Günde Ortalama 50 İle 100 Tel Saç Kaybı Normal

Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Berna Şanlı, dış görünümün çok önemli bir parçası olan saçların dolgunluğu, parlaklığı ve canlılığının son derece önemli olduğunu belirterek, saç sağlığında sorun yaşayan kişiler...

Günde Ortalama 50 İle 100 Tel Saç Kaybı Normal

Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Berna Şanlı, dış görünümün çok önemli bir parçası olan saçların dolgunluğu, parlaklığı ve canlılığının son derece önemli olduğunu belirterek, saç sağlığında sorun yaşayan kişiler...

Günde Ortalama 50 İle 100 Tel Saç Kaybı Normal
Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Berna Şanlı, dış görünümün çok önemli bir parçası olan saçların dolgunluğu, parlaklığı ve canlılığının son derece önemli olduğunu belirterek, saç sağlığında sorun yaşayan kişiler için PRP ve saç mezoterapisinin iyi bir çözüm olduğunu söyledi.
Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Berna Şanlı, saç dökülmelerine ilişkin yaptığı açıklamada, bu konuda ne zaman endişelenileceğinin iyi bilinmesi gerektiğini sbelirterek, kulaktan dolma bilgiler yerine uzman bir doktora danışmanın her zaman birinci seçenek olduğunu kaydetti.
Prof. Dr. Şanlı, “Saç dökülmelerinde ne zaman endişelenelim ? Saç dökülmesi hangi noktaya kadar normaldir ? Altta yatan bir hastalık var mıdır ? Bu gibi soruların doğru yanıtlarını vermek ancak konunun uzmanı bir doktor muayenesi ve gerektiğinde tahliller sonucu ortaya konulabilir. Günde ortalama 50 ile 100 tel saç kaybı normaldir. Çünkü saç sürekli kendini yeniler, saçımız sağlıklı ise günlük dökülen bu 50 ile 100 tel saçın yerine yenileri gelir. Ancak dökülme bu sayının üzerindeyse veya saçın belli bölgelerinde belirgin azalma-açılma varsa ya da yoğun dökülen saçlar farkedilmese bile zamanla saç hacmi azaldıysa, bu noktada araştırma ve olasılıkla tedavi gerekir” dedi.
Prof. Dr. Berna Şanlı, saç dökülmelerinde öncelikle saç köklerine ilişkin bir “hastalığın” olup olmadığının araştırıldığını ifade ederek, genellikle saç ve saçlı deri muayenesiyle tanının konulabileceğini belirtti.
SAÇ DÖKÜLMELERİNDE TEŞHİS ÖNEMLİ
Deri muayenesiyle tanı konulamaması durumunda “dermatoskop” denilen deri mikroskopu kullanılarak, gerekirse saçlı deriden biyopsi alınarak hastalığın tespit edileceğini hatırlatan Dr. Şanlı, “Alopesi areata (saçkıran), liken, lupus, skatrisyel alopesi gibi hastalıklar, saçlarda dökülme yapan, genellikle biyopsi ve patolojik inceleme ile tanı koyulan ve doğrudan medikal tedavi gerektiren hastalıklardır. Bir takım vitamin eksiklikleri, kansızlık, hipertiroidi (guatr) da saç dökülmesi yapabilen diğer durumlardır. Bunlarda öncelikle eksik olan maddelerin yerine konulması gereklidir. Doğum kontrol hapları, kanser ilaçları gibi bazı ilaçlar da saç dökülmesine sebep olabilmektedir. Saçın sürekli, gergin ve sıkı bir şekilde toplanması, çok sert ve zorlayarak fırçalanması da dökülmeye neden olabilen diğer nedenlerdir” diye konuştu.
Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof.Dr. Berna Şanlı, şiddetli hastalıkların, yoğun veya ani stresler, önemli travmalar, ameliyatlar ve doğum sonrasında, “telogen saç dökülmesi” denilen, saç köklerinin genellikle sağlam kaldığı yoğun bir dökülme yaşanabildiğine işaret etti.
SAÇLARINIZ KABUSUNUZ OLMASIN
Erkeklik tip saç dökülmelerinde ise genellikle genetik nedenlerle saç köklerinin giderek zayıflayarak (minyatürleşerek) yok olduğunu kaydeden Prof. Dr. Şanlı şunları kaydetti:
“Şu anda piyasada erkeklik tipi saç dökülmelerinde etkili olduğu iddia edilen binlerce losyon, şampuan, tablet, bitkisel ürün bulunmaktadır. Aslında bu tip saç dökülmelerinde etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış olan yalnızca 2 “ilaç” bulunmaktadır. Bir uzman doktor kontrolünde kullanılabilecek olan bu ilaçlar finasterid ve minoksidildir. Finasterid yalnızca erkeklerde kullanılabilmektedir. Hem finasterid hem de minoksidil kullanıldığı sürece etkilidir. Bırakıldığında saçlar yeniden dökülmeye devam eder. Üstelik ilaç bırakıldığında, kullanıldığı sırada dökülmeyen saçlar da dökülür. Diğer yandan tedavide bu iki ilaç tercih edilecekse, yan etki riskleri açısından mutlaka uzman doktor kontrolünde kullanılmalıdır.”
ETKİNLİĞİ KANITLANMIŞ PRP VE SAÇ MEZOTERAPİSİ
Dr. Şanlı, son dönemde bu konudaki başarısı kanıtlanmış PRP ve saç mezoterapisinin incelen-zayıflayan saç köklerini güçlendirdiğini ve dökülmeyi duraklattığını söyledi.
PRP uygulamasında bu başarıyı, kişinin kendi kanında bulunan trombosit denen hücrelerde bulunan bir takım büyüme maddelerinin sağladığını, mezoterapide ise bu amaçla çeşitli vitaminler, mineraller ve saçı besleyen diğer maddeler kullanıldığını bildirdi.
Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı Prof.Dr. Berna Şanlı, PRP veya mezoterapi solüsyonunun çok ince iğneler yardımıyla, steril bir şekilde doğrudan deri içine uygulandığını ve bu sayede etken maddelerin doğrudan hedef dokuya ulaşması sağlandığını ifade ederek; “PRP birer ay arayla ortalama 4 seans, mezoterapi ise on beşer gün arayla genellikle 8 ila 10 seans uygulanır. Hissedilen etki, dökülmenin durması ve incelmiş saçların güçlenmesidir” dedi.
Prof. Dr. Berna Şanlı, PRP veya mezoterapi uygulamasını pekiştirmek için uygulamanın, mikroiğneleme (dermapen veya roller) şeklinde de yapılabileceğini kaydederek, mikroiğneleme tekniğinde çok küçük iğneler yardımıyla ciltte binlerce kanalcık açıldığını PRP veya mezoterapi ilaçları deriye bu kanallar yardımıyla verildiğini sözlerine ekledi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.