banner271

CHP Aday Tanıtım Toplantısı

- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: (2) - "Bütün vatandaşlara eşit davranacağız. Belediye başkanlarımızın temel özelliklerinden birisi de budur. Belediye başkanlarımız toplumun bütün değerlerine saygılı olacak. Her türlü hizmeti götürecek ve hiçbir ayrım yapmayacak" - "Belediyelerimizde açlığı yok edeceğiz. Eğer bir ailenin geliri açlık sınırının altındaysa gerekirse belli bir miktara kadar elektrik, doğal gaz ve su parasını biz ödeyeceğiz. O çocuklar okula servisle gidecek, parasını biz vereceğiz, çocukların güvencesi de biz olacağız" - "Hedefimiz, bizim belediyelerde hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek, hiçbir çocuk 'Baba bana para verecek misin?' demeyecek. Babası bu soruyu sordurmamak için çocuğuna 'Sus' demeyecek. Dolayısıyla biz her evde huzurun, mutluluğun olmasını istiyoruz" - "Engelliler için yaşanabilir kent, yoksullar için karnı doyan, sosyal adaletli bir kent ve yaşlılar için de rahat yaşayabilecekleri, barınabilecekleri kentler sağlayacağız"

CHP Aday Tanıtım Toplantısı
banner230

ANKARA (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bütün vatandaşlara eşit davranacağız. Belediye başkanlarımızın temel özelliklerinden birisi de budur. Belediye başkanlarımız toplumun bütün değerlerine saygılı olacak. Her türlü hizmeti götürecek ve hiçbir ayrımı yapmayacak." dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri Aday Tanıtım Toplantısı'na katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasında iktidara eleştirilerde bulunan Kılıçdaroğlu, "Bir zat var sarayda oturan, cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden bir zat. Şikayet makamı haline geldi." dedi.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Kin, nefret üretiyor, çatışma kültürünü, nefret kültürünü besleyecek her şeyleri yapıyor ve sanıyor ki bu milleti kandıracağım. Geçen Sivas'ta bir konuşma yaptı. 'Ne diyorlar domates, ne diyorlar patlıcan, ne diyorlar sivri biber. Düşünün bir merminin fiyatı nedir?' Allah aşkına şu anlayışa bakın. Biber diyen, domates diyen kim? Vatandaş. Sivri biber diyen kim? Vatandaş. Laf aramızda soğanı unutmuş. Rahmetli Mahsuni Şerif 'Yiğit muhtaç olmuş, kuru soğana' diyordu. Bunlar ne yaptı? Sadece yiğitleri değil 82 milyonu kuru soğana muhtaç hale getirdiler. Bu utanılacak tablo karşısında çıkıyor, 'Ne biberi ne domatesi diyorsunuz ne patatesi diyorsunuz. Siz kurşunun fiyatını biliyor musunuz?' Bu şu anlama geliyor. Bir sorumlu bulamıyor. Bir dönem ne diyordu? 'Bütün günahların gerekçesi CHP' diyordu. Evet halkın partisi, Kuvayımilliye partisi, kul hakkı yemeyenlerin partisi, evet, halkına hesap vermeyi onurlu görev bilenlerin partisi. CHP budur. Sen bir dönem kalkıp diyordun ki 'Şu İnönü var ya İnönü' Ne yapmış İnönü, 2. Dünya Savaşı'nda ekmeği karneye bağlamış. Şimdi 2. Dünya Savaşı mı var? Bu ülkede 35 yıldır terörle mücadele ediliyor, hiçbir başbakan, cumhurbaşkanı kalkıp millete 'Biberin, domatesin, sivri biberin fiyatını biliyor musun, kurşunun fiyatını biliyor musun?'... Allah akıl fikir versin ne diyeyim ben. Allah bu ülkeyi akılsızlardan ve dolara tapanlardan kurtarsın."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kurşundan söz ederek kendisine gerekçe yarattığını savunan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kurşun sıkılıyor da o nedenle sivri biberin fiyatı artıyor. Kurşun var, askerin giyim kuşamı var, o nedenle domatesin, soğanın fiyatı artıyor. Sanıyor ki millet akılsız ve bunlara inanıyor. Sen askeri bu kadar seviyorsan, askerin giyim kuşamı ile bu kadar ilgileniyorsan daha bu kışın iki asker donarak öldü. Sen bunlara kılık kıyafeti buldun mu? Eğer sen bir kurşunun hesabını yapıyorsan, buradan orduya, askere gönderme yapıyorsan, kendi kötü yönetiminin faturasını şimdi askere, kurşuna çıkarmak istiyorsan sen neden Tank Palet fabrikasını satıyorsun. Kime satıyor? Katar ordusuna satıyor yüzde 49,9'unu satıyor. 'Efendim bu özelleştirme değil.' Yalanın bu kadarını hiç görmemiştim. Kendi kararnamesi bereket versin Resmi Gazete'de yayımlandı, özelleştirmenin 31.12.2019 tarihine kadar bitirilmesi gerektiğini söylüyor. Kim? Sarayda oturup, cumhurbaşkanlığı koltuğunu işgal eden zat. Devleti yöneten kişi halkına yalan söylüyorsa, yalan söylemeyi de sürdürüyorsa o kişinin bu millete toplu iğne ucu kadar faydası dokunmaz.

