10 Kasım Şiirleri ve Sözleri. Atatürk'ün Ölümünün 82. Yıl Dönümü

Atatürk’ün ölümünün 82’inci yıl dönümü münasebetiyle bu yıl da anma törenleri düzenlenecek. Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938 saat 9.05'te yakalandığı siroz hastalığından kurtulamayarak İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu.

Gündem 10.11.2020, 00:14 10.11.2020, 00:14
10 Kasım Şiirleri ve Sözleri. Atatürk'ün Ölümünün 82. Yıl Dönümü
banner230

Atatürk'ün sağlık durumu 1937 yılından itibaren bozulmaya başladı. Kendisine 1938 yılı başlarında siroz teşhisi konuldu. Avrupa'dan doktorlar getirildi. Türk ve yabancı doktorların tedavileri sonuç vermedi. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Atatürk, 10 Kasım 1938 Perşembe sabahı saat 09.05'te İstanbul Dolmabahçe Sarayı'nda hayatını kaybetti. Cenazesi büyük bir törenle Ankara'ya uğurlandı ve Atatürk 21 Kasım 1938 günü Ankara'da yapılan büyük bir törenle Ankara Etnografya Müzesi'ndeki geçici kabrine konuldu. Bundan 15 yıl sonra da 10 Kasım 1953'te kendisi için yaptırılan Anıtkabir'deki ebedi istirahatgâhında toprağa verildi. Vasiyetinde varlığını Cumhuriyet Halk Fırkası'na, Türk Tarih Kurumu'na ve Türk Dil Kurumu'na bıraktı, Makbule Atadan'ın Çankaya'da oturmasını istedi, Sabiha Gökçen için ev ve para verilmesini istedi, ayrıca İsmet İnönü'nün çocuklarına yurt dışı eğitim yardımı verdi.



SİZİN İÇİN DERLEDİĞİMİZ 10 KASIM ŞİİRLER

10 KASIM TÜRKÜSÜ

Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler,
Bozkır ovalarına, Erciyes'e Ağrı'ya,
Ulusun egemen olduğunu
Özgür olduğunu

Haykıracağım haykıracağım işte,

Senin sustuğunca!

Yolunda yürüyeceğim Atatürk;

Ana baba oğul kız,

Dere tepe bucak köy,

Yeryüzü yaşamalarımla değil

Oralarda, Senin gittigince!

Atatürk, taşıyacağım

Çanakkale'de, Sakarya'da, Çankaya'da, al al,

Senin taşıdığını;

Yurdun gök ülküsü

Dalgalanırken,

Senin bayrağını yücelteceğim.

Senin çıktığınca.

F. Hüsnü DAĞLARCA

ATATÜRK

Sen Atatürk'ü tanımazsın çocuğum

Ne insandı O, ne insandı.

İzmir'e gelişini görseydin.

Ne şanlıydı O, ne şanlıydı.

Benzerdi sana, bana

Bizim gibiydi eli, ayağı

Ama bir yol baksaydın yüzüne.

İçin sevgisiyle dolardı.

Vapura biniyorsak dilediğimizde,

Sokakta geziyorsak hür,

İyi bak dört yana,

Atatürk'ün aklı görünür.

Arı Türkçe konuşuyorsak,

Türkçe düşünüyorsak bugün,

Her işimizde O'nun gücü.

Büyük öğretmeni Türk'ün.

Halkımızın arasında, halktan,

Davul vurur dengi dengine.

Dünya rastlamış mıdır?

Atatürk'ün dengine.

N. Ulvi AKGÜN

ATATÜRK'Ü DUYMAK

Ulu rüzgâr esmedikçe

Yaşamak uyumak gibi.

Kişi ne zaman dinç;

Dalgalanırsa bayrak bayrak gibi.

Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz?

Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik.

Ekmek olmak için önce

Buğday olmak gibi.

Silinir sözcüklerden sen hatıra geldikçe

Cılız sözler: Uzanmak, yorulmak, durmak gibi.

Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene

Her ışık-kaynak gibi.

En yakınlar zamanla yüzyıllarca uzak gibi,

Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz,

Daha da yakınsın, daha da sıcak

Bıraktığın toprak gibi.

Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz,

Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi,

Ancak senin havanda sağlıklar esenlikler:

Olmaya devlet cihanda Atatürk'ü duymak gibi.

