İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Nevşehir'de

- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: (1)- "Afrin'de bir terör bölgesi oluşturacaklardı. Bu terör bölgesiyle beraber Irak'ın kuzeyinden Afrin'e kadar bir terör koridoru oluşturacaklardı. Afrin için Amerika bize dedi ki 'Girerseniz karışmayız, başınıza büyük felaket gelir'. Çatır çatır girdik mi Afrin'e? Hem Afrin'de yapmak istediklerini yapamadılar hem de Irak'ın kuzeyinde yapmak istediklerini yapamadılar"

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Nevşehir'de
banner230

NEVŞEHİR (AA) - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Afrin'de bir terör bölgesi oluşturulmak istendiğini belirterek, "Bu terör bölgesiyle beraber Irak'ın kuzeyinden Afrin'e kadar bir terör koridoru oluşturacaklardı. Afrin için Amerika bize dedi ki 'Girerseniz karışmayız, başınıza büyük felaket gelir'. Çatır çatır girdik mi Afrin'e? Hem Afrin'de yapmak istediklerini yapamadılar hem de Irak'ın kuzeyinde yapmak istediklerini yapamadılar." dedi.

Soylu, Nevşehir Diriliş Meydanı'nda düzenlenen mitingde, Türkiye'nin önemli bir seçime gittiğini, önümüzdeki 4,5 yıl bir daha Türkiye'de seçim olmayacağını söyledi.

Ülkede başbakan ve bakanların asıldığını anımsatan Soylu, bu ülkede on yıllardır kardeşi kardeşe düşürmeye çalıştıklarını, Türkiye'nin büyümesinin ve zenginleşmesinin istenmediğini dile getirdi.

Yarınlara umutla bakılmasın, Türkiye'nin geleceği hep birlikte kucaklanamasın ve boynu bükük olsun istendiğini anlatan Soylu, "Hep elimiz bükük olsun, ayaklarımız takatsiz olsun istediler. On yıllardır bizi darbelerle terbiye etmeye çalıştılar. Değerlerimize, kutsallarımıza, inançlarımıza uzandılar. On yıllardır bizi küçük gördüler. Türkiye'yi hareketsiz bir halde bırakabilmek, birilerinin vesayetiyle idare edilen bir ülke haline getirmek için neler yaptılar. 1960 darbesi, 1971 darbesi, 1980 darbesi, 28 Şubat, 27 Nisan en son Amerikan uşağının, Pensilvanya'daki şarlatanın 15 Temmuz'da gerçekleştirmek istediği darbe. Bunları hep bu ülke yaşadı." diye konuştu.

Geçmişte insanların hastaneye muhtaç edildiğini vurgulayan Soylu, hastanelerde insanların rehin alındığını ve ülkenin polis arabasına benzin koyamaz hale düşürüldüğünü hatırlattı.

Geçmişte, emeklilere maaş vermek üzere 500 milyon dolar için IMF kapılarında sürünüldüğünü aktaran Soylu, "Hastanelerde insanlarımızı rehin aldılar, yapmadıkları kalmadı. Bu ülkede bu ülkenin insanı özgüvenini kaybetti. Bu ülkenin insanı hiçbir şey yapamasın diye milletimize her türlü kötülüğü reva görmeye çalıştılar. Yıllardır ne zaman hep yükselsek kafamıza vurdular. Bu ülkede hep bize şunu söylediler; 'Siz 50 gramlık oy pusulasıyla iktidar olacağınızı sanıyorsunuz'. 'İktidar olabilirsiniz ama muktedir olamazsınız' dediler. 'Bu ülkeyi biz idare edeceğiz, Nevşehirliler muktedir olamazsınız' diyenlere karşı bugün Nevşehirliler bütün dünyaya haykırıyorsunuz, 'Biz hem iktidarız hem de muktediriz' diye." ifadesini kullandı.

"Bakın gezi olaylarında faiz yüzde 3,5'ti. Türkiye 100 milyar dolarlık yatırımın önünü açmıştı, yetmedi ardından bu ülkede IMF'nin çantası kolunun altına verilmiş, bu ülkeden postalanmış gönderilmişti." diyen Soylu, şunları kaydetti:

"Türkiye geleceği adına umutla büyük adımlar atmak istiyordu. Ülkeye müsaade etmediler. Dediler ki 'Yapamazsınız, siz şehir hastanesi yapamazsınız. Siz dünyanın en büyük havalimanını yapamazsınız. Siz dünyanın en büyük tünelini yapamazsınız. Siz dünyanın en büyük barajlarını yapamazsınız. Siz Uzak Doğu'yu Avrupa'ya bağlayacak, üzerinden tren yolu geçecek Yavuz Sultan Selim köprüsünü yapamazsınız. Siz Osmangazi köprüsünü yapamazsınız. Siz üniversite yapamazsınız. Siz bu ülkede bölünmüş yolları otobanları yapamazsınız. Siz insansız hava aracı yapamazsınız. Siz helikopter yapamazsınız. Siz savaş gemisi yapamazsınız'. Nevşehirliler, yaptık mı hepsini."

