"Obezite Ameliyatlarında Ekip Çalışması Başarıyı Artırıyor"

İzmir Özel Gazi Hastanesi Obezite Cerrahisi Kliniği Sorumlusu Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Serdar Kaçar, Obezite Ameliyatlarında Ekip Çalişmasinin Başarıyı Pozitif Yönde Etkilediğini Söyledi.

"Obezite Ameliyatlarında Ekip Çalışması Başarıyı Artırıyor"

İzmir Özel Gazi Hastanesi Obezite Cerrahisi Kliniği Sorumlusu Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Serdar Kaçar, Obezite Ameliyatlarında Ekip Çalişmasinin Başarıyı Pozitif Yönde Etkilediğini Söyledi.

"Obezite Ameliyatlarında Ekip Çalışması Başarıyı Artırıyor"
İzmir Özel Gazi Hastanesi Obezite Cerrahisi Kliniği Sorumlusu Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Serdar Kaçar, obezite ameliyatlarında ekip çalışmasının başarıyı pozitif yönde etkilediğini söyledi.
Türkiye’de ve dünyada obez hasta sayısı her geçen gün artarken, tüp mide ameliyatları ile gerçekleşen mide küçültme operasyonları çağın hastalığına çözüm oluyor. İzmir Özel Gazi Hastanesi Obezite Cerrahisi Kliniği Sorumlusu Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Serdar Kaçar, Obezite Koorditörü Fatma Aykanat ve Bariyatrik Diyetisyen Tuba Kılınç, obezite tedavisinde ekip çalışmasının önemini anlattı. Elde edilen cerrahi başarının yanı sıra ekip çalışmasının ve hasta takibi süreçlerinin tedavide çok önemli olduğunu belirten Kaçar, “Ekip çalışması çok önemli. İki ayrı bir, hiçbir zaman iki etmez. Bir ekip çalışmasında bir artı bir en az iki buçuk eder, bazen 3 bile ettiği olur. Ekip çalışması başarıyı pozitif yönde etkiler” diye konuştu.
HASTANIN MOTİVASYONU ARTMALI
Hastaların ameliyat sonrasındaki beslenme ve spor takiplerinin bünyelerindeki ekip tarafından yapıldığına dikkat çeken Doç.Dr. Kaçar, “Hastanın her zaman arkasındayız, yanındayız. En az cerrahinin başarısı kadar hastanın o desteği hissetmesi de önemlidir. Bu sayede hastanın motivasyonu artıyor. Sen kıymet verince o da kendisine daha fazla kıymet veriyor” dedi.
Ameliyat öncesi ve sonrasında hasta takibinin önemli olduğuna değinen Klinik Koorditörü Fatma Aykanat, ameliyat olmaya karar veren hastaların, ameliyat sonrasında tüm kurallara uyması gerektiğini söyledi. Ameliyat öncesinde hastaların tüm kontrollerinin yapıldığını anlatan Aykanat, şöyle konuştu: “Operasyon öncesinde ölçümler, vücut analizleri yapılıyor. Eğer hasta, ameliyat için uygunsa kendisine ameliyat öncesi ve sonrasındaki aşamaları anlatıyoruz. Burada karşılıklı güven çok önemlidir. Hasta ve yakınlarıyla A’dan Z’ye uygulanacak tüm adımları görüşüyoruz. Bu yola birlikte çıkacağımızın kararı verildiğinde ameliyat öncesi tetkikleri yapmaya başlıyoruz. Hastanemizde öncelikle hastamıza Check Up yapılıyor. Tetkikler sonucunda kardiyoloji, anestezi, dahiliye uzmanlarından görüş alınıyor. Buradaki amaç; hasta ameliyata girmeden önce ufak bir soru işaretinin kalmamasını sağlamaktır. Ameliyat öncesi tetkiklerde bir problem çıkmaz ve doktorlardan onay alınır ise, ameliyat günü planlanıyor.”
Ameliyattan sonraki süreçte hastayı takip etmenin ve sürekli iletişim halinde olmanın önemli olduğunu dile getiren Aykanat, “Ameliyattan sonraki süreçte sürekli irtibat halinde oluyoruz. En ufak bir soru işaretinde bizi 7/24 arayabileceklerini söylüyoruz. Hasta asla kendi karar vermemeli, arayıp bize sormalıdır” şeklinde konuştu.
AMELİYAT SONRASI BESLENME
Klinikte görevli Bariyatrik Diyetisyen Tuba Kılınç ise, hastaların ameliyat sonrasında midelerinin küçülmesi sebebiyle beslenmelerine çok dikkat etmesi gerektiğini vurgulayarak, “Hastalar ameliyat sonrası beslenmeleri konusunda ciddi desteğe ihtiyaç duyuyor. Operasyon sonrası protein ihtiyaçları artıyor. Mide hacimleri normal insanlara göre çok küçülmesi nedeniyle hastaların mideleri çok çabuk doluyor. Bu yüzden hastaların çok küçük öğünlerle çok sık beslenmesi gerekiyor. Kaloriye dayalı bir diyet vermiyoruz. Hastanın vücudunda kullanabileceği karbonhidrat ve yağı zaten mevcuttur. Hızlı kilo kaybına uğradıkları için kas yıkımını engellemek amacıyla yiyeceklerinde protein içeriğini artırıyoruz” dedi.
Kılınç, hastaların operasyon sonrasında ilk 21 gün sıvı ve yumuşak gıdalarla beslendiğini, 22. günden itibaren sindirimin büyük kısmını ağızda yapacak şekilde normal bir beslenme düzenine geçildiğini anlattı. Kılınç, hastanın ideal kiloya gelinceye kadar kırmızı parça et, kuru bakliyat, aşırı baharat, asitli içecek, kafein, alkol, şeker ve un tüketmesinin yasak olduğunu sözlerine ekledi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.