Erkeklerin Korkulu Rüyası Sertleşme Problemi

Üroloji Uzmanı Op. Dr. Serdar Geyik “ülkemizde 40 Yaş Üstü Her Üç Erkekten Birisinde Rastlanan Sertleşme Sorununu, Cinsel Birleşme İçin Tatmin Edici Sertleşme Halini Yeterince Sağlayamama Ya Da Koruyamama Durumu Olarak Tanımlayabiliriz. İlerleyen Yaş, Beslenme Alışkanlıkları, Yoğun Stres, Sigara Ve Alkol Kullanımı Ya Da Diyabet, Yüksek Tansiyon Ve Damarsal Hastalıklar Gibi Rahatsızlıklar Da Sertleşme Sorununa Yol Açabilir” Diye Konuştu.

Erkeklerin Korkulu Rüyası Sertleşme Problemi

Üroloji Uzmanı Op. Dr. Serdar Geyik “ülkemizde 40 Yaş Üstü Her Üç Erkekten Birisinde Rastlanan Sertleşme Sorununu, Cinsel Birleşme İçin Tatmin Edici Sertleşme Halini Yeterince Sağlayamama Ya Da Koruyamama Durumu Olarak Tanımlayabiliriz. İlerleyen Yaş, Beslenme Alışkanlıkları, Yoğun Stres, Sigara Ve Alkol Kullanımı Ya Da Diyabet, Yüksek Tansiyon Ve Damarsal Hastalıklar Gibi Rahatsızlıklar Da Sertleşme Sorununa Yol Açabilir” Diye Konuştu.

Erkeklerin Korkulu Rüyası Sertleşme Problemi
Dünyada her 10 erkekten 4 ünde görülen sertleşme sorunu olarak bilinen erektil disfonksiyon ED rahatsızlığı, en çok diyabet hastalarında görünüyor. Şimdilerde ise sertleşme sorunu cerrahi yöntemler dışında, 2000’li yıllarda kardiyoloji alanında kullanılmaya başlayan Doğrusal Şok Dalga Tedavisi (LSWT) ile tedavi edilebiliyor.
Üroloji uzmanı Op. Dr. Serdar Geyik, hiçbir yan etkisi olamayan bu yeni yöntem LSWT ile, hastaların kısa sürede, ağrısız, ameliyatsız sertleşme problemlerinden kurtulduklarının altını çizerek, “Ülkemizde 40 yaş üstü her üç erkekten birisinde rastlanan sertleşme sorununu, cinsel birleşme için tatmin edici sertleşme halini yeterince sağlayamama ya da koruyamama durumu olarak tanımlayabiliriz. İlerleyen yaş, beslenme alışkanlıkları, yoğun stres, sigara ve Alkol kullanımı ya da diyabet, yüksek tansiyon ve damarsal hastalıklar gibi rahatsızlıklar da sertleşme sorununa yol açabilir” diye konuştu.
Özel Adana Ortadoğu Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Serdar Geyik 40 yaşından sonra erkeklerde görülen sertleşme sorununun (ED) diyabet hastası erkeklerde 3 kat daha fazla olduğunu belirterek, “Diyabette oluşan nöropati ve sertleşme sorununda gidişatı belirleyen faktör mikrovasküler (kılcal damar) yataktır. Yani büyük ana damarda çoğu zaman dikkate değer problem olmayabilir. Olayın belirleyicisi mikro düzeyde ince vasküler (damarsal) yataktır ki sinir sisteminin beslendiği damar yatağıdır” dedi
Diyabet hastalarındaki iyileşme sorununun altında yatan ana faktörün ana damar hasarı değil, asıl dokuyu ve hücreleri besleyen kılcal damar yatağının hasar görmesi olduğunu belirten Op. Serdar Geyik, “Diyabetin doğal sürecinde damar ve sinir hasarı zaman zaman kısa ve uzun vadede erkeklerde ereksiyon ve cinsel fonksiyonlarda kayba neden olur. Artık teknolojinin de ilerlemesi ile, erektil disfonksiyon erkeklerin korkulu rüyası olmaktan çıktı. Doğrusal Şok Dalga Tedavisi (LSWT) ile yetersiz kanlama olan bölgeye şok dagaları gönderiliyor ve bu sayede işlevini kaybeden damarlar yeniden iyileşiyor” dedi.
LSWT tedavisinin ağrısız, hiçbir cerrahi müdahale olmadan, ilaç kullanmaya gerek duyulmadan yapıldığının altını çizen Op. Dr. Serdar Geyik, “Hastalarda yaşa bağlı faktörler haricinde genç diyabet hastalarda diyabetin neden olduğu erektil disfonksiyonunda etkilidir. Yapılan çalışmalarda yüzde 82 oranında kaybedilen damarların yeniden iyileştiği, geliştiği kanıtlanmıştır. Çalışmalarda hastalara öncesi ve sonrasında penil anjiyolar uygulanmış, anjiyolar neticesinde penise gelen kan akımının arttığı kaybedilen küçük damar dallanmalarının yeniden oluştuğu, gerek nöral (sinir), gerek vasküler (damarsal) yatağa olumlu etkileri olduğu gözlenmiştir” dedi.
Op. Dr. Serdar Geyik sadece diyabetli hastaların değil, sertleşme sorunu olan erkeklerin utanmalarına, sorularını saklamalarına gerek olmadığını belirterek, “LSWT yöntemiyle 4 haftada, 4 seans, toplam 80 dakikada bu sorundan kurtulabilirler” dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.