Kanserde Yeni Tedavi Yöntemi ’İmmünoterapi’

Acıbadem Adana Hastanesi İç Hastalıklar Ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Abalı, Son Zamanlarda Kanser Tedavisinde Kullanılmaya Başlanan İmmünoterapi’nin (bağışıklık Sistemi Terapisi) Kemoterapiye Göre Daha Etkin Olduğunu Ve Yan Etkisinin De Daha Az Olduğunu Söyledi.

Kanserde Yeni Tedavi Yöntemi ’İmmünoterapi’

Acıbadem Adana Hastanesi İç Hastalıklar Ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Abalı, Son Zamanlarda Kanser Tedavisinde Kullanılmaya Başlanan İmmünoterapi’nin (bağışıklık Sistemi Terapisi) Kemoterapiye Göre Daha Etkin Olduğunu Ve Yan Etkisinin De Daha Az Olduğunu Söyledi.

Kanserde Yeni Tedavi Yöntemi ’İmmünoterapi’
Acıbadem Adana Hastanesi İç Hastalıklar ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Abalı, son zamanlarda kanser tedavisinde kullanılmaya başlanan İmmünoterapi’nin (Bağışıklık Sistemi Terapisi) kemoterapiye göre daha ektin ve yan etkisinin daha az olduğunu söyledi.
Son yıllarda İmmünoterapi’nin ağırlığının arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Abalı, “Bağışıklık sistemi ile kanserin ilişkisi yıllar boyunca çok araştırıldı ve yeni yeni aydınlatılmaya başlandı. Özellikle de kanserin, bağışıklık sisteminin taramasından ve kontrolünden nasıl kaçtığı ortaya çıkartıldı. Bu bilgiyle de yeni tedaviler geliştirildi” dedi.
Daha önceden de kullanılan İmmünoterapi’nin yeterince hedefe yönelik olmadığı için başarı düzeyinin yüksek olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Abalı, “Vücudumuza yabancı bir madde ya da bir mikrop geldiği zaman bağışıklık sisteminin hücreleri aktive oluyorlar ve yabancı mikrobu temizlemek üzere harekete geçiyorlar. Mikroplar temizlendikten, savunma gerçekleştikten sonra ise bu bağışıklık sistemi reaksiyonunun sınırlandırılması gerekiyor. Tümör hücrelerinin önemli bir kısmının bağışıklık sistemini bu sınırlandırıcı mekanizmaları kullanarak atlattığı ortaya çıktı. Şöyle ki; sitotoksik T lenfositler normalde tümör hücresiyle karşılaştığında onun bu tümör hücresini yok etmesini bekliyoruz. Ancak lenfosit üzerindeki PD1 dediğimiz immun yanıtı durduran, bir düğme görevi gören bir reseptör bulunmaktadır. Tümör hücresi bu yere geliyor ve o yere bağlanarak T hücresini kapatıyor. Böylece T hücresinin kendisine karşı reaksiyon geliştirmesine engel oluyor. Şimdi bu mekanizma çözüldü ve tümör hücresinin T hücresini bu şekilde kapatmasını engelleyen yeni ilaçlar geliştirildi. Bunlara da Anti-PD1 tedavi deniliyor” diye konuştu.
“KEMOTERAPİYE DİRENÇLİ HASTALARA VERİLİYOR”
Prof. Dr. Hüseyin Abalı, immünoterapi konusunda birçok klinik araştırma bulunduğunu belirterek, “Bazı tümörlerin bunlarda etkin olduğunu gördük. En başta, bir cilt kanseri olan melanomda bunu görmüştük. Son dönemde yassı hücre dışı kanserde, böbrek kanserinde Anti-PD1 tedavinin işe yaradığını, kemoterapiden daha üstün olduğunu ve bundan elde edilen cevabın da daha kalıcı olduğunu gözlemledik” dedi.
“Anti-PD1 tedavi kemoterapiye göre çok daha az yan etkiye sahip olup belli hastalık grubunda daha etkilidirler. Şu anda en önemli soru hangi hastanın Anti-PD1 tedaviye cevap vereceğidir. Bu konuda araştırmalar halen devam etmektedir” diyen Prof. Dr. Abalı, bu tedavilerin maliyetinin yüksek olduğunu ve ülkelerin bütçelerini zorlayacak gibi göründüğünü de sözlerine ekledi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.