AK Partili kardeşlerime bir soru; dünyada kendi silah fabrikasını yabancılara peşkeş çeken bir ülke var mı? Eğer böyle bir ülke yoksa, ki yok, o zaman peşkeş çeken yöneticileri, 82 milyon vatandaşımızın vicdanına havale ediyorum."

Mutfakta yangın olduğunu, milletin perişan hale düştüğünü ileri süren Kılıçdaroğlu, iktidarın ise bundan haberi bulunmadığını öne sürdü.

"O sanıyor ki her vatandaş kilosu 4 bin liralık çay içiyor." diyen Kılıçdaroğlu, "Ama bu millet bunu bırakmaz. Kendisini açlığa mahkum eden bir siyasal anlayışa ders vermek zorundayız." ifadesini kullandı.

"Türkiye'nin bu hale plansızlıktan, hesapsız kitapsız borçlanmadan geldiğini" savunan Kemal Kılıçdaroğlu, pahalılık, konkordato ve iflasın artık olağan hale geldiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, "Yandaşa köprü yaptırıyorsun dolarla, yandaşa şehir hastanesi yaptırıyorsun dolarla, bunlara 123 milyar dolarlık garanti veriyorsun o da dolarla. Yandaşın tünelinden geçiyorsun hesabı dolarla ödüyorsun... Bakın bunları hiç tartışmıyor. 'Efendim fiyatlar arttı, suçlu kim? Manav, kasap...' Bu suçluların tamamı Türk lirası kullanıyor dikkatinizi çekerim. Türk lirası ile karnını doyuranlar suçlu ama dolarla kazananlara dokunan yok. Onların sırtını sıvazlanıyor." diye konuştu.

Salondan gelen "Direne direne kazanacağız" sloganları üzerine "Direnmenin ötesinde çalışa çalışa kazanacağız" diyen Kılıçdaroğlu şunları kaydetti:

"Bütün bu suçlamalar yapılıyor, devleti israftan kurtaramadılar... Tasarruf nasıl yapılır bunun yöntemini belirleyeceklerdi. Ne zaman? 13 Ağustos 2018. Şimdi 2019 Şubat'tayız, hala yöntem belirlenmiş değil. Şu beceriksizliğe bakın. Tasarruf nasıl yapılmak istenir öğrenmek istiyorsanız, saraya bir ev hanımı davet edin size anlatsın. İsraf hala var. Uçan sarayda, yazlık, kışlık sarayda israf var. Eğer sarayda oturan zat halkın arasına katılmak için 3 bin kişilik polis ordusuyla geziyorsa onun bu memlekete faydası olmaz. Onun israftan yana politikası olur, tasarruftan yana olmaz. İsraf, itibar değil görgüsüzlüktür. Dünyanın her tarafında böyledir. Bütün inançlarda da israf haramdır. Ama haram yemeye alıştıkları için israf yapmaktan çekinmiyorlar."

