CRP kan testi, özellikle iltihaplanma içeren hastalıklarda sıklıkla başvurulan testlerin başında gelir.

CRP Nedir?

C-reaktif protein ya da kısaca CRP, çeşitli sağlık sorunlarının değerlendirilmesi ve tanısında önemli veriler sunabilen, kanda ölçülen bir protein molekülüdür. Vücudumuz; sağlıklı gelişimi esnasında, kendi yapısını oluşturan molekülleri tanıyıp öğrenerek yabancı özellikteki diğer tüm maddelere karşı tepki göstermek üzere programlanmıştır. Bu tepkinin sonucunda iltihabi reaksiyonlar gelişir ve yabancı molekülün vücuttan uzaklaştırılması veya ortadan kaldırılması gerçekleşir.

İşte bu tepki ve iltihabi reaksiyon aşamalarında önemli görevler üstlenen kandaki beyaz kan hücreleri ile çeşitli biyokimyasal moleküllerin yanında, ciddi fonksiyonları olan maddelerden biri de C-reaktif proteindir.

CRP Yüksekliği Nedir?

Vücudumuzda gerçekleşen iltihabi reaksiyon esnasında, tepki gösterilen yabancı maddenin türüne bağlı olarak çeşitli fizyolojik mekanizmalar devreye sokulur. Örneğin, viral bir enfeksiyonun ayırt edilmesi için vücut ısısı yükseltilir ya da ciltte gerçekleşen bakteriyel bir enfeksiyonda bölgeye daha çok bağışıklık sistemi elemanının ulaşması için damarlar genişleyerek bölgenin kızarmasına yol açar.

Kolajen Tipleri Nelerdir? Kolajen Tipleri Nelerdir?

Vücudumuzda gerçekleşen bu gibi olayların başlamasını sağlayan bir molekül ailesi bulunur. Özellikle iltihabi durumlarda kandaki miktarları önemli ölçüde artan veya azalan bu moleküllere akut faz reaktanları adı verilir. CRP molekülü de akut faz reaktanları içerisinde, iltihabi durumda miktarı artanların arasında yer alır.

CRP gibi akut faz reaktanlarının miktarındaki artış sayesinde vücut ısısının artması, iştahın azalması, halsizlik-yorgunluk gibi belirtiler ile iltihap bölgesindeki çeşitli değişikliklerin süreci başlatılmış olur. CRP gibi akut faz reaktanları genel olarak karaciğerde üretilir ve kana verilir. Bu doğrultuda, karaciğerde çeşitli düzeylerde hasar meydana geldiğinde akut faz reaktanlarının ve dolayısıyla CRP’nin miktarında azalma görülebilir.

Bunun yanında CRP molekülünün bağışıklık sisteminde de önemli fonksiyonları bulunur. Vücudumuzda yabancı organizmaların ortadan kaldırılmasında ciddi görevler üstlenen elemanların başında kompleman adı verilen, belirli sayıda molekülden oluşan bir protein ailesi yer alır.

Kompleman proteinleri yabancı organizmanın çeperine bağlanarak aktifleşir ve çeperinde delik açarak zararlı hücrenin öldürülmesini sağlar. CRP molekülü kanda arttığında, vücuda giren yabancı hücrelere bağlanarak kompleman proteinlerinin bağlanabileceği bir köprü vazifesini görür ve komplemanları aktifleştirerek yabancı organizmaların elimine edilmesine katkılarda bulunur.

CRP Normal Değeri Nedir?

Sağlıklı bireylerde kanda ölçülen CRP değeri 0 – 0,5 mg/L arasında yer alır. Bununla birlikte, CRP tahlilinde ölçülen değerin, hastalık bakımından anlamlı olarak değerlendirilebilmesi için kanda CRP yüksekliği 5 – 10 mg/L değerinin üzerinde ölçülmelidir.

CRP Türbidimetrik Nedir?