Behçet NECATİGİL

ATATÜRK GÜLÜMSEDİ

Atatürk gülümsedi öğretmenim

Siz sınıfa girince

Dağıldı kara bulutlar

Açıldı gonca.

Baktı ki okul yenidir

Siz yenisiniz düşünceler yeni

Atatürk gülümsedi öğretmenim

Saklayamadı sevincini.

Baktı ki gençsiniz bilgili

Eğitiyorsunuz yolunca yöntemince

Atatürk gülümsedi öğretmenim

Sevindi onca.

Baktı ki karışmış aramıza

Çiziyorsunuz yolu

Atatürk gülümsedi öğretmenim

Gözleri dolu dolu.

Anlaşılan bütün yaz

Atatürk gözünü kırpmamış

Çünkü boşmuş sıralar

Çünkü harf okunmamış.

Ama baktı ki gün doğmuş

Bir koşu varmışız okula

Özlemle açılmış kitaplar

Bir iştah kızda oğlanda.

Baktı ki zil çalmış sınıfa girmişsiniz

Bütün bakışlar sizde

Günaydın demiş derse başlıyorsunuz

Sımsıcak bir sevgi gözlerinizde

Baktı ki Türkiye'si Türkiye'miz

Aydınlık ufuklara yürüyor hızla

Atatürk gülümsedi öğretmenim

Kürsüde kendini görünce.

Talât TEKİN

 

ON KASIM’LARDA YÜRÜMEK

Atatürk’üm işte 10 Kasım yine

Dalgalanır ağaçlarla oğullar

Dalgalanır oğullarla nineler

Dalgalanır ninelerle genç kızlar

Özlemin ta yüreğime işlemiş

Seni bulmak, seni görmek için ben

Bütün toprakaltıyla barışacağım

Ereceğim sana usta, barışta, başarıda

Öyle

Güçlüsün ki

Güçleneceğim

Öyle yücesin ki, yüceleceğim

Düşüne düşüne seni kocaman kocaman

Dağlara, dağlara karışacağım

Ozan mıyım, ordu muyum, su muyum anlaşılmaz

Çağlar upuzun allığı yüreğimde ülkünün

Sanki bayrak bir kalemdir, sanki gökler bir kağıt

Sanki ellerim gece

Sanki ellerim gündüz

Yazacağım seni daha, bir daha

Ben senin ölümünle yarışacağım

Fazıl Hüsnü Dağlarca

ATATÜRK’ÜN SESİ

Atatürk'ün sesi

Bazen Erzurum Kongresi

Bazen Sivas

Bazen Anadolu'da sert bir rüzgar

Atatürk'ün sesi

Bazen Ankara'da ilk Millet Meclisi

Bazen Orta Anadolu'da kartal

Bazen Akdeniz'de tatlı bir rüzgar

Atatürk'ün sesi

Gökyüzünde ak bir bulut

Bazen önünde İzmir'e ordular akar

Bazen Akdeniz'de bir kartal

Atatürk'ün sesi

Bazen devrimlerin alfabesi

Bazen Cumhuriyetin gür sesi

Bazen Menemen'de deli bir rüzgar

Bilgay Esemenli

 

ATATÜRK ÇOCUKLARI

Özgürlük şarkısı bizim şarkımız

Yurt için ulus için hep çalışırız

Vatanı yükseltmek tek amacımız

BizlerAtatürk çocuklarıyız

Dostlukla dopdolu yüreklerimiz

Dünya çocukları hep kardeşimiz

Barıştan yana inançlarımız

Bizler Atatürk çocuklarıyız

Çınınlayacak sesimiz dünyada yurtda

Uzanacak ellerimiz evren boyunca

Uygarlık yönünde bir meşaleyi

Bizler Atatürk çocuklarıyız

ATATÜRK ŞİİRİ

Bayrak yarıya çekilmiş,

Atatürk’üm öldü diye,

En son yaprak da dökülmüş,

Atatürk’üm öldü diye

Sürü yas tutmuş ovada,

Kuşlar susmuşlar yuvada,

Rüzgar esmez olmuş dağda,

Atatürk’üm öldü diye.

Irmaklar yaslı çağlamış,

Ağaçlar sessiz ağlamış,

Vatan karalar bağlamış,

Atatürk’üm öldü diye

Mehmet Necati ÖNGAY

10 KASIM İLE İLGİLİ MESAJLAR

Mustafa Kemaller ölmez, rahat uyu paşam.

