülkemizi korumak bizlere bu büyük zaferleri armağan eden, canları pahasına bağımsız ve özgür yaşamamızı sağlayan kahramanlarımıza karşı da en önemli sorumluluğumuzdur. Bizler de bu güvenle, sorumluluğumuzun bilincinde ülkemizi ekonomik bakımdan daha ileri seviyelere taşımak, her alandaki standartlarımızı yükselterek daha iyi yerlere gelmesi için var gücümüzle çalışıyoruz ve çalışmaya da devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle, büyük zaferin 97. yıldönümünde; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere; bu toprakların bedelini canlarıyla, kanlarıyla, alın terleriyle ödeyen ve bizlere bırakan aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi bir kere daha rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun”

---------

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu sağlayan süreçteki en önemli dönüm noktası olan 30 Ağustos Zaferi, kahraman ordumuz ve aziz milletimizin şanlı tarihinde önemli bir yere sahiptir.

Tarihi şanlı zaferlerle dolu yüce milletimiz, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk komutasında gösterdiği büyük kahramanlıklarla vatanımızı ve milletimizi yok etmeye çalışanlara karşı birlik ve beraberlik ruhu ile verdiği muhteşem bir mücadele ile büyük zaferi kazanmış ve bize bu güzel vatanımızı emanet etmiştir.

Bir milletin vatan sevgisiyle, onuruyla verdiği bağımsızlık mücadelesi ve direnişinin yakın Türk tarihindeki karşılığı; 30 Ağustos 1922’de zafer kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi’dir. Bu zafer, vatan toprağı işgal altında bulunan vatansever bir halkın, yokluklara, yoksunluklara rağmen azimle, inançla ve kararlılıkla toprağını nasıl müdafaa edebileceğini, büyük bedeller ödeyerek de olsa yedi düvele göstermiştir.

Milletimiz, her aşaması eşsiz vatanseverlik ve kahramanlık destanlarıyla dolu mücadelemiz sonucunda kazandığımız bağımsızlığını her zaman koruyacaktır.

Mukaddes vatanımızın, milli ve manevi değerlerimizin muhafazası, milletimizin hürriyet ve istiklali uğruna verilen büyük mücadelenin kazanıldığı bu anlamlı zaferin 94.yıldönümünde; başta Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, kanları ile bu toprakları vatan yapan Aziz Şehitlerimizi ve Gazilerimizi, rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Bu güne kadar Ülkemizde meydana gelen hain örgütlerin yapmış oldukları terör saldırılarında hayatlarını kaybeden asker, polis ve vatandaşlarımıza da Allah'tan rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.

---------------

Türk Milletinin gücünü tüm dünyaya gösteren 30 Ağustos Zafer Bayramımızın 94. Yıldönümünü gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Büyük Komutan Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde milletimiz, büyük zorluk ve yokluk içerisinde birbirine kenetlenerek ortaya koyduğu mücadeleyle adeta destan yazmıştır. Bu şanlı zafer, İstiklal Mücadelemizin adını tarihe altın harflerle yazdırmıştır.

Milletimiz 30 Ağustos’ta kendisini esaret altına almak isteyenlere karşı kanını ve canını ortaya koymuş; boyunduruğa, esarete ve zillete karşı zaferini tüm dünyaya ilan etmiştir.  Bu emsalsiz dirayet geçmişte olduğu gibi bu gün de devam etmektedir. Milletimizin barış ve huzur içerisinde onurlu bir hayat sürmesini engellemek isteyenler, son olarak 15 Temmuz gecesi bu inanç ve dirayetle karşılaşmışlardır. Bilinmelidir ki bu millet, asla teslim olmadı; olmayacaktır.

Bu düşüncelerle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu cennet vatanı bizlere armağan eden ve Şanlı Bayrağımız altında özgürce yaşamamızı canları ve kanları pahasına sağlayan tüm aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi bir kez daha minnet ve şükranla anıyor; tüm halkımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetler Günü’nü canı gönülden kutluyorum. 

