Emasya Nedir?
Bunu kaç kişi biliyor halk arasında merak ediyorum… Son günlerde sıkça duyduğumuz bir kelime değil mi?
Ben bile bu kelimeyi şu son bir ay içinde duymaya başladım ilk duyduğumda acaba Amasya elmasıyla bir ilgisi var mı diye düşündüm… Gülmeyin gerçekten öyle! Sonra baktım ki bu söz gündeme iyice girmeye başladı… Nedir, neyin nesidir diye biraz kulak kabartmaya başladım… Şimdi efendim Emaysa;
“İçişleri Bakanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı arasında 7 Temmuz 1997'de imzalanmış olup, İl İdaresi Kanunu'nda yapılan değişiklikle askerin; polisin yeterli olmadığı durumlarda toplumsal olaylara müdahalesine dönük bir düzenlemeyi zorunlu kılan bir yasa imiş.
"Emniyet-Asayiş-Yardımlaşması" kısaca “EMASYA” protokolü diye anılıyormuş.
Yani halk arasında çıkan olaylara asker; polisten bağımsız bir şekilde müdahale edebilme hakkına sahip “imiş”!
Ama artık yok! Çünkü kaldırıldı!
Hükümet bu protokolün askerin darbe yapmasına imkân sağlayacağını düşünerek bunu iptal etti!
TSK’nın kurumlara hükmetmesine, emniyetle bilgi istihbaratına son verdi. İslami kesimden gelen tehditleri, irticai hareketlerin denetlenmesini yapamayacak. Birçok konularda devlet yönetiminden eli çektirilmiş oldu!
AB’nin çoktandır bu yasayı uygulatmak için zorlama yaptığı hükümete sonunda bunu da yaptırmış oldu. Çünkü “AB” ülkemizin askeri kanadından çok rahatsızdı. Amaçları, nasıl ki Irak’a özgürlük getirdiler bize de her alanda kendilerinin de özgürce hareket edebilecekleri bir demokrasi ortamı yaratmak! (kendim için bir şey istiyorsam namerdim(!) anlayışına atıftır)
On üç yıldır uygulanan bu uygulama bitmiş oldu. Hayırlımı olur hayırsız mı bunu göreceğiz. Ama yaşanan son olaylara baktığımızda doğrusu hayırlı olan ne var ki? Diye de kendime sormadan edemiyorum!
Benim şu an aklıma gelen olumsuzluklar;
“Tekel-hükümet arasındaki sorun”!
“Sürekli özelleşen kurumlarla çığ gibi büyüyen işsizlik ve maaşların azalması”!
“Devletin sürekli dış borç açığının büyümesi… Bunu takip eden inanılmaz vergi rekorları ve hiç duymadığımız yeni üretilen vergi yöntemleri”!
“TSK-Hükümet zıtlaşması ve inanılmaz kişisel sorunların devlet meselelerine alet olması”.(örneğin “gata ziyareti”)
“Sağlık sektöründeki ilaç sorunları. (SSK’nın borçlarının yüzünden nerdeyse kurum kapatılacak hale gelmesi) ama çözüm yok”!
“Eğitimdeki uygulama dengesizlikler”i!
“YÖK ile hükümet anlaşmazlıkları”!(bu aralar herkes sakin olsa da)
Bunlar bir çırpıda sayılabilecek sorunlar diyelim. Ama derinlerde toplumsal duyarsızlık ve yöresel sorunları saymıyorum bile!
Her gün ama her gün öyle sorunlar çıkıyor ki; Hükümet- Muhalefetle çatışmaktan artık ülkenin, kanayan yaralarını sarmaktan aciz hale geldi. Görmüyor… Duymuyor… İlgilenmiyor!
Bu günlerde yaşadığımız iç çekişmeler bana 1990’lı yıllarının hükümet ortamlarını anımsattı. Yıllarca süren siyasi çatışmalardan sonra başa “AKP” hükümeti gelmişti. Bakalım bu çatışmaların sonu nereye varacak!
Kaygıyla izliyoruz!
Aysen aydın
Aysen__2006@hotmail.com.