Sonbahar Yorgunluğu Hastalık Habercisi Olabilir

Sonbahar Mevsiminde Sürekli Yorgun Olduğunu Ayrıca Alerji Ve Metabolizma Sorunları Yaşadıklarını Dile Getiren Pek Çok İnsan Bulunuyor. Çoğu Zaman Mevsim Geçişlerinden Kaynaklandığı Düşünülse De Farklı Hastalıkların Habercisi De Olabiliyor.

Sonbahar Yorgunluğu Hastalık Habercisi Olabilir

Sonbahar Mevsiminde Sürekli Yorgun Olduğunu Ayrıca Alerji Ve Metabolizma Sorunları Yaşadıklarını Dile Getiren Pek Çok İnsan Bulunuyor. Çoğu Zaman Mevsim Geçişlerinden Kaynaklandığı Düşünülse De Farklı Hastalıkların Habercisi De Olabiliyor.

Sonbahar Yorgunluğu Hastalık Habercisi Olabilir
Sonbahar mevsiminde sürekli yorgun olduğunu ayrıca alerji ve metabolizma sorunları yaşadıklarını dile getiren pek çok insan bulunuyor. Çoğu zaman mevsim geçişlerinden kaynaklandığı düşünülse de farklı hastalıkların habercisi de olabiliyor.
Estetik International Sağlık Grubu doktorlarından Dr. Mustafa Kemal Ataönder, “Günlük yaşantımız içerisinde yaşanan stres, çevre kirliliği, sigara ve alkol kullanımı, diğer kötü alışkanlıklar, hazır pek çok gıdanın içine konulan katkı maddeleriyle birlikte bedenimizi tam manasıyla patlamaya hazır bir bomba haline getiriyor” dedi. Ataönder, “Yaşadığımız hastalık ve enfeksiyonların üzerine bir de hatalı beslenme alışkanlıklarımız eklenince vücudumuzun bir toksin deposu olması kaçınılmaz oluyor. İşte bu birikime yani toksinlere serbest radikaller adını veriyoruz. Bedenimizden uzaklaştırmanın yolu ozon terapiden geçiyor” diye konuştu.
SERBEST RADİKALLER YÜZÜNDEN OKSİDATİF STRES YAŞIYORUZ
Serbest radikallerin vücutta hücre dokularına yerleşerek zaman içinde birikme yaptığını ve en sonunda hücre zarına zarar verdiklerini belirten Dr. Mustafa Kemal Ataönder, “İşte bu hasara oksidatif stres adı veriliyor. Kısaca biriken serbest radikaller yüzünden yorgunluk yani oksidatif stres yaşanıyor. Bunlarla boğuşan vücutta ise metabolizma sorunları, nedeni anlaşılamayan ağrılar, alerji sorunların artması ve sürekli yorgunluk hali gözlemleniyor. Aterosklerotik hastalıklar, iskemik hastalıklar, serebrovasküler bozukluklar, amfizem, bronşit, Parkinson hastalığı, Alzheimer hastalığı, fibromyalji, gebelik preeklampsisi, serviks kanseri, alkolik karaciğer hastalığı, şeker hastalığı, akut renal yetmezlik, retrolental fibroplazi, oksidatif stresin ortaya çıkardığı bazı hastalıklardır. Ozon tedavisi ile oksidatif stresin azaltılmasının ve ya yok edilmesinin mümkün, hücrelere verilen zarar da önlenebilir” dedi.
OZON TERAPİ, DESTEKLEYİCİ BİR TEDAVİDİR
Ataönder, “Ozon terapiyi medikal estetik uygulamalar içinde selülit ve benzeri orta deri tedavileri için özellikle kullanıyoruz. Mevsim itibariyle kronik bir yorgunluk ve yapılan işlere odaklanamama gibi sorunlar da yaşanıyorsa ozon terapi var olan hastalıklarda iyileşmeyi ciddi anlamda destekler. Ozonun üç önemli etki mekanizması ile etki gösterdiğini ve oksidatif stresi dolayısıyla hücre ve organ hasarını engellediğini artık çok iyi biliyoruz. Tüm bu olumsuz tabloyu yenmek ve sağlıklı, dinç bir bedene kavuşmak için ozon terapi tercih edilebilir.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.