MUMDUK, IŞIK VERİP ERİDİK SINIFLARDA

MUMDUK, IŞIK VERİP ERİDİK SINIFLARDA

Ben öğretmenim
Yıllar geçse de emeklilikte
Yine de
Kara tahtayı, tebeşiri
Keçeden silgiyi
Ve öğrencilerimi
Özlerim

Şimdi ne kara tahta kalmış
Ne tebeşir
Onların yerini yeni araçlar almış
Akıllı beyaz tahtayla kaplanmış duvar
Ne tebeşir ne de tozu var
İlk öğretmenlik yılımda
Tezek yaktığımız sobalı sınıfımda
Duvara iri çivilerle çaktığımız
Kontrplaktan kara tahtamız geldi 
Aklıma

Eksik olmazdı sırtımızda takım elbisemiz
Boynumuzda kravat
Günlük tıraşımızla
Sözümüzle, davranışımızla
Örnek olmalıydık öğrenciye
Analar, babalar bize güvenir
Teslim ederlerdi çocuklarını
“Eti senin, kemiği benin” diye
Bilmem ki
Biz mi yanlış yapardık
Yoktu elimizde yeterli kaynağımız
Her sorulanı önünüze seren 
Bilgisayarımız
Olanla yetinir kafa yorardık
“Bu konuyu nasıl anlatsam?” diye
Planlar yapar, yol, yöntem arardık

Siyah önlük, beyaz yakayı
Her okula ayrı seçilen formayı
Kaldırdılar
Duymuyorum artık
Geçerken önünden bir ilkokulun
“Türk’üm, doğruyum..” seslerini
O minik ağızların coşkuyla söylediği
Andımızı
Onu haykıran gülen yüzlerdeki
Neşeyi

Hangi okula gitsem ziyarete
Kravatsız, ceketsiz öğretmenler
Ellerinde akıllı telefon
Yüzlerinde kirli sakal
Böyle söylemek haksızlık olsa da hepsine
Örnek olmalı öğretmen, öğrencisine

Bir okula gittim Ankara’da
Yıllar önceki öğrencimi görmeye
Selam verdim iliştim bir sandalyeye
On beş dakika sonra fark edebildi
Karşımdaki beş öğretmenden biri
“Siz, kime bakmıştınız?” diye
Girdi söze
Yanlış anlaşılmak istemem
Toz kondurmam
Otuz beş yıl çalıştığım mesleğime
Ve de öğretmenime
Ama biz kurallara uygun yaşadık
Bu meslekte
Tuhaf geliyor bu serbestlik, bu giyim kuşam
Öğrencide, öğretmende
Siz ne düşünürseniz düşünün
Serbestlik adına kuralsızlığın
Yeri yok 
Benim düşüncemde
Sanırım bizler biraz “eski kafalı” kaldık

İnsanla uğraşır öğretmen
Alır o minik yavruları
Daha küçücük bir fidanken
Vatan sevgisiyle, Atatürk’ün izinde
Şekillendirir onları
Ne zaman ki örnektir onlara
Bilime, akla dayandırır eğitimi
Aydınlıktır
Türkiye’min yarınları

Bu 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde
Bunlar geldi aklıma
Döktüm, içimde ne varsa ak kağıda
Öğretmen toplumun ışığıdır
Işık aydınlatır, yol gösterir
Derler ya “Bir mumdur, çevresini aydınlatırken kendisi erir”
Geçim derdi, can derdi olmamalı
Öğretmenin
Bu anlamlı günde
Eğilirim saygıyla
Önünüzde
…………………………………………………………………
Numan Kurt
24 Kasım 2017

YORUM EKLE