Kurban Bayramı’nda Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

İl Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Köksal, kurban etlerinin, büyük parçalar şeklinde değil, birer yemeklik olacak şekilde küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetine veya yağlı kağıda sarılarak buzdolabının buzluk kısmında ya da derin...

Kurban Bayramı’nda Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

İl Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Köksal, kurban etlerinin, büyük parçalar şeklinde değil, birer yemeklik olacak şekilde küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetine veya yağlı kağıda sarılarak buzdolabının buzluk kısmında ya da derin...

Kurban Bayramı’nda Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
İl Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Köksal, kurban etlerinin, büyük parçalar şeklinde değil, birer yemeklik olacak şekilde küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetine veya yağlı kağıda sarılarak buzdolabının buzluk kısmında ya da derin dondurucuda saklanması gerektiğini söyledi.
Kurban Bayramı dolayısıyla açıklama yapan Dr. Yusuf Köksal, “Vatandaşlarımızın Kurban Bayramı münasebetiyle dini amaçla ve ibadet maksadıyla yerine getirdikleri kurban kesiminin gerekli dini hükümlere, uygun sağlık ve çevre şartlarına riayet edilerek yerine getirilmesi, başta hayvanlardan insanlara geçen (zoonotik) hastalıklar olmak üzere, sağlık, çevre, temizlik, etin işlenmesi, pişirilmesi, tüketilmesi gibi konularda halkımızın bilgilendirilmesi çevre ve toplum sağlığının korunması açısından önem arz etmektedir. Kurban Bayramı’nın en önemli özelliği; et yemekleri sunulan sofralar ve arkasından gelen tatlı ikramlarıdır. Kırmızı et; doymuş yağ ve kolesterol içeriği en yüksek besindir. Kesildiği an itibariyle serttir ve sindirimi zor olduğundan mide-barsak hastalığı olan bireyler, tüketirken dikkat etmelidirler. Kesilip, birkaç gün buzdolabında bekletildikten sonra tüketilmesi, sindirim problemlerini ortadan kaldıracaktır. Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için; kalp-damar hastalığı, diyabet (şeker hastalığı) ve yüksek tansiyonu olan kişiler, Kurban Bayramı’nda yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli, kısıtlı miktarlarda tüketmeli ve aşırıya kaçmamalıdır. Etleri kavurma veya kızartma olarak tüketmek etin hem sindirimini zorlaştırmakta hem de vitamin ve mineral kaybına neden olabilmektedir. Etleri fırınlanmış, ızgara ve haşlama olarak tüketmeye özen göstermek uygundur. Ayrıca yine vitamin ve mineral kaybı olmaması açısından etler hızlı değil, hafif veya orta sıcaklıkta uzunca süre pişirilmelidir” dedi.

Gün içinde birden fazla kez et tüketmenin hem sindirim sistemini hem de kalp damar sağlığını olumsuz etkileyebileceğinden ortalama bir insanın günlük 50-100 gram arasında et tüketmesinin genel sağlığın korunması açısından önemli olduğunu vurgulayan Köksal, “Daha fazla alınan protein ise enerjiye çevrilirken açığa çıkan üre böbreklerin yükünü artırmaktadır. Bu da yeteri kadar sıvı alınmazsa vücudun susuz kalmasına neden olabilmektedir. Bu yüzden günlük 2-2.5 lt sıvı tüketimine özen gösterilmelidir. Etlerin yapısında posa bulunmadığından bir öğünde çok fazla tüketilebilmektedir. Bunu önlemek için yemeğe mutlaka çorbayla başlanmalı, etin yanında sebze ya da salata da tüketilmelidir” diye konuştu.

KURBAN ETLERİNİN SAKLANMASI

İl Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Köksal şöyle devam etti: “Kesilen etlerin korunması ve saklanması insan sağlığı açısından çok önemlidir. Kurban etleri, büyük parçalar şeklinde değil, birer yemeklik olacak şekilde küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetine veya yağlı kağıda sarılmalı ve buzdolabının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Bu şekilde hazırlanan etler, buzlukta -2 derecede birkaç hafta, -18 derece derin dondurucuda ise daha uzun süreyle saklanabilir. Etler kolaylıkla bozulabilen potansiyel riskli besinlerdir. Etlerin dondurulduktan sonra tekrar çözünmesi bazı ‘mikroorganizmalar’ için üreme ortamı oluşturur ve bu da sağlığımızı tehdit eder. Çözünen et hemen pişirilmeli ve tekrar dondurulmamalıdır. Etlerin, ‘oda ısısında açıkta bırakılacak şekilde değil’, buzdolabının alt bölmesinde çözünmesi sağlanmalıdır. Derin dondurucuda saklanan etin buzdolabının sebzelik kısmının üstüne konularak çözünmesi beklenebilir. Etin çabuk çözünmesi amacıyla uygulanan kalorifer, soba üzerinde çözünme, oda sıcaklığında bekletme gibi yöntemler, insan sağlığı açısından tehlikeli sonuçları da beraberinde getirmektedir.”

