Diyanet (17 Ocak 2020) Türkiye Geneli Cuma Hutbesi Yayınlandı

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye genelindeki tüm camiilerde birliktelik sağlanması amacıyla her hafta büyük bir dikkatle hazırlanan Cuma Hutbeleri ziyaretçilerimiz tarafından oldukça ilgiyle karşılanmakta. Her hafta Cuma Hutbelesini ilk yayınlayan site olma gururunu yaşıyoruz. Detaylar 16 Ocak 2020 tarihli haberimizde

Genel 16.01.2020, 01:20 16.01.2020, 01:22
Diyanet (17 Ocak 2020) Türkiye Geneli Cuma Hutbesi Yayınlandı
banner230

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye genelindeki tüm camiilerde birliktelik sağlanması amacıyla her hafta büyük bir dikkatle hazırlanan Cuma Hutbeleri ziyaretçilerimiz tarafından oldukça ilgiyle karşılanmakta. Her hafta Cuma Hutbelesini ilk yayınlayan site olma gururunu yaşıyoruz.

4 MART 2016 TARİHLİ CUMA HUTBESİ İÇİN TIKLAYINIZ

Özellikle İmam Hatiplerimizin sitemizi ziyaret ettikleri için teşekkür ediyoruz. Kendilerine kolaylık olması açısından bu hafta ve bundan sonraki diğer haftalarda Cuma Hutbesini direk indirebilecekleri indirme adreside haber detayımıza ekleyeceğiz.



TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI VE SOSYAL MEDYA AHLAKI
Muhterem Müslümanlar!
Yüce dinimiz İslam’ın ana gayesi, yeryüzünün en şerefli varlığı olarak yaratılan insanın can, mal, akıl, ırz ve inancını korumaktır. İslam, bu beş temel değeri dokunulmaz kabul eder. Hangi sebeple olursa olsun bu değerlerin zarar görmesine rıza göstermez. Hayatın bütünü için geçerli olan bu durum teknolojiyi kullanırken de, internet ve sanal âlemde gezinirken de aynıdır. Aziz Müminler!

