Karaciğer Hastaları ET Yerken Dikkat

Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, Kurban Bayramı Öncesi Karaciğer Hastalarını Et Tüketimi Konusunda Uyararak, "mutlaka Veteriner Kontrolünden Geçmiş Kurbanlık Alın Ve Kesilen Kurbanı 1-2 Gün (24-48 Saat) Soğutucuda Beklettikten Sonra Tüketin. Etleri Kesinlikle Oda Sıcaklığında Çözdürmeyin, Buzdolabında Veya Mikrodalga Fırında Çözdürün. Pişireceğiniz Miktarda Et Çözdürün, Çözdürülen Etleri Hemen Pişirin, Tekrar Dondurmayın” Dedi.

Karaciğer Hastaları ET Yerken Dikkat

Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, Kurban Bayramı Öncesi Karaciğer Hastalarını Et Tüketimi Konusunda Uyararak, "mutlaka Veteriner Kontrolünden Geçmiş Kurbanlık Alın Ve Kesilen Kurbanı 1-2 Gün (24-48 Saat) Soğutucuda Beklettikten Sonra Tüketin. Etleri Kesinlikle Oda Sıcaklığında Çözdürmeyin, Buzdolabında Veya Mikrodalga Fırında Çözdürün. Pişireceğiniz Miktarda Et Çözdürün, Çözdürülen Etleri Hemen Pişirin, Tekrar Dondurmayın” Dedi.

Karaciğer Hastaları ET Yerken Dikkat
Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, Kurban Bayramı öncesi karaciğer hastalarını et tüketimi konusunda uyararak, "Mutlaka veteriner kontrolünden geçmiş kurbanlık alın ve kesilen kurbanı 1-2 gün (24-48 saat) soğutucuda beklettikten sonra tüketin. Etleri kesinlikle oda sıcaklığında çözdürmeyin, buzdolabında veya mikrodalga fırında çözdürün. Pişireceğiniz miktarda et çözdürün, çözdürülen etleri hemen pişirin, tekrar dondurmayın” dedi.
Et pişirirken haşlama, fırın, ızgara yöntemlerinin tercih edilmesini isteyen Diyetisyen Şebnem Kandıralı, “Mangal yapacaksanız et ile ateş arasında 15 cm mesafe bırakın. Etleri kömürleşecek şekilde kızartmayın. Bu hem vitamin, mineral kaybına neden olur hem de kanserojen madde oluşumunu arttırır. Özellikle kurban etlerinde ızgara ve mangal yöntemiyle pişirmede etin iyi pişmiş olmasına mutlaka dikkat edin. Genellikle bu yöntemlerde etin iç kısımlarının iyi pişmemesinden ve hayvanlardaki hastalıkların insanlara geçme riskinden ötürü ızgara ve mangaldan ziyade etleri kaynatma yöntemi ile pişirmeye ağırlık vermeye çalışın. Kavurma ve kızartmalardan uzak durun. İlla ki kavurma yapacaksanız kuyruk yağı ve tereyağ gibi doymuş yağdan zengin katı yağları tercih etmeyin. Kendi suyunda kısık ateşte pişirin. Et koyduğunuz yemeğe bir daha yağ eklemeyin. Etin kendi yağı pişirmek için yeterlidir” diye konuştu.
Kırmızı etin hayvansal proteinin ana kaynaklarından olduğunu kaydeden Kandıralı, şunları söyledi:
“Demir, çinko ve B12 gibi vitamin ve mineraller içerir ancak kolesterol ve doymuş yağdan da zengindir. Demir emilimini arttırmak için etin yanına C vitamininden zengin koyu yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, pazı, semizotu, brokoli vb.) veya salata (domates, biber, marul, maydanoz, roka, dereotu, tere vb.) tercih edin. Et tüketiminde porsiyon kontrolünü iyi ayarlamak gerekir. Kişi başı günde 3-4 (90-120 gr) köfte kadar et tüketilebilir. Etin yağlı kısımlarını mutlaka ayırın, sakatatları tüketmeyin. Yağlı etler özellikle yaşlılar, şeker hastaları, kalp ve damar hastaları, karaciğer hastaları, mide-bağırsak rahatsızlıkları olanlar, kan yağları yüksek bireyler, kilo vermek isteyenler ve kolesterolü yüksek bireyler için oldukça zararlıdır. Her gün et yemeyin. Sebze, meyve ve tahıllardan zengin bir beslenme planı oluşturun. Et sindirimi zor bir besin olduğundan mümkünse öğle yemeklerinde tercih edin. Fazla tüketilen et aynı zamanda midede şişkinliğe, hazımsızlığa, aşırı protein alımından ötürü ürik asit seviyelerinin yükselmesine, bunun sonucu olarak gut hastalığı ve böbrek taşı oluşum riskine ve vücuttan kalsiyum atımının artmasına neden olur. Aşırı yağlı, tuzlu ve soslu besinlerden uzak durun. Kremalı, şerbetli, hamur tatlı tüketiminden ziyade ara öğünlerde haftada 1-2 gün sütlü veya meyveli tatlıları tercih edin. Mevsimi itibariyle elma, armut, kabak ve ayva tatlısı tercih edilebilir. Çikolata tüketeceksek tercihinizi yüzde 50-70 kakao içeren bitter çikolatalardan yana kullanın. Çay, kahve tüketiminde aşırıya kaçmayın. Hazır meyve suları, gazlı, kolalı içeceklerden uzak durun. Su tüketimini arttırın. Bunun yanı sıra ayran, şekersiz limonata, komposto, hoşaf, hazımsızlığa ve şişkinliğe faydalı rezene, adaçayı, zencefil vb. bitkisel çaylar tercih edilebilir. Fiziksel olarak her daim aktif olun. Açık havada yapacağınız yürüyüşleri günlük rutininizin bir parçası haline getirin.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.