- Yerel Yönetimlerde Temel İlkeler

Kılıçdaroğlu, partisinin 31 Mart seçimlerindeki ilkelerini "Hoşgörülü ve Saygılı Kentler", "Halkça Paylaşan Kentler", "Hesap Veren ve Şeffaf Yönetilen Kentler", "Yoksulluğu Yenen Kentler", "Üreten ve İstihdam Yaratan Kentler", "Yenilikçi Akıllı Kentler", "Ulaşım ve Altyapı Sorunları Çözülmüş Kentler", "Nefes Alan Kentler", "Sosyal Adaleti Sağlayan Kenler", "Kültür ve Sanatı Geliştiren Kentler", "Doğa Dostu Yeşil Kentler" ve "Mutlu ve Gülümseyen Kentler" başlığıyla duyurdu.

Kılıçdaroğlu, "Bugün günümüz belediyeler, yerel yönetimler...Aynı kayırmacı anlayış, aynı savurganlık, aynı yönetimsizlik AK Partili yerel yönetimlerde de var. Onlar, halkın değil sarayın belediyeciliğini yapıyor. Saray belediyeciliğinde aslolan ranttır ve rantın yandaşlara aktarılmasıdır." dedi.

Toplu Konut İdaresi'nce İstanbul'daki 76 gökdelen için bir rapor hazırlandığını belirten Kılıçdaroğlu, "Bir rapor var, İstanbul'daki 76 gökdelen için hazırlanan ve yönetime sunulan 'İstanbul Ayrıcalıklı Plan Değişiklikleri Raporu'... Bu binaları yapan patronlara sağlanan ayrıcalıkla rant 240 milyar 234 milyon lira. Bir avuç insana, İstanbul'un yarısı yoksulluk sınırının altında, üçte biri de açlık sınırının altında yaşıyor ama bir avuç rantiyeye 240 milyarlık rantiye sağlanıyor. Hangi vicdan, hangi ahlak bunu kabul eder? Bu 240 milyarlık rantı sağlayanlar asgari ücretliler kadar vergi ödememişlerdir." ifadelerini kullandı.

Ülkede yeşil alan kalmadığını öne süren Kılıçdaroğlu, "Saray belediyeciliğinin özelliği, yeşil alanları imara açmaktır. Yeşil alan kalmadı memlekette, nerede yeşil gördülerse 'Oraya gökdelen dikeceğiz, AVM yapacağız...' Çocukların oynayacağı yer kalmadı. Saray belediyeciliğinde kent kültürü yoktur, rant kültürü vardır." diye konuştu.

- "Her türlü hizmeti götürecek ve hiçbir ayrımı yapmayacağız"

Kılıçdaroğlu, CHP'nin 31 Mart Yerel Seçimlerinde neler yapacağını, nasıl bir belediye istediklerini, belediye başkan adaylarının nasıl çalışacağını, kent kültürünün nasıl olacağını ve kentlere hizmet etmenin temel ilkelerinin neler olacağını açıkladı.

"Hoşgörülü ve Saygılı Kentler" ilkesiyle vatandaşların yaşam tarzlarına, değerlerine ve kimliklerine saygılı davranan, hiç kimseyi ötekileştirmeyen hoşgörülü bir belediyecilik istediklerini belirten Kılıçdaroğlu, "Bütün vatandaşlara eşit davranacağız. Belediye başkanlarımızın temel özelliklerinden birisi de budur. Belediye başkanlarımız, toplumun bütün değerlerine saygılı olacak. Her türlü hizmeti götürecek ve hiçbir ayrım yapmayacak." dedi.

Kılıçdaroğlu, "Hakça Paylaşan Kentler" ilkesiyle de kentlerde oluşan zenginliğin bir avuç siyasetçinin ya da yandaşın cebine rant olarak girmesini değil, tüm yurttaşlara hakça dağıtılmasını istediklerini söyledi.