10 Kasımda ben üzgünüm neden? Çünkü bizden ayrıldı Atatürk’üm, bizden kalbimiz kırık gönlümüz buruk çünkü bizden ayrıldı en güzel varlık.

10 Kasım Ata’nın öldüğü gün değil, yeniden kalbimizde doğduğu gündür.

Yıldır gözümüz yaşlı. Türk milleti 78. Kez başın bir kere daha sağ olsun.

Yalnızca yurtta değil, dünyada da barış diyen Büyük Önder Atatürk, tüm dünyanın takdir ettiği büyük bir devlet adamıdır.

Atatürk, yirminci asrın en büyük gerçeğini yaratan adamdır.

Bu yüce millet bir 10 Kasım’da daha Anıtkabir’e akın akın gidiyor. 78 yıldır unutulmadın unutulmayacaksın rahat uyu paşam emanetlerin bizimle güvendedir.

Atatürk gibi insanlar bir nesil için doğmadıkları gibi belli bir devre için de doğmazlar. Onlar önderlikleriyle yüzyıllarca milletlerin tarihinde hüküm sürecek insanlardır.

Atam sen rahat uyu yolcusuyuz biz hürriyetin, Atam sen rahat uyu bekçisiyiz cumhuriyetin.

10 Kasım sabahı 09.05 bütün sirenler çaldı bütün gözyaşları aktı bütün herkes hazır ol da sen hiç unutulmazsın çünkü sen ATATÜRKSÜN!

Unutturamaz! Seni hiç kimse unutulmakta biz… Her yerde sen her şeyde sen bilmem ki nasıl söylesem. Atam rahat uyu. Emanetini çiğnetmeyiz. Her birimiz Mustafa kemal in askerleriyiz

Kasımda aşk başkadır çünkü bize ölümsüz bir aşkı hatırlatır. 10 Kasım 193∞

Rüzgâr ağırdan eser, her 10 Kasım sabahı, her bir yere savurur, sararmış yaprakları. Hüzünlenir milletim, her 10 Kasım sabahı, çiçeklerle donanır, Anıtkabir yolları.

Türk milletinin eşsiz evladı Atatürk! Sen ebedi istirɑhɑtgahındɑ rahat uyu. “En büyük eserim” dediğin Türkiye Cumhuriyeti bizlere emanettir. Türk Milleti.

Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, vatanı ve milleti adına yaptığı büyük işler için şükranla anıyor, manevi huzurunda saygıyla eğiliyorum. Ruhu şad olsun.
 

10 KASIM İLE İLGİLİ ŞİİRLER

Mustafa Kemal’i Düşünüyorum

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Yeleleri alevden al bir ata binmiş
Aşıyor yüce dağları, engin denizleri.
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri,

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında
Destanlar yaratıyor cihanın görmediği,
Arkasından dağ dağ ordular geliyor
Her askeri Mustafa Kemal gibi.

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel
Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere
Al bir ata binmiş yalın kılıç
Koşuyor zaferden zafere.

Mustafa Kemal’i düşünüyorum;
Ölmemiş bir kasım sabahı!
Yine bizimle beraber her yerde,
Yaşıyor dört köşesinde vatanın
Yaşıyor damar damar yüreklerde.

Mustafa Kemal’i düşünüyorum,
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Mavi gözleri ışıl ışıl, görüyorum
Uykularıma giriyor her gece.
Ellerinden öpüyorum.

Ümit Yaşar Oğuzcan
……………………………………………….

Ağlayalım Atatürk’e

Ağlayalım Atatürk’e
Bütün dünya kan ağladı
Süleyman olmuştu mülke
Geldi ecel, can ağladı

Doğu batı cenup şimal
Aman tanrı bu nasıl hal
Atatürk’e erdi zeval
Memur mebusan ağladı

Atatürk’ün eserleri
Söyleyecek bundan geri
Bütün dünyanın her yeri
Ah çekti, vatan ağladı

Fabrikalar icat etti
Atalığın ispat etti
Varlığın Türke terketti
Döndü çarh devran ağladı

Bu ne kuvvet, bu ne kudret
Var idi bunda bir hikmet
Bütün Türkler İnön’İsmet
Gözlerimiz kan ağladı

Tren hattı tayyareler
Tükler giydi hep kareler
Semerkantla Buharalar
İşitti her yan ağladı

Siz sağ olun Türk gençleri
Çalışanlar kalmaz geri
Mareşalin askerleri
Ordular tümen ağladı

Zannetme ağlayan gülmez
Aslan yatağı boş kalmaz
Yalnız gidenler gelmez
Her gelen insan ağladı

Uzatma Veysel bu sözü
Dayanmaz herkesin özü
Koruyalım yurdumuzu
Dost değil, düşman ağladı

Aşık Veysel
……………………………………………………..

