Kur'an okumak yasak, ayet paylaşmak ise

 

Komünist Çin'de hapis nedeni!

Aynı Çin'de 18-30 yaş arasındaki Müslüman Uygur kızlarının zorla fuhuşa itildiği, internet sitelerinde Uygur kültürü ve kur'an-I Kerimden ayetlere yer veren Uygur gençlerinin "İslami Propaganda" yaptıkları gerekçesiyle tutuklandıklarına dair haberler son birkaç günün önemli haberleri arasında dikkatimizi çekiyor.

Bu bilgileri dünya kamuoyuna yansıtan isim ise Dünya Uygur Kongresi Başkanı Rabia Kadir... Paris'te Dünya Uygur Kongresi'nce düzenlenen "Demokrasi ve İnsan Hakları" panelinde konuşan Rabia Kadir dikkat çekici şu açıklamaları yapmış:

" Sincan Uygur Özerk bölgesinin başkenti Urumçi'de geçtiğimiz yıllarda çıkan olaylarda 40 bin Müslüman Uygur Türkü tutuklanmış, Doğu Türkistanlıların yurt dışında yaptıkları her türlü faaliyet Çin tarafından anti demokratik yollarla engellenmiştir. Bir Çinli mahkeme başkanı bizzat "biz 18 bin Doğu Türkistanlı Uygur'u tutukladık ve bunları mahkemede yargılıyoruz" demiştir!

Rabia Kadir daha birçok önemli hususun altını çizip: "Fransa'nın bir özgürlük ve demokrasi ülkesi olduğunu, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın Çin ziyareti öncesinde, yapılan zulümleri Fransız kamuoyuna da duyurmak için burada toplandıklarını" sözlerine ekliyor.

Dünyadaki bütün Müslümanların, bütün Türklerin hamisi ve koruyucu olan Türkiye kamuoyu bu hususun ne kadar farkında bilemiyoruz lakin bir gerçek var ki kendi iç işlerimizde öylesine büyük bir tartışmanın ve restleşmenin içindeyiz ki böylesi önemli bir meseleyi maalesef gündelik telaşların arasında unutuyoruz!

Dünyada Filistin, Doğu Türkistan ve Arakan dışında zulme uğrayan topluluk kalmamışken, bu toplulukların hala gayr-ı insani muameleye maruz kalışlarından bizler de sorumluyuz! Bizim, sizin,  hepimizin günahı var bunda.  

İçeride birbirimizi yemek yerine dünyada zulme ve bin türlü eziyete uğrayan Müslümanlar için bu telaşı göstermeli, bu tepkiyi vermeli, bu çabayı göstermeliydik!

Dinini yaşamak için bin türlü çileyi göze alan Müslüman Uygur Türkünün sesini kim duyacak ve kim ses verecek? İnandığı kitaptan ayet paylaşmayı suç sayan ve "İslami propaganda" adı altında bu gençleri bilinmez bir akıbete sürükleyen Komünist Çinliye bunun bir anayasal hak olduğunu kim haykıracak?

Müslüman Uygur'un bir hamisi yok mudur şu dünya yüzeyinde?

Gözden ırak olan gönülden da ırak olmasın diyoruz!

Doğu Türkistan islamın doğudaki en son durağıdır!

Doğu Türkistan Asya'da ezanın haykırdığı en son coğrafyadır!

Doğu Türkistan Türkçe'nin has bahçesidir!

Ezanın adı var sedası tutsak

Allahüekber'in nidası tutsak

İbadetler mevcut edası tutsak

Kanımın içime sızma vaktidir.

Siyasilerin gariban Müslüman Uygur'un feryadını duyma vaktidir!

Zira onlar her şeyden önce insan. Yusuf-u Kenan diyarından Filistinli, Evlad-ı Fatihan diyarından Bosnalı, Suriye'deki Araplar kadar insan onlar da! Soydaşımız, dindaşımız bir yana onlar birer insan-ı beşer. Çin gibi kalabalık bir ülkede insanın değerinin bir hayvandan farksız olduğu bir cehennemde ve inancın olmadığı, yok sayıldığı bir dipsiz kuyuda değersiz olsalar da, onlar da insan!

İslamiyeti ilk kabul eden ve islamın Türkistan'da yayılmasına ve filiz vermesine vesile olan Abdülkerim Saltuk Buğra Han'ın mezarı da Doğu Türkistan'da Kaşgar şehrindedir. Türkistan'daki ilk camii kabul edilen İdgah Camii yine bu topraklardadır. II. Abdülhamit Han bu caminin tadilatını bizzat üstlenecek kadar önemsemiştir bu atalar yadigârı kutsal mabedi.

"Yer sofralarında sessiz bekleyiş...
Kaşgar'dayız... Bir Ramazan vaktidir.
Fergana düzüne çoktan indi gün
İdgah camiinde ezan vaktidir."

Yani o topraklar bir yandan madden ve manen bizim ruhumuzdan, mana iklimimizden esintiler taşıdığı için, bir yandan da Müslüman kardeşlerimizin ve soydaşlarımızın üzerimizde hakkı olduğu için Doğu Türkistan davası hepimizin davasıdır!

Hâsılı Kelam biz Doğu Türkistan'a bigâne kalamayız.

Bütün Türk ve İslam Dünyasının lideri olma noktasındaki Türkiye bu sorunla ciddi anlamda yakından ilgilenmeli, bu sorunu dünya gündemine taşımalıdır. Müslüman Uygur kızlarının zorla fuhuş batağına sürüklendiği, kadınların zorla kısırlaştırıldığı, dini vecibelerin yasaklandığı, insan hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı, dış dünyaya bütün kapı ve pencerelerin tutulduğu bu zorbalıklar ülkesinin maskesi acilen düşürülmelidir!

Doğu Türkistan kan ağlıyor!

Bunu bütün dünyaya duyurma vaktidir!

Muhabbetle Kalınız.