Yüksek Risk Taşıyan Hastalar İçin Obezite Ameliyatı

Obezite, Gelişmiş Dünya Ülkelerinin En Önemli Sağlık Problemlerinden Biri Olarak Gösteriliyor. Prof. Dr. Abdulkadir Bedirli, Diyet Ve Egzersiz Yöntemleriyle Kilo Veremeyen Ve Vücut Kitle Endeksi 40'tan Fazla Olanların Obezite Ameliyatı Olabileceğini Söyledi.

Yüksek Risk Taşıyan Hastalar İçin Obezite Ameliyatı

Obezite, Gelişmiş Dünya Ülkelerinin En Önemli Sağlık Problemlerinden Biri Olarak Gösteriliyor. Prof. Dr. Abdulkadir Bedirli, Diyet Ve Egzersiz Yöntemleriyle Kilo Veremeyen Ve Vücut Kitle Endeksi 40'tan Fazla Olanların Obezite Ameliyatı Olabileceğini Söyledi.

Yüksek Risk Taşıyan Hastalar İçin Obezite Ameliyatı
Obezite, gelişmiş dünya ülkelerinin en önemli sağlık problemlerinden biri olarak gösteriliyor. Prof. Dr. Abdulkadir Bedirli, diyet ve egzersiz yöntemleriyle kilo veremeyen ve vücut kitle endeksi 40’tan fazla olanların obezite ameliyatı olabileceğini söyledi.
Morbidobezite, yani hastalık boyutundaki şişmanlık, kişinin vücut kitle indeksinin 40’ın üzerinde olma durumu olduğunu belirten Koru Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Abdulkadir Bedirl,i “Morbid obezite kronik bir hastalık olup, yıllar içerisinde beraberinde hayat kalitesinde düşüş, psikolojik fonksiyonlarda bozulma ve morbidite-mortalite taşımaktadır. Morbid obeziteye bağlı başlıca sağlık problemleri; kardiak hastalıklar, diabetesmellitus, uyku apnesi, hipertansiyon, lipid bozuklukları, reflü hastalığı, idrar tutamama, eklem hastalığı ve kısırlıktır” dedi.
Morbid obezitenin ideal tedavisinin diyet ve egzersiz olduğunu ifade eden Bedirli, “Diyet ve egzersiz programları bazı hastalarda etkin olabilmesine karşın, konservatif yaklaşımlardaki asıl problem devamlılıktır. Konservatif yaklaşımlarla maalesef morbidobez yani hastalık boyutundaki şişman kişilerin ancak yüzde 5 ile yüzde 10’u kilo vermede devamlılık göstermektedir. Bu nedenle ilk kez 1991 yılında Amerika’da ki Ulusal Sağlık Enstitüleri tarafından diyet ve egzersiz yöntemleriyle kilo vermede başarısız olan ve vücut kitle indeksi 40’dan fazla olan hastaları yüksek riskli olarak tanımlamış ve bu hastalarda cerrahiyi önermiştir” dedi.
“Vücut kitle indeksiniz 40’ın üzerinde ya da vücut kitle indeksiniz 35’in üzerinde ve beraberinde hipertansiyon, diabet, solunum apnesi, dizde osteoartrit benzeri obezite ile alakalı hastalıklarınız var ise obezite ameliyatı için aday bir hastasınız” diyen Bedirli, “Çünkü obezitenin bugün için bilinen en etkin ve sürdürülebilir tedavisi cerrahi yaklaşımdır. Uygulanan cerrahi tekniklerle hastalar total vücut kilolarının yüzde 65-70’ini verilebilmektedir. Ameliyat sonrası en fazla kilo verme ilk 6 ayda olmakla beraber, kilo verme ameliyattan sonraki 24 ay süresince devam etmektedir. Kozmetik amaçlarla cerrahi işlem uygulamak ciddi bir karardır. Bu cerrahiyi uygulamayı düşünen her hasta, yapılacak cerrahi işlemin kendilerinde oluşturacağı anatomik ve fizyolojik etkileri en önemlisi alacakları total kalori miktarının azalacağını bilmelidir. Cerrahiden maksimum yarar sağlamak için hastaların, ameliyat sonrası kendilerine önerilen yaşam tarzlarını ve diyetlerini sürdürmeleri önemlidir” diye konuştu.
Morbid obezite cerrahisi geçiren hastaların beklenen yaşam sürelerinde artma, obeziteye eşlik eden diyabet benzeri metabolik hastalıklarda düzelme olduğunu kaydeden Bedirli “Obez tip 2 diyabet hastalarının tedavisinde, cerrahi yöntemlerin çok daha etkili ve sürdürülebilir olduğunu ortaya koyan pek çok çalışma bulunmaktadır” diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.