10 Kasım Türküsü

Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler
Bozkır ovalarına, Erciyes’e, Ağrı’ya
Ulusun egemen olduğunu
Özgür olduğunu
Haykıracağım haykıracağım işte
Senin sustuğunca!

Yolunda yürüyeceğim Atatürk;
Ana baba oğul kız
Dere tepe bucak köy
Yeryüzü yaşamalarımla değil
Oralarda, senin gittiğince!

Atatürk, taşıyacağım
Çanakkale’de, Sakarya’da, Çankaya’da, al al
Senin taşıdığını;
Yurdun gök ülküsü
Dalgalanırken
Senin bayrağını yücelteceğim.
Senin çıktığınca.

Fazıl Hüsnü Dağlarca

…………………………………………….

Mustafa Kemal’ler Tükenmez

Tükenir elbet gökte yıldız, denizde kum tükenir
Bu vatan bu topraklar cömert
Kutsal bir ateşim ki ben sönmez
İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez

Ben de etten kemiktendim elbet
Ben de bir gün geçecektim elbet
İki Mustafa Kemal var iyi bilin
Ben işte o ikincisi sonsuzlukta
Ruh gibi bir şey görünmez
İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez

Hep kardeşliğe bolluğa giden yolda
Bilimin yapıcılığın aydınlığında
Güzel düşünceler soyut fikirlerde ben
Evrensel yepyeni buluşlarda
Geriliği kovmuşum ben dönmez
İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez

Başın mı dertte beni hatırla
Duy beni en sıkıldığın an
Baştan sona herşeyiyle bu vatan
Sakın ağlamasın Kasım’larda Fatih’ler Kanunî’ler ölmez
İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez

Halim Yağcıoğlu

……………………………………………………

On Kasım’larda Yürümek

Atatürk’üm işte 10 Kasım yine
Dalgalanır ağaçlarla oğullar
Dalgalanır oğullarla nineler
Dalgalanır ninelerle genç kızlar
Özlemin ta yüreğime işlemiş
Seni bulmak, seni görmek için ben
Bütün toprakaltıyla barışacağım

Ereceğim sana usta, barışta, başarıda
Öyle
Güçlüsün ki
Güçleneceğim
Öyle yücesin ki, yüceleceğim
Düşüne düşüne seni kocaman kocaman
Dağlara, dağlara karışacağım

Ozan mıyım, ordu muyum, su muyum anlaşılmaz
Çağlar upuzun allığı yüreğimde ülkünün
Sanki bayrak bir kalemdir, sanki gökler bir kağıt
Sanki ellerim gece
Sanki ellerim gündüz
Yazacağım seni daha, bir daha
Ben senin ölümünle yarışacağım

Fazıl Hüsnü Dağlarca

…………………………………………………..

Atatürk’ü Duymak

Ulu rüzgâr esmedikçe
Yaşamak uyumak gibi.
Kişi ne zaman dinç;
Dalgalanırsa bayrak bayrak gibi.

Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz?
Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik.
Ekmek olmak için önce
Buğday olmak gibi.

Silinir sözcüklerden sen hatıra geldikçe
Cılız sözler: Uzanmak, yorulmak, durmak gibi.
Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene
Her ışık-kaynak gibi.

En yakınlar zamanla yüzyıllarca uzak gibi,
Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz,
Daha da yakınsın, daha da sıcak
Bıraktığın toprak gibi.

Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz,
Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi,
Ancak senin havanda sağlıklar esenlikler:
Olmaya devlet cihanda Atatürk’ü duymak gibi.

Behçet Necatigil

………………………………………….