Teknolojiyi dinin güzel saydığı, ahlakın onayladığı ve akl-ı selimin doğru bulduğu şekilde kullanmak mümince bir duruşun gereğidir. Bu alanı amaçsız, verimsiz ve kontrolsüz bir mecra olarak görmek ise İslam’ın korunmasını emrettiği beş temel değeri ihlal etme anlamı taşır. Zira teknolojinin bilinçsiz kullanımı, kişinin sağlığını tehdit ederek canına, maddi kayba uğramasına neden olarak malına zarar vermektedir. Gayr-i ahlâkî yönelimlerle iffetini, aşırı ve sapkın ideolojilerle inancını zedelemektedir. Düşünme ve idrak etme kabiliyetini bozmakta, akli melekelerini zayıflatmaktadır.
Kıymetli Müslümanlar!
Allah’ın verdiği aklı ve hammaddeyi kullanarak teknoloji üreten insan, bunu iyilik yolunda kullanmakla sorumludur. Eğer teknolojiyi kullanarak helal kazancın yerine kumara, tasarrufun yerine israfa, iffetin yerine ahlaksızlığa, merhametin yerine şiddete yöneliyorsa, büyük bir yanlışın içerisindedir. Kendi eliyle fesadı yaygınlaştırıyor, geleceğini tehlikeye atıyor demektir. Diğer yandan telefon, televizyon ya da bilgisayar ekranının önünde vaktini heba ediyorsa, kendisine, ailesine ve Rabbine karşı vebal altına girmektedir. Maalesef aynı çatı altında ama birbirinden habersiz yaşayan ailelerin sayısı her geçen gün artıyor. İnsanoğluna zaman kazandırması gereken teknoloji, günümüzde zaman kaybetmenin ve vakit öldürmenin en aldatıcı tuzağı haline geldi. Hâlbuki Peygamber Efendimiz (s.a.s) bu hususta bizleri şöyle uyarmaktadır: “İki nimet vardır ki insanların çoğu onları değerlendirme hususunda aldanmıştır: Sağlık ve boş vakit.”1
Değerli Müminler!
Hepimizin hayatında yerini alan internet ve sosyal medya, başıboş, ilkesiz ve sorumsuz bir alan olmamalıdır. Müslümana yakışan daima sorumluluk bilinciyle hareket etmek, Rabbinin koyduğu sınırlara uymaktır. Her durumda gerçeğin ve doğrunun yanında yer almaktır. Unutmayalım ki normal hayatta olduğu gibi internet ve sosyal medyada da insanların haklarını ve özel hayatlarını ihlal etmek haramdır. Mahremiyete saygı göstermeyen her adım Kur’ân’ın, “Birbirinizin kusurlarını ve mahremini araştırmayın.”2 emri ile çelişir. Günlük hayatta yalan söylemek, insanları karalamak, iftira atmak nasıl günahsa, yayın dünyasında ve sosyal medyada da aynı şekilde günahtır. Âlemlerin rabbi olan Allah, sanal âlemde de bizleri görmektedir. Oradaki söz ve davranışlarımızdan da bizi hesaba çekecektir. Hutbeme başlarken okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.” 3
Aziz Müslümanlar!
Bugün bizler için teknolojiden tamamen uzak bir hayat sürmek elbette mümkün değildir. Zaten İslam’ın da böyle bir talebi yoktur. Ancak teknolojiyi helal-haram hassasiyeti taşıyarak, ahlaki ilkeleri koruyarak, insan hak ve özgürlüklerini ihlal etmeden kullanmak öncelikli sorumluluğumuzdur. Böylece vaktimizi daha verimli ve emeğimizi daha anlamlı hale getirebiliriz. Yeryüzünü iyilikten ve huzurdan yana imar edebiliriz. Yeter ki her nimet gibi teknolojiyi de Cenâb-ı Hakk’ın koyduğu ölçü ve sınırlara riayet ederek kullanalım.
Kıymetli Müminler!
Hutbemi bitirirken önemli bir hususu sizlerle paylaşmak istiyorum. Malumunuz ilk ve orta dereceli okullarımız bugün yarıyıl tatiline giriyor. Başkanlığımız, yarıyıl tatilinde yavrularımızın ibadet alışkanlığını pekiştirmek için tüm camilerimizde “Camiyi Seviyoruz, Namazla Buluşuyoruz” şiarıyla bir program uygulayacaktır. Bu vesileyle çocuklarımızı ve gençlerimizi aileleriyle birlikte camilerimize bekliyoruz. Başta velilerimiz olmak üzere bütün cemaatimizin bu konuda duyarlı davranacağına inanıyoruz. Rabbim bizlere göz aydınlığımız olacak nesiller ihsan eylesin ve bizi muttakilere önder kılsın! 1 Buhârî, Rikâk, 1. 2 Hucurât, 49/12. 3 İsrâ, 17/36. Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Hutbeyi İndirmek İçin Tıklayınız..

