Dr. Erhan Düzenli, Yaz Mevsimindeki Tehlikelere Dikkat Çekti

Medicana Konya Hastanesi Başhekim Ve Acil Tıp Uzmanı Uzm. Dr. Erhan Düzenli Güneşli Havanın, Doğanın Ve Tatilin Tadını Çikarirken Aslında Birçok Tehlike İle De Karşı Karşıya Olduğumuzu Belirtti.

Dr. Erhan Düzenli, Yaz Mevsimindeki Tehlikelere Dikkat Çekti

Medicana Konya Hastanesi Başhekim Ve Acil Tıp Uzmanı Uzm. Dr. Erhan Düzenli Güneşli Havanın, Doğanın Ve Tatilin Tadını Çikarirken Aslında Birçok Tehlike İle De Karşı Karşıya Olduğumuzu Belirtti.

Dr. Erhan Düzenli, Yaz Mevsimindeki Tehlikelere Dikkat Çekti
Medicana Konya Hastanesi Başhekimi ve Acil Tıp Uzmanı Dr. Erhan Düzenli, yaz mevsiminde en çok karşılaşılan tehlikenin güneş çarpması olduğunu belirterek, güneş çarpması ile birlikte karşı karşıya kalınan diğer tehlikelerin boğulma, güneş yanıkları, arı ve böcek sokması, mikroplu sular ve bu suların özellikle çocuklarda neden olduğu ishal rahatsızlıkları olduğunu söyledi.
Yaz mevsiminde alınacak önlemlerin insanın kendi elinde olduğunu belirten Uzman Dr. Erhan Düzenli, bu tehlikelerle karşı karşıya kalındığında yapılması gerekenleri şu şekilde sıraladı: "Yazın gelmesiyle hiç şüphesiz çocuk boğulma kazası oranları artmakta. Çocukların sahil güvenlikli alanlarda ebeveynlerin gözetimi altında denize girmeleri, istenmeyen sonuçların oluşmaması açısından son derece önemlidir. Boğulma gibi acil bir durum olursa yetkili kurtarma görevlisini çağırmalı, daha sonra hasta ısıtmalı, ağzındaki suyu boşaltmak için başı yan çevirmeli, daha sonra genel durum muayenesi yani solunum, dolaşım muayenesi yapılarak temel yaşam desteği uygulanmalıdır. Ardından acil yardım ekibi çağırmak gerekir. Artan sıcaklarla birlikte güneş çarpması ve güneş yanıklarına karşı özenli olunmalı. Güneşin yakıcı olduğu 11.00 ile 15.00 saatleri arasında çocukların güneş altında olmaması gerekir. Günün her saati güneşe çıkmadan en az 5 dakika önce 30’un üzerinde koruma faktör olan güneş kremi sürülmesi de önemlidir. Nitekim koruma faktörlerinin üzerindeki rakamların aynı zamanda güneşin zararlı etkilerinden korunma süresini dakika olarak belirtmektedir. Güneş yanıkları genellikle yüzeysel yanıklardır yani birinci derece yanıklardır. Eğer böyle bir yanık oluştuysa yanık olan bölümü soğuk suyla soğutun, ağrı kesici alın veya deriyi yenileyici içerisinde avit ve çinko içeren kremler kullanın. Ağrı kesici de verebilir."
Dr. Düzenli, güneş çarpmanın belirtilerini de şu şekilde sıraladı: "Ateş yükselmesi, halsizlik, baygınlık ve kusma olabilir. Güneş çarpmasına karşı güneşten korunmak için neler yapılmalıdır? Bir anda başlayan baş ağrısı, kusma, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü, halsizlik gibi durumlarda hemen gölge ve serin bir bölgeye geçmeli, bol sıvı almalısınız. Tansiyon düşüklüğü olursa ayakları kalp seviyesinin üstüne kaldırarak dolaşımı hızlandırmak da etkili olacaktır. Çocuklarımızı saat 10.00-15.00 arasında güneşlendirmemek veya bu saatler arasında gölge bir alanda bulunmak güneşle dost kalabilmenin en iyi yoludur. Sıcak havalarda özellikle su tüketiminin arttırılması gerekmektedir. Ayrıca güneş çarpması etkisini azaltmak için kafanın ıslatılmasından vazgeçilmelidir. Su güneş ışınlarını kırdığı için, güneşin zararlı etkilerini arttırmaktadır. Mümkün olduğunca açık renk ve pamuklu kumaşlar giymek gerekmektedir. Sentetik her türlü giysiden uzak durulmalıdır. Ayrıca aşırı yağlı ve ağır yemekleri de tüketmemeye özen gösterilmelidir."
"SICAKLARDA İSHAL VE SIVI KAYBINA DİKKAT"
