Bu Semt Polikliniği Zayıflatıyor

Çiğli Devlet Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Semt Polikliniğinde, diyetisyen ve doktor kontrolünde uygulanan programlar sayesinde hastalar fazla kilolarından kurtuluyor. Obezite hastalığından kurtulan kişiler,...

Bu Semt Polikliniği Zayıflatıyor

Çiğli Devlet Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Semt Polikliniğinde, diyetisyen ve doktor kontrolünde uygulanan programlar sayesinde hastalar fazla kilolarından kurtuluyor. Obezite hastalığından kurtulan kişiler,...

Bu Semt Polikliniği Zayıflatıyor
Çiğli Devlet Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Semt Polikliniğinde, diyetisyen ve doktor kontrolünde uygulanan programlar sayesinde hastalar fazla kilolarından kurtuluyor. Obezite hastalığından kurtulan kişiler, yaptıkları toplantı ile zayıflama deneyimlerini paylaştı.
Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Semt Polikliniğinde bulunan Obezite ve Diyet Polikliniği koordinasyonunda bu yıl ikincisi düzenlenen “Diyet Sohbetleri” adlı toplantıda kilo vermeyi başarmış hastalar bir araya geldi. Kendilerine uygulanan diyet programlarıyla 20 ila 66 arası kilo vermeyi başarmış ve hala diyet programlarına devam eden hastalar, kilo verme sürecindeki tecrübelerini paylaştı. Diyet Sohbetleri’ne başta hasta ve hasta yakınları olmak üzere Çiğli Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa Kurtuluş, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Evrim Karaman, Dahiliye Uzmanı Aynur Demir Kuş ve Diyetisyen Emre Ongan katıldı.
“BİRÇOK HASTALIĞIN SEBEBİ”
Çiğli Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa Kurtuluş, hastalar ile bir araya gelmelerinin asıl sebebinin hastaların elde etmiş olduğu başarıyı kutlamak olduğunu belirtirken obezitenin, son zamanlarda dünya genelinde ciddi anlamda sorun haline geldiğini belirtti. Kurtuluş, “Birçok hastalığın sebebi olduğu gibi çağımızın da hastalığı olan obezite hastalığında ciddi bir artış var. Bu artışın biran önce engellenmesi gerekiyor ve bu konu ile ilgili Sağlık Bakanlığımız ciddi projeler üretiyor. Şu anda burada bulunan hastalarımız ise kilolarının fazla olduğunun çok geç olmadan farkına varmışlar ve bu konuda gerekli tedbiri alarak doktora başvurmuşlar. Verdikleri mücadele sonucu da başarılı olmuşlar. Bu konuda herkese örnek oldukları için onları kutluyorum” dedi.
“KATILIMI ARTTIRMAYI HEDEFLİYORUZ”
Kilo alındıkça hareketin azaldığını, hareket azaldıkça da hastalıkların ortaya çıktığını vurgulayan Kurtuluş, obezite hastalığı için bazen çok geç kalındığını da dile getirerek sözlerini şu şekilde bitirdi: “Tüm Türkiye’ye örnek olması açısından hastalarımızın elde etmiş olduğu başarıları kamuoyu ile paylaşmak istedik. Eylül ayından itibaren hızlandırılmış programlarla daha çok kişinin katılımını sağlamayı hedefliyoruz.”
“OBEZİTEYE HASTALIK OLARAK BAKIYORUZ”
Kurtuluş’un ardından sözü alan Dahiliye Uzmanı Aynur Demir Kuş ise “Bayanlar genelde kozmetik şikayetler açısından bize başvurmakta ama biz obeziteye hastalık olarak bakıyoruz. Önlenebilir ölüm nedenlerinde sigaradan sonra ikinci olarak obezite yer almaktadır. Birçok kronik hastalığın altında da bu neden yatmakta ve maalesef toplum gitgide obez olmaktadır. Bir an önce önlem alıp umutsuzluğumuzu yenmemiz gerekiyor. Bu toplantıları bu yüzden düzenliyoruz. Sayenizde umudumuz artıyor. İyi ki buradasınız iyi ki zayıfladınız” diye konuştu.
“10 KADINDAN 4’Ü OBEZ”