----------------

 "Tarihe altın harflerle yazılan, Yüce Türk milletinin azim ve kararlılığının tüm dünya uluslarına ilan edildiği bu anlamlı zaferin 96'ncı yıl dönümünde Büyük Önder Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve silah arkadaşlarıyla, vatanı, milleti ve bayrağı uğruna canlarını seve seve feda eden tüm şehitlerimizi, rahmetle, minnetle ve şükranla anıyor, Allah'tan rahmet diliyorum dedi. Menekşe, “Aziz milletimizin 1071'de başlattığı şanlı yürüyüşü büyük taarruzla güçlendirerek Cumhuriyetimizin kuruluşu ile taçlandırması 'Ya İstiklal, ya İzmihlal' tercihi ile baş başa kalan bir milletin neleri başarabileceğinin, bağımsızlık ve onuru için neleri göze alabileceğinin tüm dünyaya ilanı olmuştur. Sultan Alparslan'ın 'Şehit olursam üzerimdeki bu beyaz elbise kefenim olsun, zaferi kazanırsak istikbal bizimdir' sözleri ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Biz, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş ve olmaya devam edecek bir milletiz' sözlerindeki vurgu aynıdır. Zaman farklı, komutan farklı, düşman farklı ama kan aynı kandır. Gerek 15 Temmuz gecesinde gösterilen kahramanlık gerekse ekonomik ve siyasi bağımsızlığımıza yönelik saldırılar karşısında sergilenen birlik ve beraberlik milletimizin kendi iradesine ve istikbaline sahip çıkma kararlılığını sürdürmekte olduğunu açıkça ortaya koymaktadır” diye konuştu.  

-------------------

Aziz Milletimizin özgürlüğünü muhafaza uğruna verdiği cansiperhane mücadele sonrasında kazanılan büyük zaferin 95. yıldönümünü idrak etmenin mutluluğunu ve onurunu hep birlikte yaşamaktayız. 30 Ağustos 1922'de Dumlupınar'da Gazi Mustafa Kemal komutasındaki kahraman ordumuzun kazandığı zafer, kazanılan bir muharebe olmakla kalmamış topraklarımızdaki işgali resmen sonlandırdığı gibi Cumhuriyetimizin de en sağlam temel taşlarından birisi olmuştur. Bugün bizlere düşen, çok zor şartlar altında, büyük fedakarlıkla kazanılan Kurtuluş Savaşı ve bu destansı mücadele ardından kurulan Cumhuriyeti, birlik, beraberliğimizi koruyarak güven ve istikrar ortamı içerisinde gelecek nesillere nakletmektir. Büyük zaferin 95. yıldönümünde tüm vatandaşlarımızın 30 Ağustos Zafer Bayramını en kalbi duygularla tebrik ederken bu büyük zaferin gururunu bizlere armağan eden başta Gazi Mustafa Kemal’e ve İstiklal Savaşımızın isimsiz kahramanları olmak üzere geçmişten günümüze tüm gazi ve şehitlerimizi minnet, rahmet ve şükranla anıyorum

-----------------

Bir milletin hürriyeti ve istiklali uğruna haklı zaferler kazanması onur ve gurur vesilesidir. Bu zafer; emperyalist hevesler ve gizli planlarla vatanı işgal girişiminde bulunanlara karşı kazanıldığında ise ayrıca anlamlıdır.

‘Ezelden beridir hür yaşamış’ olan Büyük Türk Milleti; Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde işgalci düşmanlara karşı 30 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Muharebesini topyekun kazanarak tarihi bir zafer elde etmiştir.

Tarihe altın harflerle kazınan bu destansı zaferin ardından geçen süreçte güçlü bir medeniyet tasavvuru ve elde ettiği toplumsal başarılarla Türkiye Cumhuriyeti, dünyanın saygın ülkeleri arasında yerini alarak; bugün ‘Muasır Medeniyetler’in inşasına etkin bir katkı sunma konumundadır.

Bu düşüncelerle; Şanlı Bayrağımız altında hür ve bağımsız yaşamamız için canları pahasına mücadele eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi bir kez daha minnet ve şükranla anıyor, tüm halkımızın ‘30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetler Günü’nü en iyi dileklerimle kutluyorum.

---------------------

“ Türk Milleti ve bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, 30 Ağustos Zaferi'yle her bir karışı şehit kanlarıyla sulanmış, bin yıllık yurdumuzu bölüp ve parçalamak isteyenlere hak ettikleri cevabı en iyi şekilde vermişlerdir. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde 30 Ağustos 1922'de kazanılan bu zafer, Anadolu'nun ebedi Türk yurdu olmasını sağlamıştır. Bu nedenle 30 Ağustos 1922 tarihindeki bu önemli zaferin taşıdığı anlam ve önemin çok iyi bilinmesi gerektiğine inanıyorum. Bu duygularla milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü’nü en kalbi dileklerimle tebrik ediyor, Türk milletine bu zaferi armağan eden kahraman ordumuzun tüm şehit ve gazilerini rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ediyoruz. Gerek Kurtuluş Savaşı’mızda, gerekse de şanlı tarihimizdeki diğer muharebelerde ve terörle mücadelede kaybettiğimiz şehitlerimize Yüce Allah'tan rahmet diliyor, gazilerimize de şükranlarımı sunuyorum.”

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@