- "Bugün başı açığı da kapalısı da meclise giriyor"

Gezi olayları ve 17/25 Aralık gibi olaylarla Türkiye'nin zor duruma düşürülmeye çalışıldığına işaret eden Soylu, 7 Haziran'da HDP'nin yüzde 13 oy aldığını, Doğu ve Güneydoğu'yu yakıp yıktığını dile getirdi.

"Yüzde 13 oy almışsın daha ne istiyorsun?" sorusunu yönelten Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Demokrasiyle beraber hareket edeceksen et. Ona imkan vermezler. Çünkü Kandil, PKK talimat veriyor. Onların derdi demokrasi değil, onların derdi bu ülkede huzursuzluğu artırmak. Bu ülkeyi bölmeye parçalamaya çalışmak. Hatırlayın, 1,5 yıl öne Irak'ın kuzeyinde bir devlet kurmak istediler. Referandum yaptılar. Kim engelledi biliyor musunuz? Recep Tayyip Erdoğan engelledi. Irak ve İran'la aramızın en limoni olduğu bir noktada Tayyip Erdoğan onları çağırdı ve orada Amerika'nın tahrik etmesine rağmen, Avrupa'nın fişeklemesine rağmen buna müsaade etmedi. Ne yapacaklardı bir de Afrin'de bir terör bölgesi oluşturacaklardı. Bu terör bölgesiyle beraber Irak'ın kuzeyinden Afrin'e kadar bir terör koridoru oluşturacaklardı. Afrin için Amerika bize dedi ki 'Girerseniz karışmayız, başınıza büyük felaket gelir'. Çatır çatır girdik mi Afrin'e? Hem Afrin'de yapmak istediklerini yapamadılar hem de Irak'ın kuzeyinde yapmak istediklerini yapamadılar. Yapmak istedikleri şuydu; orada bir hat kurup bizi Ortadoğu coğrafyasından, bizi gönül coğrafyamızdan ayırmaktı. Türkiye buna güzel bir cevap verdi. 'Ey dünya size sesleniyoruz' dedik, 'Bu coğrafyada biz müsaade etmedikçe kimseye oyun kurdurmayız' dedik. Ardından hemen Amerika bir döviz operasyonu yaptı. Arzuları şuydu; seçime gidiyorduk, iktidarı zayıflatıp, milletle arasında bir limonilik oluşturmak, 4,5 yıl seçim yok, bu seçimsiz süre içerisinde anasından emdiği sütü burnundan getirmekti. Bütün dertleri buydu."

Bu milletin terörden, anarşiden, kardeş kavgasından çok çektiğini belirten Soylu, şu ifadeleri kullandı:

"Bu ülkenin kutsallarına saldırdılar. Neymiş başı açık, başı örtülü. Yıllarca bizi bunlarla uğraştırmadılar mı? İnsanları hep birbirlerine düşürdüler Türk-Kürt, Alevi-Sünni, başı açık-örtülü, laik-dindar. İnsanlara çektirmedikleri kalmadı. Bugün başı açığı da kapalısı da meclise giriyor. Ülke battı mı? Bölündü mü? Parçalandı mı? Hayır. Cumhuriyetim, ülkem, milletim güçlendi. Bana kızıyorlar, 'Çok sert konuşuyorsun' diye. Ben sert mi konuşuyorum? Kadın diyecek ki 'Ben sırtımı PKK'ya, ben sırtımı PYD'ye dayadım'. Biz ne diyeceğiz? Şimdi sana 4 duvar verdik. İster o duvara daya, ister o duvara daya. Hangi duvara dayarsan daya. Terörle mücadeleye kararlı bir şekilde devam edeceğiz. 13-14 yaşındaki kızları dağa götürüp Murat Karayılan ile Cemil Bayık hayvanlarına o kızları taciz ettirenlere, tecavüz ettirenlere eğer hesabını sormaz, burunlarından fitil fitil getirmezsek namerdiz. Bunlar ne yaparlarsa yapsınlar, hangi işlerin altından çıkarlarsa çıksınlar, arkalarında kim olursa olsun, bunların başlarını dağlarda ezeceğiz."

Güncelleme Tarihi: 23 Mart 2019, 10:21
YORUM EKLE