Burada merak edilen bir diğer soru ise, tahlillerde sıklıkla kullanılan ifadeyle “CRP türbidimetrik nedir?” sorusudur. Turbidimetri; bir çözelti içinde yer alan belirli bir kimyasal molekülün, bilinen bir dalga boyundaki ışığa maruz bırakılması sonucu, ışığı absorbe etme yetisine bağlı olarak çözeltideki miktarının hesaplanması işlemidir. Dolayısıyla CRP (türbidimetrik) diye ifade edilen, CRP’nin ölçüm yöntemidir. Klinik laboratuvarlarda her bir tetkik, en uygun yöntemle ölçüldüğünden, CRP molekülünü türbidimetri yardımıyla tetkik edilir.

CRP Neden Yükselir?

CRP yüksekliği genel manada vücutta iltihabi bir reaksiyonun (inflamasyon) geliştiğini ifade eder. İnflamasyon çok çeşitli sebeplerle gelişebildiğinden, CRP yüksekliği tek bir hastalığa işaret etmez. Bu nedenle CRP yüksekliği tespit edilen kişilerde, altta yatan nedenin çok iyi incelenip kesin tanısının konulması, doğru tedavinin uygulanabilmesi adına oldukça önemlidir.

Aşağıdaki sağlık sorunları kanda ölçülen CRP değerini yükseltebilir:

  • Enfeksiyonlar: Her çeşit mikroorganizmanın yol açtığı enfeksiyonlar sonucunda CRP değeri artabilir. Bu anlamda grip, EBV, hepatit, tüberküloz, dizanteri, pnömoni, boğaz iltihabı, konjuktivit gibi vücudun herhangi bir bölgesinde gelişen viral, bakteriyel, mantar veya parazit enfeksiyonlarında CRP yüksekliği görülür.
  • Kalp krizi: Araştırmalar; uzun süreli CRP yüksekliğinin kalp krizi geçirme riskini artırdığını gösterir. Bununla beraber, kalp krizine yol açan damar tıkanıklığı, o bölgede bir iltihabi reaksiyonu başlattığından kriz esnasında CRP değerini de yükseltir.
  • İnme: Kalp krizine benzer şekilde, beyin damarlarının çeşitli etkenler sonucu tıkanmasıyla bölgesel bir inflamasyon reaksiyonu sonucu CRP miktarında artış görülür.
  • Kanser: Vücudun herhangi bir bölgesinde ortaya çıkan, kötü huylu bir tümör varlığından, vücut tümör hücrelerinin ortadan kaldırılabilmesi için iltihabi reaksiyon başlattığından CRP yüksekliği de gelişebilir.
  • Otoimmün hastalıklar: Vücudun kendi hücrelerini tehdit olarak algılayıp, kendi hücrelerine saldırdığı otoimmün hastalıklarda, yaygın inflamasyon geliştiğinden CRP yüksekliği görülür.

Kanda ölçülen CRP miktarı ile vücuttaki inflamasyon sürecinin şiddeti birbiriyle doğru orantılı olarak cereyan eder. Bir başka deyişle CRP ne kadar yüksekse, kişideki mevcut hastalık tablosu o kadar şiddetli seyreder. Bu nedenle tedavi sonrası CRP miktarında düşüş görülmesi, tedaviye yanıtın değerlendirilmesi adına oldukça önemlidir.

Kanda düşük CRP değeri tespit edilen kişilerde, altta yatan bir karaciğer fonksiyon bozukluğu söz konusu değilse; enfeksiyon ve inflamasyonla alakalı hastalıklar bakımında düşük risk olduğu kabul edilir. Bir diğer anlamda, CRP kan tahlilinde CRP değeri düşük ölçüldüyse, o hastada inflamasyon ve enfeksiyon tanılarından uzaklaşılır.

