"Akreditasyon ticaretimizin lokomotif aracıdır"

- Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı: - "Gümrük Birliğinin bir gereği olarak akreditasyon kurumumuzu kurduk. Bugün Avrupa kıtasında, Avrupa liginde ilk 6'da gelen ve Avrupa'nın en önemli akreditasyon kurumuna sahip ülkesi durumundayız" -"Akreditasyon bir bürokrasi değil, firmalara güçlük ve masraf çıkarmak değil, tam tersine ticareti kolaylaştırmak ürünlerimize güveni artırmak ve kullanıcılarımızı korumak" - Ticaret Bakan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur: - "En ufak KOBİ'mizden en büyük imalatçımıza, sanayicimize kadar akreditasyon temeline dayanmayan süreçlerle uluslararası piyasada kalıcı varlık göstermek mümkün değil"

banner230

ANKARA (AA) - Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB Başkanı) Büyükelçi Faruk Kaymakcı, Türkiye'nin akreditasyon sürecinin Gümrük Birliği süreciyle hızlandığını belirterek, "Gümrük Birliğinin bir gereği olarak akreditasyon kurumumuzu kurduk. Bugün Avrupa kıtasında, Avrupa liginde ilk 6'da gelen ve Avrupa'nın en önemli akreditasyon kurumuna sahip ülkesi durumundayız." dedi.

Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından Dünya Akreditasyon Günü dolayısıyla Ankara'da bir otelde düzenlenen etkinliğe, Kaymakcı'nın yanı sıra Ticaret Bakan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur, TÜRKAK Genel Sekreter Vekili Orbay Evrensevdi ile çok sayıda davetli katıldı.

Kaymakcı, burada yaptığı konuşmada, 9 Haziran Dünya Akreditasyon Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikle, dünyada uluslararası ticaretin gün geçtikçe arttığı ve önem kazandığı süreçte, akreditasyonun ticaretin önündeki engellerin kaldırılmasında ne kadar önemli bir araç olduğunun topluma, kamuoyuna ve firmalara hatırlatılmasını amaçladıklarını belirtti.

Faruk Kaymakcı, "Akreditasyon bir bürokrasi değil, firmalara güçlük ve masraf çıkarmak değil, tam tersine ticareti kolaylaştırmak ürünlerimize güveni artırmak ve kullanıcılarımızı korumak." ifadesini kullandı.

Akreditasyonun, ürünlerin uluslararası ticaretteki dolaşımı sırasında tekrar tekrar aynı test, muayene ve belgelendirme faaliyetlerine tabi tutulması ihtiyacını ortadan kaldırarak ürünlerin üzerine binen maliyetleri azaltmak olduğunu söyleyen Kaymakcı, Türkiye'nin akreditasyon sürecinin Gümrük Birliği süreciyle hızlandığını kaydetti.

Akreditasyonun ticaretin gelişmesindeki önemine dikkati çeken Kaymakcı, akreditasyonun ticaretin lokomotif aracı olduğunu dile getirdi.

Kaymakcı, "Gümrük Birliğinin bir gereği olarak akreditasyon kurumumuzu kurduk. Bugün Avrupa kıtasında, Avrupa liginde ilk 6'da gelen ve Avrupa'nın en önemli akreditasyon kurumuna sahip ülkesi durumundayız." dedi. Kaymakcı, Türkiye'de uygunluk değerlendirme kuruluşlarının akreditasyonu konusunda yetkili tek otoritenin TÜRKAK olduğunun altını çizdi.

Halihazırda yaklaşık bin 700 kuruluşun TÜRKAK'a akredite olduğunu belirten Kaymakcı, 255 civarında firmanın da akreditasyon sürecinin devam ettiğini vurguladı.

Akreditasyonun dünya ticaretinde çok önemli kamusal faaliyet alanı haline geldiğine işaret eden Kaymakcı, her yıl Dünya Akreditasyon Günü dolayısıyla farklı bir konunun ele alındığını ifade etti.

Kaymakcı, bu yılki temanın "Akreditasyon: Tedarik Zincirlerine Değer Katar" şeklinde belirlendiğini dile getirdi.

- "Akreditasyon ticarette bazı engellerin kaldırılmasında önemli"

Ticaret Bakan Yardımcısı Batur da uygunluk değerlendirme kuruluşlarının özellikle tarafsızlık, bağımsızlık ve yetkin çalışma metodolojisi içerisinde çalışmalarını sürdürmesi ve verdikleri belgenin güvenilirliğinin garanti altına alınmış olmasının, ticari arenada rekabetçi piyasalara erişim için oldukça önemli olduğunu söyledi.

Batur, "En ufak KOBİ'mizden en büyük imalatçımıza, sanayicimize kadar akreditasyon temeline dayanmayan süreçlerle uluslararası piyasada kalıcı varlık göstermek mümkün değil." ifadesini kullandı.

Kuruluşların akreditasyonun uluslararası standartlara göre yapıldığı için ülkelerin kalite alt yapılarının denkliğinin teyit edilebildiğini kaydeden Batur, böylelikle karşılıklı tanımaların daha da kolaylaşmasının garanti altına aldığını belirtti.

Batur, bu sistematik sayesinde akreditasyonun ticarette gerektiğinden birtakım teknik engellerin kaldırılmasına da katkı sağladığını vurguladı.

- "TÜRKAK 20 yaşında enerjik bir kurum"

Evrensevdi de TÜRKAK'ın 20 yaşında enerjik bir kurum olduğunu ve 30 ülkeyle iş birliği protokolü bulunduğunu dile getirdi.

TÜRKAK'ın ulusal ve uluslararası toplantılara katılarak sağlam ilişki ağlarını ördüğünü belirten Evrensevdi, TÜRKAK'ın, 2008'de Avrupa Akreditasyon Birliğinden geçirdiği rutin eş değerlendirme denetimiyle çok taraflı anlaşma kapsamını 4'ten 7'ye çıkardığını belirtti.

Evrensevdi, TÜRKAK'ın Avrupa Akreditasyon Birliğinin üyesi 34 akreditasyon kuruluşu arasında karşılıklı tanıma anlaşmasını tüm kapsamlarda imzalayan Avrupa'daki 6 akreditasyon kurumundan biri haline geldiğini söyledi.

Uluslararası Laboratuvar Akreditasyon Birliği (ILAC) Eski Başkanı Merih Malmqvist Nilsson ise eşinin rahatsızlığı sebebiyle katılamadığı davete mektup gönderdi.

Nillson, mektubunda 20 yılı geride bırakan TÜRKAK'ın istikrarlı bir teşkilat haline geldiğini ifade ederek, kurumun uluslararası akreditasyon camiasının saygın bir üyesi olduğunu değerlendirmesinde bulundu.

Mektubunda, TÜRKAK'ın ortaya koyduğu tekliflerinin uluslararası camiada dikkate alındığına işaret eden Nillson, kurumun başarılı bir yıl geçirmesi dileğinde bulundu.



YORUM EKLE