"Hesap Veren ve Şeffaf Yönetilen Kentler" ilkesiyle kent sakinleri için, ödedikleri vergilerin hesabının verildiği ve tüm harcamaların denetlendiği şeffaf bütçeli belediyeler hedeflediklerini belirten Kılıçdaroğlu, "Belediye başkanları olarak halktan vergi topluyoruz. İller Bankasından para geliyor, o da verginin bir parçası. Harcadığımız her kuruşun hesabını belde halkına vermek bizim namus borcumuzdur. Biz kul hakkı yemeyiz, yaptığımız her harcamanın hesabını millete veririz. Bu bizim onurlu bir felsefemizdir, insan olmanın, halka saygı duymanın gereğidir. Bunu yapacağız ve belediyelerimiz şeffaf yönetilecek." ifadelerini kullandı.

"Yoksulluğu Yenen Kentler" ilkesiyle yoksulluğun, açlığın ve işsizliğin olmadığı, hiçbir çocuğun yatağına aç girmediği kentler amaçladıklarını bildiren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Bizi dinleyen diğer belediyelerde çalışan asgari ücret alan işçi kardeşlerimiz, sen ayda 2 bin 200 lira almak istiyorsan sen de oyunu CHP'li belediyelere vereceksin. Bütün aday arkadaşlarımıza sesleniyorum, bulunduğunuz beldede hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Belediyelerimizde açlığı yok edeceğiz. Eğer bir ailenin geliri açlık sınırının altındaysa gerekirse belli bir miktara kadar elektrik, doğal gaz ve su parasını biz ödeyeceğiz. O çocuklar okula servisle gidecek, parasını biz vereceğiz, çocukların güvencesi de biz olacağız. Hedefimiz, bizim belediyelerde hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek, hiçbir çocuk, 'Baba bana para verecek misin?' demeyecek. Babası bu soruyu sordurmamak için çocuğuna 'Sus' demeyecek. Dolayısıyla biz her evde huzurun, mutluluğun olmasını istiyoruz."

- "Bütün İstanbul'u yaşanabilir kent haline getireceğiz"

"Üreten ve İstihdam Yaratan Kentler" ilkesiyle tüketen ve israf eden değil, her alanda üreten ve nitelikli istihdam yaratan belediyeler istediklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Bir kent üretmeli, her alanda üretmeli. Büyükşehirler kırsalla iş birliği yapmalı. CHP'li olmayan belediyelerde yaşayan vatandaşlarıma sesleniyorum, senin ürünün, senin yetiştirdiğin çiçek, diktiğin ağaç ithal ediliyorsa ithal eden belediye başkanına oy verme. Senin belediye başkanın onları ithal etmeyecek, onları sen, kooperatif içerisinde üreteceksin, belediye satın alacak. Sen de belediye de kentin de kazanacak." ifadelerini kullandı.

"Yenilikçi Akıllı Kentler" ilkesiyle yenilikleri ve akıllı teknolojileri kentlerin doğasına ve kültürel mirasına ihanet etmeden hayata geçiren belediyeler anlayışını getireceklerini aktaran CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "İstanbullulara soruyorlar, 'Nerede yaşamak istersiniz?' 'Kadıköy'de, Beşiktaş'da, Bakırköy'de, Sarıyer'de yaşamak isterim' diyorlar. Bunların tamamı CHP'li belediyeler, burada insan sevgisi var. İnsanlar burada yaşamayı özlemle arzu ediyor ama bizim sözümüz söz, bütün İstanbul'u yaşanabilir kent haline getireceğiz. Bütün İstanbul mutlu olacak."

"Ulaşım ve Altyapı Sorunları Çözülmüş Kentler" ilkesiyle bu sorunları çözeceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, "17 yıl merkezi yönetim, 25 yıldır yerel yönetimde İstanbul'u yönetiyorlar. İstanbullulara soruyorlar 'En temel sorununuz nedir' Yüzde 50'ye yakını 'Ulaşım ve trafik' diyor. Şimdi gelmiş, 'İstanbul'un trafik sorunu çözülmez' diyorlar. Çözülmezse niye belediye başkan adayı oldunuz?" değerlendirmesinde bulundu.

"Nefes Alan Kentler" ilkesiyle hedeflerini de açıklayan Kılıçdaroğlu, "Büyük kentler, beton ormanlarına dönüştü. Gökdelenler ve binalardan yeşil görünmüyor. Bizim dışımızdaki canlılar da yok olmaya başladı. Bununla mücadele edeceğiz ve kentleri nefes alan kentler haline getireceğiz." diye konuştu.