Sıcaklardan dolayı karşılaşılabilecek ishal ve sıvı kaybına dayalı hastalıklara da dikkat etmek gerektiğini kaydeden Dr. Düzenli, “Sıcak havalarda besin zehirlenmesi görülme olasılığı daha yüksektir. Bu durum yiyeceklerin uygun şartlarda saklanmaması sonucu gerçekleşmektedir. Güvenilen ve sürekli gidilen yerlerin tercih edilmesinde faydalıdır. Et, tavuk ve türevi yiyeceklerin kokusuna ve rengine dikkat ederek tüketilmesi gerekmektedir. Süt ve süt ürünleri de sıklıkla ishal ile sonuçlanan besin zehirlenmelerine neden olmaktadır. Ayrıca içmek için kapalı satışı yapılan suların seçilmesi doğru olacaktır. Sebze-meyve türevi yiyeceklerin bol suyla yıkanmasına özen gösterilmelidir. Sebze ve meyveleri yıkadıktan sonra kısa süre de olsa sirkeli suda bekletmek, suyun önleyemediği bazı mikroplardan arınmasını sağlamaktadır. Eğer bunlara dikkat etmemize rağmen besin zehirlenmesi gerçekleşmiş ise, kusma ve ishali ilk 24 saat önlemek mikrobun ve sizi zehirleyen besinlerin vücuttan atılmasını engelleyerek daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bu süreçte bol su tüketimi ile kaybedilen sıvının yerine konması gerekmektedir. Besin tüketildikten 24 saat sonra ishal/kusma devam ediyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Aşırı halsizlik ve göz kararması gibi şikayetleriniz var ise bu rahatsızlıkları hissettiğiniz anda sağlık kuruluşuna başvurmak gerekmektedir. Bu durumu önlemek için tüketilen ürünlere dikkat edilmeli ve güvenilmeyen yerlerde bir şey yenmemelidir” ifadelerini kullandı.
"HAVUZ SULARINDA HİJYENE ÖNEM VERİN"
Yaz aylarında özen gösterilmesi gereken bir başka konu ise çocukların havuzlarda oluşabilecek mikrop ve bakterilerden etkilenmesi olduğunu söyleyen Dr. Düzenli, “Hijyen kurallarına uyulmayan havuzlar enfeksiyonların oluşumuna neden olurken, fazla klorlanmış havuzlar ise çocuklarda alerjik hastalıklara neden olabiliyor. Toplu ve denetimsiz kullanılan havuzların hijyen açısından tercih edilmemesi gerekmektedir. Hijyen kurallarına uygun olarak bakımı yapılan havuzlara girilmeli ve havuza girmeden önce ve sonra mutlaka duş alınmalıdır. Bu hem havuzun temizliğini korumak, hem de havuzdan sonra var olan klor-bakteri gibi zararlı maddeleri uzaklaştırmak için önemlidir. Havuzdan kaynaklanan enfeksiyonların yanı sıra, ıslak kıyafetlerle uzun süre oturmak da aynı oranda enfeksiyona ve özellikle kız çocuklarda idrar yolu mantar enfeksiyonlarına neden olmaktadır. Havuzlarda hijyen sağlamak için kullanılan bazı kimyasallar alerjik etki yaratabilmektedir. Alerjik bünyesi olan kişilerin klor kokusu aldıkları havuzlara daha temkinli girmesi önerilmektedir” dedi.
"YAZ AYLARINDA ARI VE BÖCEK SOKMALARINA DİKKAT"
Arı sokması durumunda ebeveynlerin panikle iğneyi çıkarmaya çalışmaması ve bir doktora başvurmasının önem taşıdığını ifade eden Dr. Düzenli, “Böcek sokması gibi durumlarda, bölgenin kaşınması ya da değişik kulaktan dolma uygulamaların yapılması sıradan bir sağlık sorununu ciddi boyuta taşımaktadır. Böcek sokması olan bölgeye soğuk uygulama yaparak kan dolaşımının yavaşlatılması sağlanabilir. Böylece vücuda giren zehirli maddenin genel dolaşıma geçmesi engellenmektedir. Bu süre zarfında muhakkak en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak gerekmektedir. Yılan ısırması: Yara suyla yıkanır, üzerine buz koyulur. Şişme varsa el veya bacak yükseğe kaldırılır. Kesinlikle emme veya kesme işlemi yapılmaz. Isırılan yerin üst kısmı kemer, kumaş bezle sıkılarak kanın vücuda yayılması önlenir. Akrep sokması durumunda: Isırılan bölgeye buz uygulanır, ısırma sonrasında uyuşukluk, kas spazmları, kusma, karın ağrısı, havale gibi durumlar gözleniyorsa acilen doktora başvurulmalıdır.Alerjik yapısı olan kişilerin böceklerden korunma yollarını hekimine danışarak öğrenmesi ve önlemini alması hayat kurtarıcıdır. Arı sokmalarındaki en tehlikeli durum, solunum yollarında şişme meydana gelerek nefes alınmasını zorlaştırmasıdır. Bu durumda acil olarak ambulans çağrılması ya da en yakın hastaneye gidilmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.
Yaz aylarında özellikle çocukların travmaya daha fazla maruz kaldıklarını dile getiren Dr. Düzenli, düşme, kırılma, burkulma durumlarında; şişlik ve morluk varsa soğuk buz torbasıyla soğuk kompres yapılmasının ve o bölge hareket ettirmemeleri gerektiğini sözlerine ekledi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.