MUSTAFA KEMAL’IN GÖK YAZILARI

Ben Mustafa Kemal, elimde tebeşir, Kocaman,
Mavicek bebelerin, ak kızların,
Taş ninelerin, çatal dedelerin gözleri, kocaman,
Bir 1O Kasım gecesi
Yazıyorum ateşten çağrımı karşınıza:
-Ey Türk gençliği…

Ben Mustafa Kemal, doyamadım haykırmaya,
Şimdi destan ellerimle yazıyorum,
Yeşiline suyun,
Kuşun,
Yelin,
Yaprağın:
“Ne Mutlu Türküm Diyene.”

Ben Mustafa Kemal, önümde kırk bin köy,
Kırk bin ovaya karşı bir tek dağ gibiyim
Bayraklarım değerken evren bayraklarına şimdi,
Elimde tebeşir
Yazıyorum kara gecenin üstüne
Yazıyorum armağanımı:
“Övün, Çalış, Güven.”

F. Hüsnü DAĞLARCA

…………………………………………

Atatürk

Türk’ü ölümden
O’dur kurtaran
O’dur yeniden
Türklüğü kuran
Bu memleketi
Cumhuriyeti
Atatürk etti
Bize armağan

Hasan Ali YÜCEL

…………………………………………..

Mustafa Kemal

– Dağ başını efkâr almış
Gümüş dere durmaz ağlar –
Gözyaşından kana kesmiş gözlerim;
Ben ağlarım. Çayır ağlar, çimen ağlar.
Ağlar-ağlar: Cihan ağlar
Mızıkalar iniler: Irlam-ırlam dövülür
Altmış üç ilimiz: Altmış üç yetim
Yıllar gelir-geçer: Kuşlar gelir-geçer
Her geçen seni bizden parça-parça götürür
Mustafa’m! Mustafa Kemal’im!

Diz dövdüm:
Gözlerimin şavkı gitti Sakarya’nın suyuna.
Sakarya’nın suları namım söyleşir.
Hemşehrim Sakarya! Öksüz Sakarya!
Ankara’dan uçan kuşlar
– “Kemal’im” der, günler-günü çağrışır.
Kahrolur. Bulutlara karışır.
Gök bulut, yaşmak bulut.
Uca dağlar, dev-boyunlu morca dağlar
Divan durmuş bekleşir
Mustafa’m! Mustafa Kemal’im!

Nasıl böyle varıp geldin? Hoş geldin!
Çıngı kaymış, yalazlanmış gözlerin
Şol yüzünde güneş-südü sıcaklık.
Ellerinden öperim Mustafa Kemal.
Senin dalın yağrağın, biz senin fidanların.
Biz, bunları yapmadık.
Sen elbette bilirsin, bilirsin Mustafa Kemal:
Elsiz-ayaksız bir yeşil yılan.

Yaptıklarını yıkıyorlar Mustafa Kemal!
Hani bir vakitler Kubilay’ı kestiler.
Çün buyurdun! Kesenleri astılar
Sen uyudun. Asılanlar dirildi.
Mustafa’m! Mustafa Kemal’im!

Karalar kuşanmış Karadeniz akmam diyor.
Dokunmayın! Ağlamaktan bıkmam diyor.
Bu gece kıyamet gecesi.
Bu vapur Bandırma vapuru.
Yattığı yer nur olsun Mustafa Kemal
Ben ölümden korkmam diyor
Korkmam diyen dilleri: Toz oldu-toprak oldu.
Değirmen döndü dolandı: On yıl oldu.
Bir kusur işledik, bağışlar mı kimbilir;
O bize öğretmedi kazan kaldırmasını.
Günahı-vebali öğretenin boynuna
Erdirip-olduran’a ana-avrat sövmesini.
Yüreğim kırıldı, kanım kurudu.
Var git Karadeniz! Var git başımdan.
Mızıka çalındı: Düğün mü sandın
Bir yol koyup gideni gelir mi sandın?
Mustafa’m! Mustafa Kemal’im!

Ankara’nın taşına bak!
Tut ki baktım: Uzar gider efkârım:
Çayır ağlar, çimen ağlar, ben ağlarım.

Gözlerimin yaşına bak!
Ankara Kalesi’nde, Rasat-Tepe’de
Bir akça-şahan, gezer dolanır:
Yaşın-yaşın mezarını aranır
Şu dünyanın işine bak!
– Mustafa’m! Mustafa Kemal’im!

Attila İLHAN
 

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@