KURBAN BAYRAMI’NA ÖZEL BESLENME ÖNERİLERİ

Dr. Yusuf Köksal, Kurban Bayramı’na özel beslenme önerilerini şöyle sıraladı:
"Güne hafif bir kahvaltı ile başlanmalıdır. Az ve sık beslenmeye özen gösterilmeli, gün içerisinde 4 saatten uzun süre aç kalınmamasında dikkat edilmelidir. Öğünlerde aşırı besin tüketilmemesine özen gösterilmeli, eğer bir öğünde tek bir besinden çok tüketilmiş ise diğer öğünde diğer besin gruplarıyla öğün dağılımı dengelenmelidir. Çay, kahve ve asitli içeceklerin tüketiminde aşırıya kaçırılmamalıdır. Ana öğünlerde mümkün olduğunca sebze ve salata tüketilmesi sağlanmalıdır. Şekerlemelerden ve çikolatalardan uzak durulmaya çalışılmalı, ağır hamur tatlıları yerine sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmeli, günlük tatlı tüketimi 1 porsiyonu (1 orta boy kase) geçmemelidir. Bayram ziyaretlerinin genel olarak belirli bir düzen içinde yapıldığını düşünüldüğünde ikram edilecek yiyecekler ve öğün planı hakkında önceden bir fikir yürütmek mümkündür. Ziyaretlerde tüketilecek besinler hesaplanarak öğün planlaması yapılmalıdır. Günde en az yarım saat tempolu yürüyüş yapılmalı ve ev içindeki hareketlilik arttırılmalıdır.”

KURBAN SEÇİMİ VE KESİMİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Kurban seçimi ve kesiminde dikkat edilecek hususlara da değinen Köksal, şu bilgileri verdi:
“Hastalık yapan ve bozulmaya neden olan mikroorganizmaların ete bulaşmasının önlenmesi, ette mevcut mikroorganizma sayısını azaltmak veya kabul edilebilir bir seviyeye indirmek ve mikroorganizmaların üremelerini ve toksin salgılamalarını engellemek için kesim, yüzme ve parçalama işlemlerinin serin yerlerde yapılması son derece önemlidir. Kurban bayramında kurbanların belediyelerin belirlediği kurban kesim yerlerinde ya da mezbahalarda kestirilmesi, kurbanlık hayvanın kesinlikle veteriner hekim kontrolünden geçmiş sağlıklı hayvan olduğuna dikkat edilmesi, kesim işleminin hijyenik yerlerde ve ehil insanlar tarafından yapılması, kesim sonrası hayvanların hastalıklı organlarının ve atıklarının gelişigüzel ortalığa atılmaması ve köpek gibi etçil hayvanlara kesinlikle çiğ olarak yedirilmemesi, kesilen hayvanlara ait kistli iç organlar ve her türlü atığın derin bir çukura gömülüp bulunabiliyorsa sönmemiş kireç dökülerek kapatılması, kurban kesen kasap ve yardımcıları ile kurban sahiplerinin etle temas eden uzuvlarında yara olmaması, bu durumda olanların kesim, yüzme ve et taksimi işini yapmaları zorunlu ise hijyenik eldiven kullanmaları, parklarda, yol kenarlarında, kamuya açık alanlarda; bize, yakışmayan görüntülerin oluşmaması, resmi kurumların denetiminde olan ve belediyelerimizin sağladığı kurban kesim yerlerinin tercih edilmesi kurban atıklarının toprağa gömülmesi gerekmektedir.”

KURBAN KESİMLERİ SIRASINDA CİDDİ YARALANMALAR

Kurban kesimleri sırasında ciddi yaralanmalarla karşılaşılabildiğine dikkat çeken Sağlık Müdürü Köksal, açıklamasını şöyle tamamladı: “Bunlar genelde el ve parmaklarda; bazen kolda ve nadiren de diğer vücut bölümlerinde yüzeysel ya da derin tendon kesileri şeklinde olabilmektedir. Bu tür yaralanmalarda öncelikle yapılması gereken kanamayı durdurmak ve kesi ortamının temiz tutulmasını sağlamaktır. Kurban kesim alanı düşünüldüğünde de ilk olarak yaralı bölgenin mümkün olan en çabuk biçimde temiz suyla yıkanarak baskı yöntemi ile kanamasının durdurulmaya çalışılması gerekir. Bunun için tampon vazifesi görecek temiz bir bez ile yara bölgesine en az 5 dakika basınç uygulamak yeterli olacaktır. Bunun yanında turnike dediğimiz kanayan organın yukarısını (vücutla arasındaki bölgeyi) uzun bir bağla (ip, kravat, çorap v.b.) sıkıca bağlamak kanamayı durdurabilir. Ayrıca parmak, el, kol, bacak gibi kopan bir uzvun ya da parçanın, belli bir süre içerisinde hastaneye yetiştirilmesi gerekir. Bu tip durumlarda hemen 112 Acil sağlık hizmetleri aranıp bilgi verilmeli telefondaki yetkilinin yönlendirmesi doğrultusunda işlem yapılmalıdır.
Yaraya tütün basmak, şekere batırmak, yara üzerine tuz sürmek ya da yara içine tentürdiyot doldurmak gibi kulaktan dolma yöntemler hem dolaşım ve hem de enfeksiyon anlamında birçok hataya neden olmaktadır.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.