Türkiye'nin internete erişim karnesi

- Türkiye'de hanelerin internete erişim oranı 2013-2017 döneminde yüzde 49,1'den yüzde 80,7'ye yükseldi - 10 ve üzeri çalışanı bulunan girişimlerde internet erişimi aynı dönemde yüzde 90,8'den yüzde 95,9'a, web sitesi sahipliği yüzde 53,8'den yüzde 72,9'a çıktı - TBD Genel Başkanı Aktepe: - "Bilişim sektörü, Türkiye'nin büyüme hedefine ulaşmasında önemli bir etken ve kalkınmanın merkezinde yer alıyor"

Türkiye'nin internete erişim karnesi
banner230

ANKARA (AA) - AYŞE BÖCÜOĞLU BODUR - Türkiye'de, bilgi toplumu olma hedefine ulaşmak, internet ve bilgisayar okuryazarlığının artırılması, iletişim teknolojilerine erişimi kolaylaştırmak ve bölgeler arasındaki uçurumu yok etmek amacıyla yapılan çalışmalar meyvesini veriyor. Ülkede hanelerin internete erişim oranı 5 yıllık dönemde yüzde 49,1'den yüzde 80,7'ye yükseldi.

AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) "Bilgi Toplumu İstatistikleri"nden derlediği bilgilere göre, 2013-2017 yıllarında 10 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde bilişim teknolojileri kullanım oranında artış gerçekleşti. Söz konusu girişimlerde 5 yılda bilgisayar kullanım oranı yüzde 92'den yüzde 97,2'ye çıktı.

Söz konusu dönemde, 10 ve üzeri çalışanı olan girişimlerde internet erişimi yüzde 90,8'den yüzde 95,9'a, web sitesi sahipliği yüzde 53,8'den yüzde 72,9'a yükseldi.

Hanelerde de 5 yıllık dönemde bilgisayar kullanımı ve internete erişim oranlarında dikkat çekici artışlar gerçekleşti. Söz konusu dönemde hanelerde bilgisayar kullanım oranı yüzde 49,9'dan yüzde 56,6'ya ulaştı. Bu alanda erkekler kadınları geçti. Erkeklerin 2013'te bilgisayar kullanım oranı yüzde 60,2 iken geçen yıl itibarıyla yüzde 65,7'ye yükseldi. Kadınlarda ise söz konusu oran yüzde 39,8'den yüzde 47,7'ye çıktı.

Aynı dönemde, hanelerde internete erişim oranına bakıldığında, 2013'te yüzde 48,9 olan oran geçen yıl yüzde 66,8 olarak kaydedildi.

Hanelerdeki erkeklerin 2013'te yüzde 59,3 olan internet kullanım oranı, geçen yıl yüzde 75,1'e yükseldi. Kadınların da internette geçirdiği vakit artarken, 2013'te yüzde 38,7 olan oran 2017'de yüzde 58,7'yi buldu.

Türkiye'de, bilgi toplumu olma hedefine ulaşmak, internet ve bilgisayar okuryazarlığının artırılması, iletişim teknolojilerine erişimi kolaylaştırmak ve bölgeler arasındaki uçurumu yok etmek amacıyla yapılan yatırımlar da kayıtlara yansıdı. Bu kapsamda hanelerin internete erişimi 2013'te yüzde 49,1 iken geçen yıl yüzde 80,7'ye yükseldi.

- "Türkiye ciddi ilerlemeler kaydetti"

Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Genel Başkanı Rahmi Aktepe, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin kendi bilişim teknolojilerini üretmesi gerektiğini söyledi.

21. yüzyıldan itibaren bilgi toplumuna dönüşümün hız kazanmasıyla "bilgi ekonomisi" adıyla yeni bir ekonomi dalının oluştuğunu belirten Aktepe, internet erişimi ve kullanımı, web sitesi sahipliği (özellikle KOBİ'ler ve girişimciler için) ve bilgisayar kullanımındaki artışların olumlu olduğunu, Türkiye'nin bilgi toplumu olma yolunda ciddi ilerlemeler kaydettiğini bildirdi.

Aktepe, gelecekte internet, bilgisayar, web sitesi gibi alanlarda kullanım oranlarının artacağına işaret ederek, "Bilgisayarın doğru kullanımının ve iyi denetlenmesinin daha da önem kazanacağını düşünüyoruz. 'Siber güvenilir kullanıcı' kavramı 'siber güvenlik'ten daha önemli olacak." dedi.

Özellikle kadınların ve çocukların internet ve bilgisayar kullanım oranlarındaki artışın dikkat çekici olduğunu vurgulayan Aktepe, kadınların bilgiye ulaşabilmek, kendilerini ifade edebilmek ve görüşleri üzerinden iletişime geçebilmek için alternatif iletişim ortamları aradığını dile getirdi.

Türkiye'de büyümenin özellikle inovasyon, dijitalleşme ve Ar-Ge alanlarında olacağını, bu alanlarda daha fazla projenin hayata geçeceğini belirten Aktepe, şunları kaydetti:

"Bilgi toplumu olmak için bilginin kendisini üretebilmek gerekir. Yalnızca bilgiye erişme donanımına ve o bilgiyi kullanma yeteneğine sahip olmak yeterli değil. Bu çerçevede öncelikli olarak nerede olduğumuzu görmemiz ve bunun için bugünden yarına değişen kararlar, uygulamalar yerine sürdürülebilir, tutarlı, şeffaf ve hesap verebilirlik düzeyi yüksek bir iklim yaratmalıyız. Bunları başarabilmemiz için öncelikli alanlarımız üç ana eksende toplanmalı. Birincisi, ülke olarak bir vizyon sahibi olmamız gerekir. İkincisi, bu vizyonu hayata geçirebilmek için çağın gerektirdiği niteliklerle donatılmış nitelikli insan gücünü yetiştirmeliyiz. Üçüncüsü de bilim ve teknolojiyi katma değer oluşturacak şekilde üretime dönüştürebilmeliyiz."

Aktepe, söz konusu alanlarda çalışmalar yaptıklarını, Türkiye'nin en kısa zamanda dijital/sayısal dönüşüm faaliyetlerinde hedeflenen ivmeyi yakalamasını arzuladıklarını ve bunun için gerekli desteği vermeye hazır olduklarını bildirdi.

YORUM EKLE