Savaş Ve Zorunlu Göçün Çocuk Ruh Sağlığı’na Etkisi

Özellikle Ortadoğu Ülkelerinde Yaşanan İç Çatişmalar Ve Savaş Ortamı Ve Bunlarla İlişkili Zorunlu Göç Durumunun Önemli Bir Gündem Maddesi Haline Geldiğini Dile Getiren Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Koray Karabekiroğlu, Milyonlarca İnsanin Zorunlu Olarak Göçmen Durumuna Geldiğini Belirtti.

Savaş Ve Zorunlu Göçün Çocuk Ruh Sağlığı’na Etkisi

Özellikle Ortadoğu Ülkelerinde Yaşanan İç Çatişmalar Ve Savaş Ortamı Ve Bunlarla İlişkili Zorunlu Göç Durumunun Önemli Bir Gündem Maddesi Haline Geldiğini Dile Getiren Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Koray Karabekiroğlu, Milyonlarca İnsanin Zorunlu Olarak Göçmen Durumuna Geldiğini Belirtti.

Savaş Ve Zorunlu Göçün Çocuk Ruh Sağlığı’na Etkisi
Doç. Dr. Koray Karabekiroğlu, savaş ve zorunlu göçün, çocuk ruh sağlığına, aşırı korku, çaresizlik, dünyaya güven duygusunu yitirme, gelecekle ilgili aşırı ümitsizlik, depresyon, uyku sorunları, suçluluk duyguları gibi çok farklı psikiyatrik belirtiler de ortaya çıkabileceğini söyledi.
Özellikle Ortadoğu ülkelerinde yaşanan iç çatışmalar ve savaş ortamı ve bunlarla ilişkili zorunlu göç durumunun önemli bir gündem maddesi haline geldiğini dile getiren Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Koray Karabekiroğlu, milyonlarca insanın zorunlu olarak göçmen durumuna geldiğini belirtti. Ayrıca Karabekiroğlu, savaşlar ve göçler sebebiyle yüzbinlerce göçmen çocuğun çok zor şartlarda yaşamak zorunda kaldığını söyledi.
“ÇOCUKLARDA TRAVMA ETKİSİ ORTAYA ÇIKABİLİR”
Yaşanan şiddet olaylarına maruz kalmanın ve göçmen durumuna düşmenin çocuk ruh sağlığı üzerine etkileri üzerine açıklama yapan Doç. Dr. Koray Karabekiroğlu, “Savaş ya da terör saldırılarda ölenlerin yakınları, saldırıda yaralananlar, olay yeri yakınında olup da yaralanmadan etkilenenler ve tanık olanlar ruhsal olarak doğrudan ve şiddetle etkileneceklerdir. Öte yandan, bu saldırıların ruhsal etkileri, konuyla ilgili haber ve görüntüleri, yorumları TV, radyo ya da gazetelerden izleyenler üzerinde de travma etkisi ortaya çıkabilir. Çocuklar ’içe kapanma’, ’aşırı gerginlik hali’, ’duygularını hissedememe’, ’tepki verememe’, ’bulunduğu ortamı ya da durumu tam algılayamama’, ’düşünmeden, otomatik hareket etme’ vb. belirtiler gösterebilirler. Aşırı korku, çaresizlik, dünyaya güven duygusunu yitirme, gelecekle ilgili aşırı ümitsizlik, depresyon, uyku sorunları, suçluluk duyguları gibi çok farklı psikiyatrik belirtiler de ortaya çıkabilir. Bulantı, karın ve baş ağrısı, sık tuvalete gitme, iştahsızlık görülebilir. Bu duyguları azaltmak için haber alma gereksinimini karşılayacak bir ölçüyü aşacak bir sürede TV başında ilgili konuyla ilgili programları izlemeyin. Yaşadığınız duyguları, karşılaştığınız olayları konuşmaktan kaçınmayın. Bu belirtiler bir haftadan uzun sürüyor ve yaşamınızı etkiliyorsa psikiyatrik destek almayı ihmal etmeyin. Çocuklara yardımcı olabilmenizin ilk koşulu sizin, duruma hakim, sakin, güven verici, tutarlı bir tutum içinde olmanızdır. Çocuklarınızı yanınızdan uzaklaştırmayın, beslenme, barınma, ilgi gereksinimlerini doğrudan siz karşılayın. Çocuklarınızın sizin yakınlığınıza her zamankinden daha çok ihtiyacı olduğunu unutmayın (bedensel yakınlığı, elini tutmayı, sarılmayı ihmal etmeyin). Öte yandan bu yakınlığınızı aşırı bir koruyuculuğa dönüştürmeden sürdürmelisiniz. Korku, kızgınlık gibi duygularını ifade etmelerine izin verin, ağlamalarını önlemeyin, tekrarlayan sorularına yanıt verin. Çocuklarınızı rahatlatmak için ’Geçti’ ya da ’Bir şey olmaz’ demek yerine olası travmalarda yapması gerekenler konusunda bilgi verin” dedi.
“KORUYUCU AİLE MODELİ UYGULANABİLİR”
Çocukluk yaşlarının telafisinin bazen mümkün olmayabileceğini söyleyen Karabekiroğlu, "Bu nedenle öncelikle çocukların temel ihtiyaçları, sırasıyla; güvenlik, barınma, temiz ve sağlıklı gıda, eğitim, oyun, vb. acilen karşılanmalı. Koruyucu aile modeli uygulanabilir. Ülkemizde bu çocukların bakımını geçici olarak da olsa üstlenmek isteyecek çok sayıda gönüllü aile var. Bu yöntem hem daha sağlıklı hem de daha ekonomik. Psikiyatrik belirtileri olan çocukların tedavisi ve rahabilitasyonu yapılmalı. Öncelikle de psikolojik sorunların durum tespiti için bilimsel yöntemleri kullanan araştırmalar yapılmalı ve bunlara kaynak aktarılmalı” diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.