- "Bütün çocuklara kreş yapacağız"

"Sosyal Adaleti Sağlayan Kentler" ilkesiyle engelli, yoksul ve yaşlılara pozitif ayrıcalık tanıyacaklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Engelliler için yaşanabilir kent, yoksullar için karnı doyan, sosyal adaletli bir kent ve yaşlılar için de rahat yaşayabilecekleri, barınabilecekleri kentler sağlayacağız. İstanbul'un 39 belediyesinin 14'ünde hiç kreş yok, bunlar da AK Partili belediye, bir tek kreşleri bile yok. Ama inşallah, Allah'ın izniyle bütün bu belediyeleri aldığımız zaman zengin yoksul ayrımı yapmadan bütün çocuklara kreş yapacağız, bütün anneler güven içerisinde gelerek çocuklarını o kreşlere teslim edecekler. Onları besleyeceğiz, büyüteceğiz ve eğiteceğiz. Onlara vatan sevgisi nedir, güzellik nedir, hoşgörü nedir, birlikte yaşamak nedir, o kültürü öğreteceğiz."

Kılıçdaroğlu, "Kültür ve Sanatı Geliştiren Kentler" ilkesiyle de vatandaşları kent kültürü, sanat ve sporla buluşturmayı hedeflediklerini belirtti.

"Doğa Dostu Yeşil Kentler" ilkesiyle insanların dışında kentlerde yaşayan canlıları da koruyacakların ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bizim dışımızdaki bütün canlıları da koruyacağız, onlarla beraber yaşamanın keyfini yaşayacağız. Onları da koruyacağız, besleyeceğiz. Bizim dışımızdaki canlılarla da bir arada yaşadığımız zaman mutlu olacağız." dedi.

Kılıçdaroğlu, "Mutlu ve Gülümseyen Kentler" İlkesi için de "Biz, emeklisi, işçisi, memuru, esnafı, sanayicisi, çiftçisi, öğrencisi velhasıl tüm yurttaşlarımızla beraber her kentte mutlu yaşamak istiyoruz. Biz bu sözü veriyoruz ve sözümüzün arkasında duracağız. Başaracağız, başarmak zorundayız. Bizim mücadelemiz, başarı üzerine kuralan bir mücadeledir." diye konuştu.

- Notlar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, toplantı salonuna eşinin ameliyat olması nedeniyle yalnız geldi.

Salondakileri selamlayan Kılıçdaroğlu, toplantıyı partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tunç Soyer ile takip etti.

Kılıçdaroğlu'nun konuşması öncesi Çankaya Bediyesi Hoy-Tur Halk Dansları Topluluğu tarafından gösteri düzenlendi. Gösteri sonrası CHP'nin kampanyasında kullanacağı videonun tanıtımı yapıldı.

Kılıçdaroğlu'nun konuşacağı platformun arkasına dev ekran yerleştirirken, toplantıya eski genel başkanlar Hikmet Çetin, Altan Öymen, eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın ile Muharrem İnce de katıldı.

Partinin belediye başkan adayları toplantıyı salonun orta kısmında kendileri için ayrılan alanda takip etti. Partililerin sabah saatlerinden itibaren gelmeye başladığı salona girişte ise sıkı güvenlik önlemleri dikkati çekti.

Bazı belediye başkan adaylarının afişlerini astığı salonda, CHP'nin yerel seçimlerde kullanacağı, "Martın Sonu Bahar", "Bir Arada Huzurlu Yaşamak İçin Halkçı Belediyecilik", "Bereketli, Huzurlu, Özgür Kentler" sloganları yer aldı.

Kılıçdaroğlu, 1 saatlik bir konuşma yaparken, adaylar bu konuşmanın ardından il il sahneye çağrılarak tanıtıldı. Kılıçdaroğlu, partisinin il başkanı ve milletvekilleriyle beraber adaylarla hatıra fotoğrafı çektirdi. CHP'nin Şanlıurfa Siverek adayı Mehmet Fatih Bucak ile bazı il, ilçe başkanları mazeret bildirerek toplantıya katılmadı.

(Bitti)

YORUM EKLE