Kürtaj Doğum Kontrol Yöntemi Değildir

İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, Kürtajla İlgili Yazılı Açıklama Yaptı.

Kürtaj Doğum Kontrol Yöntemi Değildir

İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, Kürtajla İlgili Yazılı Açıklama Yaptı.

Kürtaj Doğum Kontrol Yöntemi Değildir
İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, kürtajla ilgili yazılı açıklama yaptı.
İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, insanların istedikleri zaman istedikleri sayıda çocuk sahibi olmaları için birtakım doğum kontrol yöntemlerine ihtiyaç duyduklarını söyledi.
Prof. Dr. Buyru, “Kürtaj kadının sağlığını olumsuz etkileyen bir yöntem. Aile planlaması ya da doğum kontrol yöntemi değildir. Ancak zorunlu durumlarda başvurulması gereken bir yöntem. İstenmeyen gebelikler nedeni ile kürtaja başvuran kadınların sayısında bir artış ortaya çıkıyor. Kürtaj bir doğum kontrol yöntemi değildir, altını çizerek söylüyorum ve kadın sağlığını olumsuz etkileyen bir işlemdir. Hiçbir kadın da güle oynaya kürtaj olmaz. İstenmeyen bir gebelik ortaya çıktığında çok da üzülerek hekim açısında da hasta açısından da kadın açısından da sevimsiz bir yöntem. Sağlık Bakanlığı’nın verilerinde de anlaşılacağı gibi önceki yıllara göre, spiral ve doğum kontrol ilacının kullanımında bir azalma var. Kürtaj sayısında bir miktar artma söz konusu” dedi.
Faruk Buyru, birden fazla kürtaj olduğunda ya da kürtaj sayısı arttığında rahim içinde yapışıklık olma ihtimalini arttığını belirterek, “Kürtaj sonrasında enfeksiyon ihtimali ve kanama riski artar. Yine çok nadir görülse de rahimde delinme, kadın yaşamını tehdit edici, özellikle yasal olmayan büyük gebeliklerin sonlandırılması sonucunda anne yaşamını tehdit edecek bir takım riskler de ortaya çıkabilir” şeklinde konuştu.
“DOĞUM KONTROLÜNDE GELENEKSEL YÖNTEMLER VAR”
Buyru, çiftlerin güvenilir bir doğum kontrol yöntemi ile korunması ve bunu bıraktıktan sonra da sağlıklı bir şekilde gebelik ve çocuk sahibi olmalarını arzu ettiklerini ifade ederek, “Doğum kontrolünde geleneksel yöntemler var. Bunlar hiçbir zaman gerçek doğum kontrol yöntemi değildir ve koruyuculuğu da tartışılır. Her zaman istenmeyen bir gebelik ile karşı karşıya kalmaları söz konusu olabilir. Burada üzülerek belirteyim ki ülkemizde en sık başvurulan yöntemler bunlar. Güvenilir yöntem deyince en çok kullanılması gereken doğum kontrol ve spiral uygulanmasıdır. Doğurganlığını tamamlamış çiftlerde tüplerin bağlanması da olabilir. Bunlar yüzde yüze yakın oranda gerçekten korunma sağlayan yöntemlerdir. Ama nedense korkular nedeni ile ilaçların yöntemlerin birtakım yan etkileri nedeni ile çiftler ya bu yöntemlere hiç başvurmuyorlar ya da başvurduktan sonra yarıda bırakıp geleneksel yöntemlerle korunmayı amaçlıyorlar, bu nedenle istenmeyen gebelikler ortaya çıkabiliyor” diye konuştu.
“DOĞUM KONTROL YÖNTEMİ OLARAK HAP KULLANILMASI KISIRLIK ORANINI ARTIRMAZ”
Spiral ya da doğum kontrol hapı kullananlarda gebelik oranının yüzde 1’in altında olduğunu belirten Prof. Dr. Faruk Buyru, “Oran olarak bakacak olursanız, Türkiye’de doğurganlık çağındaki kadınların yüzde 5 kadarı doğum kontrol hapı kullanıyor. Bazı toplumlarda bu rakam yüzde 50’lere çıkabiliyor. Örneğin Almanya’da çok sık kullanılıyor. İran ve Mısır’da bile bizden daha çok doğum kontrol hapı kullanıldığını söylemek mümkün. Spiral kullanma oranı biraz daha fazla. Biraz daha uzun süreli korunma sağladığı için. Ama o da istenilen oranlarda değil. Tabi bir takım ön koşulları var, geçirmiş olduğu hastalıklar, aileden gelen bir takım hastalık riskleri bunların hepsini göz önüne alıp ona başvurmak gerekir. Doğum kontrol haplarının çok da sık olmayan damar tıkanmaları 10 binde 5’lik, 10’luk rakamlarda görülen yan etkileri var. Toplumda kullanılmamasının nedeni acaba bıraktıktan sonra çocuk sahibi olabilir miyim kısırlık yapar mı veya kanser riskini artırır mı diye düşündüklerinden. Fakat bunun cevabı artık bugün net olarak veriliyor. Doğum kontrol yöntemi olarak hap kullanılması kısırlık oranını artırmaz kanser riskini artırmaz, tam tersine rahim içi ve yumurtalık kanseri gibi bir takım hastalıklar doğum kontrol hapı kullananlarda çok daha az görülüyor” dedi.
“YAN ETKİLERİ DOĞUM HAPLARINDAN ÇOK DAHA FAZLA”
Prof. Dr. Faruk Buyru, Türkiye’de ertesi gün haplarının da kullanıldığını belirterek, “Bu yöntem ilk 72 saat içinde korunma sağlayabiliyor. Ne kadar geç uygulanırsa koruyuculuğu o kadar azalıyor. Yan etkileri doğum haplarından çok daha fazla. Ertesi gün hapları adet düzensizliği, bulantı gibi yan etkilerin yanı sıra, doğum kontrol hapı kadar güvenilir bir yöntem de değil. Hele ayda 1’den fazla kullanılacaksa bu önerilecek bir yöntem değil. Ayda en fazla 1 kere kullanılmalı. Güvenilir olmadığının da altını çizmek gerekiyor ertesi gün haplarının. Çünkü yüksek düzeyde hormon içeriyorlar, buna bağlı olarak yan etkileri fazla olabiliyor” ifadesini kullandı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.