Yaklaşan Kış Öncesi Çocuklarda Ateşe Dikkat

Gaziantep’te Yerleşik Özel Sani Konukoğlu Hastanesi'nin Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çağatay Kabak, Bağışıklık Sistemi Henüz Gelişmemiş 3 Yaşın Altındaki Çocuklarda Enfeksiyon Hastalıklarının Sık Görüldüğünü Hatırlatarak, Ateşlenme Durumunda Acil Müdahalenin Yapılması Gerektiğini Söyledi.

Yaklaşan Kış Öncesi Çocuklarda Ateşe Dikkat

Gaziantep’te Yerleşik Özel Sani Konukoğlu Hastanesi'nin Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çağatay Kabak, Bağışıklık Sistemi Henüz Gelişmemiş 3 Yaşın Altındaki Çocuklarda Enfeksiyon Hastalıklarının Sık Görüldüğünü Hatırlatarak, Ateşlenme Durumunda Acil Müdahalenin Yapılması Gerektiğini Söyledi.

Yaklaşan Kış Öncesi Çocuklarda Ateşe Dikkat
Gaziantep’te yerleşik Özel Sani Konukoğlu Hastanesi’nin Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çağatay Kabak, bağışıklık sistemi henüz gelişmemiş 3 yaşın altındaki çocuklarda enfeksiyon hastalıklarının sık görüldüğünü hatırlatarak, ateşlenme durumunda acil müdahalenin yapılması gerektiğini söyledi.
Dr. Çağatay Kabak, özellikle kış aylarında enfeksiyon hastalıklarıyla birlikte çocuklarda sıkça görülen ve bazen de önemli hastalıkların belirtisi olabilen ateşe müdahale edilmediğinde, ciddi tablolara yol açabileceği uyarısında bulundu. Yetişkin insanlar için normal vücut ısısının ortalama 37 derece olduğunu bildiren Dr. Çağatay Kabak, çocuğun vücut ısısının makatta 38, kulakta 37,5, koltuk altından ise 37,2 derecenin üzerinde ölçülmesi halinde ‘ateşli’ kabul edildiğine vurgu yaptı.
Ateşin görülme nedenlerinin başında enfeksiyonların geldiğine işaret eden Dr. Çağatay Kabak, çocuklarda ilk 6 yaş içinde viral enfeksiyona bağlı ateşli hastalık geçirme riskinin fazla olduğunu kaydetti. Ateşten şüphelenildiğinde, çocuğun vücut ısısının mutlaka ölçülmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Çağatay Kabak, “Alına dokunularak hissedilen vücut ısısı güvenilir olmayıp, elden daha hassas termometreler gerçek vücut ısısını ölçerler” dedi.
Dr.Çağatay Kabak, 3 ay ve altındaki tüm bebeklerin mutlaka tıbbi açıdan değerlendirilmesi ve susuzluğu engellemek için vücut sıvısının eksik bırakılmaması gerektiğini belirtti. Uyarılarda bulunan Kabak,“Yüksek ateş, özellikle küçük çocuklarda hızlı su kaybına neden olarak ‘dehidratasyon’a neden olabilir. Su, çorba, meyve suları verilebilecek iyi seçeneklerdir” diye konuştu. Kafein içeren kola ve çay gibi içecekler idrar söktürücü etkisinden dolayı su kaybına neden olacağını ve bu nedenle içirilmemesi gerektiğini kaydeden Kabak, “Alın, şakaklar, koltuk altı, kasıklar ve bacak arkalarına ıslak ve ılık kompres uygulanması ateşi düşürmede oldukça etkili bir yöntemdir. Soğuk su ve alkol, ateşin yükselmesine ve titremeye sebep olacağından kullanılmamalıdır. Uygulanan kompresler sıkça değiştirilmelidir. Aşırı kıyafet giydirme ateşin daha fazla yükselmesine neden olabileceğinden, çocuklar çok az giydirilmeli, giysiler uyurken daha da azaltılmalıdır. Terletme yöntemi ile ateş düşürülemeyeceği gibi, daha fazla zarar verebileceği unutulmamalıdır. ‘Reye sendromu’ olarak bilinen ani karaciğer ve beyin hasarı ile seyreden hastalığa neden olduğu için, 12 yaş ve altındaki çocuklarda aspirinin, ateş düşürücü olarak kullanılmamalı” dedi.
ATEŞTE ACİL DURUMLAR
Ateşin çocuğun yaşına, mevcut hastalığına ve diğer bulguların varlığına göre değişiklik gösterdiğini anlatan Dr. Çağatay Kabak, çocuğun durumuyla ilgili yorum yapmakta zorluk çekildiğinde doktora danışılmasını istedi. Dr. Kabak, “3 ay veya daha küçük bebeğin ateşi makattan 38 derecenin üzerindeyse, 3-6 aylık bebeklerde ateş 38.3 ve üzerindeyse, 6 aydan büyük bebeklerde 40 derece ateş ölçülüyorsa, ateşle beraber ağlama susturulamıyor, ateşin düşmesine rağmen huzursuzluk devam ediyor, sürekli uyuklama hali, bilinç bulanıklığı ve sayıklama varsa ateşle beraber vücutta kızarıklık bulguları varsa, bebekte susuzluk bulguları (ağlarken gözyaşı olmaması, bıngıldakta çöküklük, dudak ve ağız içi kuruluğu, idrar miktarında azalma gibi) mevcutsa, daha öncesinde veya ateşli iken havale geçirmişse, 72 saatten daha uzun süre ateş devam ediyorsa, ateşle beraber öksürük, kulak, boğaz veya karın ağrısı, ense sertliği, sık idrara çıkma, idrar renginde değişiklik, kusma, ishal, eklemlerde kızarıklık, eklem hareketlerinde kısıtlılık ve şişme mevcutsa doktora başvurulmalıdır” diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.