Şeker Hastalarını İlaçtan Ve İnsülinden Kurtaran Yöntem

Genel Cerrahi, Metabolik Cerrahi ve Obezite Uzmanı Opr. Dr. Kerim Güzel, Tip 2 şeker hastalığının dünyada giderek arttığını, başarıyla yapılan bu operasyonlarda hastanın hem ilaç hem de insülin kullanımından kurtulduğunu söyledi.Tip...

Şeker Hastalarını İlaçtan Ve İnsülinden Kurtaran Yöntem

Genel Cerrahi, Metabolik Cerrahi ve Obezite Uzmanı Opr. Dr. Kerim Güzel, Tip 2 şeker hastalığının dünyada giderek arttığını, başarıyla yapılan bu operasyonlarda hastanın hem ilaç hem de insülin kullanımından kurtulduğunu söyledi.Tip...

Şeker Hastalarını İlaçtan Ve İnsülinden Kurtaran Yöntem
Genel Cerrahi, Metabolik Cerrahi ve Obezite Uzmanı Opr. Dr. Kerim Güzel, Tip 2 şeker hastalığının dünyada giderek arttığını, başarıyla yapılan bu operasyonlarda hastanın hem ilaç hem de insülin kullanımından kurtulduğunu söyledi.
Tip 2 şeker hastalığının Dünya Sağlık Örgütü’nün verilere göre giderek arttığını, hastalığın ölümcül komplikasyonları başlı başına bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade eden Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Genel Cerrahi, Metabolik Cerrahi ve Obezite Uzmanı Opr. Dr. Kerim Güzel, bu sayının giderek arttığını söyledi.
Tip 2 şeker hastalığının mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini söyleyen Opr. Dr. Kerim Güzel, "Şeker hastalığı tüm organları etkilemekte ve sinsi şekilde ilerlemektedir. Ayrıca şeker hastalığı ve neden olduğu problemleri çözmek için daha fazla ilaç ve tedavi uygulanmasına neden olmakta ve giderek artan sağlık harcamaları ise ülkelerin ekonomisine büyük yük getirmektedir. Şeker hastalığı mutlaka komplikasyonlar gelişmeden tedavi edilmelidir. Şeker hastalığı birçok hastalığa ve organ hasarına neden olmaktadır. Şeker hastalığı tıbbi adıyla diyabet; pankreassın ürettiği insülin yetersizliği ya da insülinin dokular tarafından kullanılamamasından kaynaklanır. Böylelikle insülin olmayınca hücreler şekeri kullanamaz. Kandaki şeker miktarı artar ve çok artması ise dokulara zarar verir. Zamanla diyabet genelde kötüye giderek pankreas tarafından üretilen insülin miktarı çarpıcı şekilde azalır.
İlk başata tedavide kandaki şeker miktarını normal düzeye getirilerek özellikle göz ve böbrek hasarını önlemektir. Normale gelen kan şekeri düzeyleri ölüm, İnme kalp yetmezliği ve diğer komplikasyonların gelişme riskini azaltır. Tip 2 diyabet tedavisinde ilk hedef kan şekeri düzeyleri normale döndürülerek septomların iyileştirilmesidir. Sonraki hedefler ise göz ve böbrek hastalığı gibi uzun süreli komplikasyonlarla sinirlere ve kan damarlarına zarı engellemektir" dedi.
İLAÇ VE İNSÜLİNDEN KURTULUN
Opr. Dr. Kerim Güzel sözlerine şöyle devam etti: "Tip 2 diyabetin ilk adım tedavisi diyet ve egzersizdir. İlk adım tedavisi yetersiz ise pankreasın daha fazla insülin üretmesini tetikleyen ve insülinin daha çok işe yaramasına yardımcı olan, karbonhidratların bağırsakta emilimini azaltan ya da karaciğerde şeker üretimini azaltan ilaçlar hastaya verilir. Ancak ilaçlara rağmen ve yaşam tarzı değişiklerine rağmen kan şekeri kontrolsüz ise o zaman insülin tedavisine geçilir. Son zamanlarda obezite cerrahisindeki başarılar ve gelişmeler tip 2 diyabetin cerrahi tedavisi için umut olmuştur. Bu ameliyatlar tamamen kapalı (laporoskopik) yapılmaktadır. Bu ameliyatlar tip 2 şeker hastalığının tedavisinde ilaçlardan daha etkilidir ve hasta kullandığı ilaçları ve insülini bırakmaktadır. Bu ameliyatları obezite ameliyatlarından farklı tutmak gerekir. Bu ameliyatlar yeni ameliyatlar değildir. Bir kısmı 1970lerden beri yapılmaktadır. Yalnız laporoskopik cerrahinin gelişimi ile daha fazla yapılır hale gelmiştir."
BÜYÜK ORANDA BAŞARI SAĞLANIYOR
Dr. Kerim Güzel açıklamasını şöyle tamamladı: "Bu ameliyatlarda amaç yiyeceklerin bir an önce ince bağırsağın ileum kısmına ulaştırılmasıdır. Ve ince bağırsakta özelliklede ileum da sindirim sırasında salınan GLP_1 hormonunu aktive etmekten geçmektir. Bu hormon pankreastan insülin üretimini artırmakta ve periferdeki insülin direncini kırmaktadır. Ayrıca, pankreasta insülin üreten hücrelerin arttırır böylelikle de kan şekeri normale gelir. Cerrahi tedavi insülin duyarlılığını artırdığı için diyabet süresi daha kısa olan ve insülin rezervi daha yüksek olan kişilerde başarı daha yüksektir. Hatta başarı yüzde yüze yakındır. Normalde bu ameliyatlardaki başarı oranı yüzde 85 ile 95 arasında değişmektedir. Yeni başlamış diyabet ve yeni insüline başlamış hasta için cerrahi tedavi başarısı yüzde yüze yakındır. Ameliyatların tamamı laporoskopik yapılmakta ve dünya standartlarında tedavi sunmaktayız. Şu ana kadar yaptığımız tüm hastalarda ilaçlar kesildi ve insülin kullanan hastamız yok."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.