Diyetisyen Emre Ongan da böyle özel bir günü kutlamaktan mutluluk duyduğunu ifade ederek, obezitenin uygun diyet programları ile önlenmesinin mümkün olduğunu belirtti. Kronik hastalıkların da görülme riskinin böylece azalacağını söyleyen Ongan şunları söyledi: “2013 yılında yapılan araştırmalarda Türkiye genelinde ve özellikle Ege Bölgesi’nde yüzde 32 civarında yani her 10 kişiden 3’ünde obezite sınırının geçildiği görülmekte. Yine 2010 yılında Sağlık Bakanlığımızın Türkiye genelinde yaptığı araştırmada Ege Bölgesi’nde kadınların yüzde 44 oranında obez olduğu saptandı. Bu durum her 10 kadından 4’ünün obez olduğunu gösteriyor. Sonuçlar oldukça ciddi olmakla beraber topluma hem maddi hem manevi yük getirmekte. Kişileri ise hem fizyolojik hem de ruh sağlığı bakımından olumsuz etkilemekte. Bakanlığımızın 2010 yılında başlattığı “Obeziteyi Önleme” hareketi kapsamında biz sağlık kuruluşlarına düşen görev obezite tehdidi ile karşı karşıya kalan bireylerin zayıflamaları için yöntemler geliştirmek. Bu anlamda iki yıl önce açılan kliniğimiz 4 bin 800 hastaya hizmet vererek çok yol kat etti. İyi bir ekip ile iyi sonuçlar aldığımızı düşünüyoruz.”
“İSTEDİĞİM RENKTE KIYAFET ALIP GİYEMİYORDUM”
Diyetle kilo veren annesinin ve arkadaşının kendisine örnek olduğunu söyleyen 16 yaşındaki Erdem Çavdar diyet tedavisi ve sporla 120 kilodan 94 kiloya düştü. Kilosu ile alay eden arkadaşları yüzünden okulu bırakıp dışarıdan lise eğitimine devam ettiğini belirten Çavdar 26 kilo vererek bambaşka bir görünüme kavuştu. Çavdar “Kilolu olduğumda istediğim renkte ve tarzda kıyafet alamıyordum. Sadece belli kıyafetleri giymek zorunda kalıyordum. Kilo verdikten sonra her şey değişti, artık yemek yediğimde bile pişman oluyorum” dedi.
“STAJ İÇİN KIYAFET BULAMADIM”
İkinci öğretim okuduğu öğrencilik döneminde geceleri patates kızartması, cips ve hazır yiyecekler tükettiğini ve bu nedenle kısa sürede kilo aldığını ifade eden Özlem Tugay 82 kilodan 64 kiloya düşerek büyük değişim kaydetti. Biyoloji öğretmenliğinden mezun olduktan sonra KPSS ye hazırlanan 25 yaşındaki Tugay “Staj eğitimi için kıyafet almaya gittiğimde bana uygun bedende kıyafet bulamadığım için kilo vermeye karar verdim ve 5 ayda 16 kilo verdim. Vücudumda yağ bezeleri mevcuttu ama bütün bu zorlukları atlattım. Bundan sonra da kontrollerime devam edeceğim” diyerek duygularını ifade etti.
“TOPLU TAŞIMA ARAÇLARINA BİNEMİYORDUM”
48 yaşında olan Elif Alataş ise, daha önce birçok diyet programına girdiğini ama devam ettiremediğini, kliniğin kendisine yakın olması sebebiyle tercih ettiğini ifade etti. Alataş “155 kilodan 89 kiloya düşerek artık rahat bir şekilde toplu taşıma araçlarını kullanabiliyorum, daha rahat yürüyebiliyorum. Darısı herkesin başına, zayıflamamda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Alataş rahat ve hareketli yaşama kavuştuğunu ve kendisi gibi 130 kilo olan oğlunu da en kısa sürede polikliniğe getireceğini sözlerine ekledi.
“ŞEKER HASTASIYIM DİYORDUM”
Pastanede çalışan ve 99 kilodan 70 kiloya düşen 44 yaşındaki Nurhayat Yıldırım da “Pastanede beraber çalıştığım arkadaşlarım ilk çıkan ürünleri bana tattırırlardı. Tatlı yememek için onlara şeker hastası olduğum yalanını söylemek zorunda kaldım. Oğlumun mezuniyetinde güzel görünmek için kilo vermeye karar verdim. Artık plansız yemiyorum” diyerek herkesi kilo vermeye davet etti.
Kutlama havasında geçen Diyet Sohbetleri toplantısının ardından klinik ekibi tüm hastalara hediyelerini takdim ederek yeni kiloları için tebrik etti.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.