Türk Halkı Genç Yaşta Kalp Krizi Geçiriyor

Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Lale Tokgözoğlu, kalp-damar hastalıklarının ülkemizde ve dünyada erişkinlerde bir numaralı ölüm nedeni olduğunu söyledi.Türk Kardiyoloji Derneği’nin (TKD) 31. Uluslararası Katılımlı Türk Kardiyoloji...

Türk Halkı Genç Yaşta Kalp Krizi Geçiriyor

Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Lale Tokgözoğlu, kalp-damar hastalıklarının ülkemizde ve dünyada erişkinlerde bir numaralı ölüm nedeni olduğunu söyledi.Türk Kardiyoloji Derneği’nin (TKD) 31. Uluslararası Katılımlı Türk Kardiyoloji...

Türk Halkı Genç Yaşta Kalp Krizi Geçiriyor
Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Lale Tokgözoğlu, kalp-damar hastalıklarının ülkemizde ve dünyada erişkinlerde bir numaralı ölüm nedeni olduğunu söyledi.
Türk Kardiyoloji Derneği’nin (TKD) 31. Uluslararası Katılımlı Türk Kardiyoloji Kongresi ulusal ve uluslararası düzeyde önde gelen akademisyenlerin katılımıyla Antalya’da başladı. 3 gün sürecek kongreyle ilgili Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Lale Tokgözoğlu, Gelecek Başkan Engin Bozkurt, Yönetim Kurulu üyeleri Necla Özer, Merih Kutlu, Genel Sekreter Adnan Abacı, Sinan Aydoğdu, Genel Sekreter Yardımcısı Enver Atalar tarafından basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda Tokgözoğlu, “Kalp-damar hastalıkları çağımızın salgınıdır ve gerek ülkemizde gerek dünyada erişkinlerde bir numaralı ölüm nedenidir” dedi.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerini paylaşan Lale Tokgözoğlu, “Türkiye’de kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin, 2013’te yüzde 39,6 iken, geçen yıl yüzde 40,4’e yükseldiğini ortaya koyuyor. Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü 2025’e kadar tüm dünyada kalp hastalıklarından erken ölümlerin yüzde 24 azaltılmasını hedefliyor. Türkiye’de Kalp ve Hastalıkları Önleme ve Kontrol Programı 2015-2019 Eylem Planı’nda temelini oluşturuyor. Eylem planına göre, büyük ölçüde insanların sağlıksız yaşam tarzı seçimlerinden kaynaklanan kalp ve damar hastalıkları önleyebilmek için bilinçlendirme çalışmalarına öncelik verilmesi gerekiyor” diye konuştu.
SİGARA VE HAREKETSİZLİK EN ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRÜ
Ülkemizde kalp damar hastalıklarının diğer Avrupa ülkelerine kıyasla daha fazla olması, sigara ve tütün ürünlerinin tüketiminin hala yüksek olmasına, giderek artan kilo alımına, hareketsizliğe ve sağlıksız beslenmeye bağlayan Tokgözoğlu, “Diyabetin görülme oranı özellikle kadınlarda hızla artmaktadır. Bu salgının kontrol altına almak için BM 2011 yılında yapılan bir toplantıda 25’25 diye adlandırılan bir proje kabul edilmiş ve bütün ülkeler tarafından imzalanmıştır” dedi.
TÜRKİYE HALKI DAHA GENÇ YAŞTA KALP KRİZİ GEÇİRİYOR
Prof. Dr. Adnan Abacı, “Avrupa’da ortalama 60-65 arası olarak kaydedilen kalp krizi yaşı, Türkiye’de 10 yaş daha erken bir ortalamada seyretmektedir. Aile içi evliliklerin fazla olduğu bölgelerde bu hastalık daha sık görülmektedir. Kalp krizi geçirdikleri sırada 45 yaşın altında olan kişiler özel bir hasta grubunu oluşturmaktadır. Ailevi hiperkolesterolemi, Türkiye gibi akraba evliliklerinin yaygın olarak gerçekleştiği ülkelerde ve farklı kapalı toplumlarda görülme oranı oldukça yüksek. Türkiye’de yaygın bir sağlık sorunu olan ailevi hiperkolestroleminin neden olduğu krizlerin yüzde 20’si 50 yaş öncesi gerçekleşirken, Avrupa’da erken kalp krizinin oranı yüzde 10’u geçmiyor” diye konuştu.
AMELİYATSIZ KALP KAPAK DEĞİŞİMİ HAYAL DEĞİL GERÇEK
Prof. Dr. Engin Bozkurt, bozulmuş ya da yeteri kadar görev yapamayan kalp kapaklarının değişiminde yaklaşık 50 yıldır açık kalp cerrahisinin kullanıldığını hatırlatarak, “Açık kalp ameliyatları risklerinden dolayı uzun zamandır anjiyo benzeri yöntemlerle kalp kapaklarını değiştirmek için araştırma yapılıyor. Dünyada ilk kez anjiyo yöntemine benzer şekilde kasık damarından girilerek aort kapağının değiştirilmesi 2002 yılında yapıldı. Bu uygulamanın 2007 yılındaki klinik uygulamada yaygınlaşması ile birlikte uygulama sayısı tüm dünyada katlanarak artmaya başladı. Başlangıçta TAVİ işlemi sadece açık kalp cerrahisi yapılamayan ya da ancak çok yüksek riskle ameliyata alınabilecek aort darlığı hastalarına uygulanmıştır. Elde edilen başarı üzerine ameliyat riski daha düşük hastalara da tüm dünyada TAVİ işlemi uygulanmıştır. Dolayısı ile TAVİ, cerrahi olarak aort kapağı değişimine oldukça iyi bir alternatif olmaya başlamıştır. Ancak bu yöntem yalnızca bu konuda uzmanlaşmış merkezlerde yapılmalıdır” dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.