CRP’nin çeşitli kronik hastalıklar nedeniyle uzun süre yüksek seyretmesi, bazı hastalıklar açısından risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Araştırmalar özellikle kalp damar hastalıkları ile CRP miktarı arasında anlamlı bir ilişki bulmuştur. Buna göre aşağıdaki değerlerde CRP yüksekliği görülen kişilerin kalp damar hastalığı riski ilişkilendirilmiştir:

  • CRP değeri 1 – 2,9 mg/L olarak ölçülen kişilerde düşük risk,
  • CRP değeri 3 mg/L üzerinde ölçülen kişilerde orta risk,
  • CRP değeri 10 mg/L üzerinde seyreden kişilerde yüksek risk kalp damar hastalığı ortaya çıkma ihtimali vardır.

Benzer şekilde CRP yüksekliği, kolesterol yüksekliği ve kan şekeri yüksekliği ile ilişkilendirilmektedir. Bu anlamda yüksek CRP değerine sahip kişilerde yüksek kan kolesterolü ve tip 2 diyabet hastalığının gelişmesi açısından artmış risk olduğu söylenebilir. Bebeklerde CRP yüksekliği tespit edildiğinde sıklıkla altta yatan bir enfeksiyondan şüphelenilse de bu dönemde sık görülen çeşitli genetik sendromlar, metabolik hastalıklar, cerrahi hastalıklar veya bazı iltihabi reaksiyonla giden kronik rahatsızlıklara bağlı olarak da CRP değeri yükselebilir. Bu anlamda CRP yüksekliği vücutta ters giden bir durumun varlığını ifade etse bile doğru teşhisin konulabilmesi için mutlaka uzman bir hekimin değerlendirmesine ihtiyaç vardır.

Gebelerde tespit edilen CRP yüksekliği, hamilelik esnasında gelişebilen çeşitli komplikasyonlar açısından uyarıcı olabilir. Özellikle anne karnındaki bebeğin sağlığı açısından dikkatle incelenmesi oldukça önemlidir.

CRP Yüksekliğinde Ne Yapılmalıdır?

Her tespit edilen CRP yüksekliği ciddi bir hastalığın varlığını ifade etmemektedir. Bu anlamda basit bir soğuk algınlığı da CRP’yi yükseltebilirken; altta yatan ciddi bir enfeksiyon nedeniyle de CRP değeri artabilir. Bu nedenle uzman bir hekim tarafından gerçekleştirilen ayrıntılı hastalık öyküsü sorgulaması ve detaylı fizik muayenenin kesin tanıdaki önemli oldukça büyüktür. Hekim gerekli görürse, tanıyı kesinleştirmek adına ek kan tahlillerine ve görüntüleme yöntemlerine başvurabilir. Tüm bu değerlendirmeler sonucunda tespit edilen hastalığın uygun tedavisi planlanır.

Eğer CRP yüksekliği bir enfeksiyondan ileri geliyorsa, enfeksiyon etkeni çeşitli mikrobiyolojik yöntemlerle tespit edilir ve uygun ilaç tedavisine başlanır. Bakteriyel enfeksiyonlarda antibiyotik tedavisi uygulanırken, viral enfeksiyonlarda etkene göre antiviral tedavi veya semptomatik tedaviler tercih edilebilir. Bununla birlikte, antibiyotikle düşmeyen CRP varlığında, verilen antibiyotiğe dirençli bir organizmanın bulunması veya apse oluşumu gibi çeşitli komplikasyonların geliştiği düşünülebilir. Bu durumda, antibiyotik direnç testi uygulanarak en uygun antibiyotik seçimi yapılır veya apsenin drene edilmesi gibi komplikasyona yönelik spesifik tedavi yöntemi tatbik edilir.

Altta yatan sebep otoimmün hastalık, kalp krizi veya inme gibi çeşitli sebeplerden ileri gelebildiğinden, bunlara yönelik uygun ilaç veya cerrahi tedavi gerçekleştirilir. CRP değeri, tedavi başarıya ulaştıkça, günden güne azalacaktır. Bu nedenle, tedavi başarısının ölçülmesi için aralıklı olarak CRP değerinin ölçülmesi gerekebilir.

CRP ile ilgili merak ettiğiniz konuları Grup Florence Nightingale Hastaneleri’nin uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. 

Uzm. Dr.Aylin ORDU

“Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.”