Terör kurbanı doğmamış bebeğinin acısını unutmaya çalışıyor

- Doğacak bebeği için alışverişe çıktığı gün, 13 Mart 2016'da Güverpark'taki bombalı saldırıda ağır yaralanan ve karnındaki bebeğini kaybeden Songül Bektaş, iki yıl sonra yeniden işe başladı - Bektaş: - "Evde olduğum sürece sürekli aynı şeyleri düşünüyor ve yaşıyordum. Bu durum çok üzüntü veriyordu. Patlama anını sürekli rüyamda görüyordum. Şimdi işe başladım, çalışıyorum ve bu bana güç veriyor" - "Çok büyük bir olaydı. Tekrar hatırlamak istemiyorum ama hala Kızılay'a gidemiyorum"

Terör kurbanı doğmamış bebeğinin acısını unutmaya çalışıyor
banner230

ANKARA (AA) - DUYGU YENER - Güvenpark'ta 13 Mart 2016'da yaşanan terör saldırısından ağır yaralı kurtulan ancak karnındaki bebeğini kaybeden Songül Bektaş, iki yıl sonra yeniden çalışmaya başlayarak acısının izlerini silmeye çalışıyor.

Atatürk Bulvarı'ndaki Güvenpark otobüs durakları önünde 36 kişinin hayatını kaybettiği, 349 kişinin yaralandığı terör saldırısının üzerinden iki yıl geçti. Saldırının tanıklarından biri de o gün 6 aylık hamile olan Songül Bektaş'tı.

Eşiyle doğacak bebekleri için alışveriş yaptıktan sonra Güverpark'ta bir bankta otururken meydana gelen saldırı sırasında ağır yaralanan Bektaş'ın annelik hayalleri de yarım kaldı.

Aylarca tedavi gören ve sayısız ameliyat geçiren Bektaş, iki yıl boyunca hiç evden çıkamadı. Yeniden sağlığına kavuşan Bektaş, iş hayatına dönerek hayata yeniden tutundu.

İletişim sektöründe çalışmaya başlayan Bektaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fiziksel olarak yaralarının kapandığını ancak psikolojik olarak halen patlamanın izlerini taşıdığını söyledi.

İki yıl öncesine göre çok daha iyi durumda olduğunu ifade eden Bektaş, bebeğini kaybetmenin üzüntüsünü halen derinden hissettiğini dile getirdi.

Bektaş, tedavisi nedeniyle iki yıl çok zor günler geçirdiğini belirterek "Evde olduğum sürece sürekli aynı şeyleri düşünüyor ve yaşıyordum. Bu durum çok üzüntü veriyordu. Patlama anını sürekli rüyamda görüyordum. Şimdi işe başladım, çalışıyorum ve bu bana güç veriyor." dedi.

- "Atatürk Bulvarını görünce dizlerim titriyor"

İşe yeniden dönmesiyle sosyal ortamlara daha rahat katılabildiğini anlatan Bektaş, şöyle devam etti:

"En güzeli de işe yaradığımı düşünüyorum. 20 ay boyunca kendimi o kadar işe yaramaz hissetmeye başlamıştım ki yıllarca çalışan, bu vatana emek veren bir insan olarak bir anda her şeyimi kaybettim. İşim yok, hayallerim yok, planlarım yoktu. Öyle bir haldeydim. Umarım her şey çok daha iyi olacak. Temennim de o yönde."

Patlamanın meydana geldiği Kızılay'a iki yıl boyunca hiç gidemediğini aktaran Bektaş, "Atatürk Bulvarı'na hiç giremiyorum, orayı gördüğüm zaman dahi bacaklarım titriyor, kalbim çarpıyor. O sıkıntıyı yaşamak çok kötü bir şey. Bacaklarımın tutmadığını hissettim, demek ki daha atlatmış değilim. Çok büyük bir olaydı. Tekrar hatırlamak istemiyorum ama hala Kızılay'a gidemiyorum." diye konuştu.

Bektaş, 13 Mart'ın kendisinde derin yaralar bıraktığını anlatırken gözyaşlarına hakim olamayarak "Sanki üzerinden hiç iki yıl geçmiş gibi değil dün olmuş gibi ama yıllar geçiyor üzerinden. Zaman birçok şeye ilaç olacak. Bir bebeğimizin olmasını çok istiyoruz." dedi.

YORUM EKLE