Yorumlar (23)
anti tarikat 4 yıl önce
sizin gibi öküzlerin hazırladığı hutbeyle yaşama yön verirsek çok işidci çıkar aramızdan sen Zuhruf 44 oku ilk önce mal diyanet !!!
Edepsiz 4 yıl önce
Bu sözleri sana hocan öğrettiyse kılavuzun olacak kargayı değiştir
Yüksel 4 yıl önce
Sen adam olsan bu kelimeleri kullanamazsın sen önce kendi öküzlüğünden ğerçeyeine dön.
isim 4 yıl önce
efendimiz hiç bir zana kendine davet etmemiştir. kur'andan başka bir şey de tebliğ etmemiştir
4 yıl önce
Resûlüne imân ve itâat olmadan Allah'a imân ve itâat olmaz. Çünkü Allahü teâlâ, kendine itâ'ati, bir çok âyette, Resûlü ile birlikte zikretmistir. Meselâ buyuruyor ki:
(Resûle itâ'at eden, Allah'a itâ'at etmis olur.) [Nisâ 80]
(Resûl, size ne verdiyse onu alin, size neyi yasakladiysa ondan sakinin!) [Hasr 7]
M.İslamoğlu mehmet Okuyan vb gibi Hadis İnkarcısı Münafıklara Diyanetten Geç kalmış Bir Hutbe Babasının bile İran Kafalı Şia Dediği adama nasıl inanırlar aklım almıyor
celal kara 4 yıl önce
haşr 7 de anlatılan olay savaş ganimetiyle iligli bir olaydır. bir ayetin sonunu okuyup başını kesmeyeceksin internetten kopyala yapıştır yapıp.
" Allah’ın o şehir halkının (malından), resûlüne fey olarak verdiği şey (savaşsız elde edilen ganimet), artık Allah’ın, resûlünün (peygamberinin), ona yakınlığı olanların, yetimlerin ve yoksulların ve yolcularındır. (Bu) içinizden zengin olanların arasında elden ele dolaşan bir mal (servet) olmaması içindir. Ve resûl, size ne verdiyse o zaman onu alın. Ve o, sizi neden nehyetti ise o taktirde ondan vazgeçin. Allah’a karşı takva sahibi olun. Muhakkak ki Allah, ikabı (azabı) şiddetli olandır." haşr 7
ayrıca resule uymak Allaha uymaksa o halde neden resule uymuyorsun da buhariye uyuyorsun. resula uymak kurana uymaktır o yüzden emevi dinini sorgulayın ve gerçek islama dönün. hadisler emevi uydurması birer mişnadan ibarettir ve bir kısmı 1400 yıl önce geçerli olup günümüzce geçerliliğini yitirmiş hükümlerden ibarettir.
celal kara 4 yıl önce
bu emevi dini yakında son bulacaktır. sabaha kadar yırtınsanız da bir yırtınmasanız da. insanlar artık okuyor araştırıyor ve bu hadislerin içerisinde ne kadar uydurma ve peygambere iftira niteliğinde sözler olduğunu görüyoruz. sizler istediğinizi piyasaya sürüp istediğinizi sümen altına atarak millete uyutmaya devam edin ey ruhban sınıfı sonunuz yakındır.
ruhbanlara hayır 4 yıl önce
peki bu hadislerin içinde deve sidiği içiren , küçük kız çocuklarıyla evliliği caiz kılan dinden dönenin öldürülmesini emreden ve bunun gibi insan haklarına aykırı hadisleri ne yapacaksınız . ayrıca kuran açık seçik bir arapça ile anlaşılsın diye indirlidğini anlatan ve onun tek rehber olduğunu söyleyen bir sürü ayet var. eğer sizin şu anda kıldığınız namazın şekli ya da yaptığınız hac ibadetinin şekli kuranda yazmıyor diye hadislere başvuruyorsanız bu son derece saçmadır. eğer kuranda yazmıyorsa demek ki siizn bu kıldığınız namazın şekli de hac ibadetinin şekli de uydurmadan ibarettir. Allahın kitabını mı dinleyeceğin yoksa sizin uyduruk buharinizi mi
behzat kahveci 4 yıl önce
sen nereye , kime hizmet ediyorsun .hangi islama inanıyorsun. peygamberi postacı gören bir din anlayışını nasıl översiniz.
4 yıl önce
Sorsan Kuran-ı Kerimin Tefsirini okudun mu diye hayır der Mealini bile 1 kere bile sonuna kadar okumamışsın Hayatında 1 tane ilmihal hadis kitabı dahi de okumamış araştırmamışsın bırak ozaman kendi kafandan yorum yapmayı ya da kafanı yıkayan hocam dediğin Şia kafalı Mehmet OKUYAN Mustafa.İSLAMOĞLU gibi MÜNAFIKLARDAN OLMA
Yavuz Selim 4 yıl önce
Son zamanlarda da bir tutturmuslar emevi dini diye birsey. Bunu da bulan ne hikmetse Mustafa Islamoglu ve guruhu. Yani bunlardan once yasayan kimse bu dinin emevi dini oldugunu tespit edememis, bir bunlar etmis. peh peh peh. Cahil cesur olurmus. Daha oryantalist kafayla yazilmis bir mealden baska bir kitap okumamis insanlar din hakkinda ahkam kesiyor. Vay be.. Ne gunlere kaldik. Bu aynen anayasa kitabini okuyup hukum vermeye benziyor. Gercekten trajikomik.
Müsliman 4 yıl önce
Bir İnsana Tapamam Malesef...Kuranda Ona Uyun Derken Azından Cıkan Kuran Diyor...Aciz Sıradan Bir Tüccardı Sizin Taptığınız Bi Süleyman Olsa Anlarımda İşte...
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Gelişmelerden Haberdar Olun

@