Diyabetik Gebelikte Dikkat Edilmesi Gerekenler

Özel Doğa Hospital dahiliye uzmanı Dr. Selim Kum, "Diyabetik gebelerde organizmanın artmış glikoz ve insülin ihtiyacının dengelenmesi hem anne hem de çocuk açısından önemlidir. Aksi takdirde bebeklerde kalp iskelet sistemi anomalileri, gebe...

Diyabetik Gebelikte Dikkat Edilmesi Gerekenler

Özel Doğa Hospital dahiliye uzmanı Dr. Selim Kum, "Diyabetik gebelerde organizmanın artmış glikoz ve insülin ihtiyacının dengelenmesi hem anne hem de çocuk açısından önemlidir. Aksi takdirde bebeklerde kalp iskelet sistemi anomalileri, gebe...

Diyabetik Gebelikte Dikkat Edilmesi Gerekenler
Özel Doğa Hospital dahiliye uzmanı Dr. Selim Kum, "Diyabetik gebelerde organizmanın artmış glikoz ve insülin ihtiyacının dengelenmesi hem anne hem de çocuk açısından önemlidir. Aksi takdirde bebeklerde kalp iskelet sistemi anomalileri, gebe kadında ise erken doğum, düşük, iri doğum veya ölü doğum yapma riski artmaktadır" dedi.
Özel Doğa Hospital dahiliye uzmanı Dr. Selim Kum, diyabet ve gebelik ile ilgili açıklamalarda bulundu. Kum, "Gebelikte vücudun enerji ihtiyacı artmıştır. Çocuğun gelişimi için gerekli enerjiyi sağlamak için daha fazla glikoza gereksinim duyulur. Bu nedenle gebelerde kan şekeri normalde göre düşük düzeydedir. Karbonhidrat alımında azalma sonucunda hücreye yeterli glikoz giremezse, enerji öncelikle yağlardan sağlanır ve idrarda keton cisimleri görülür. Gebelikte, kanda yeterli insülin hormonu olmaması, buna karşın glikoz gereksiminin artması nedeniyle ketoza yatkınlık artar. Ketozis, hem çocuğun gelişimi, hem de gebenin sağlığı açısından tehlikeli sonuçlar doğuracak bir durumdur. Ayrıca gebelikte progesteron, östrojen, kortizon, laktojen, vb. hormonların artışı insüline karşı bir direnç gelişmesine sebep olur" dedi.
HAMİLELİĞİN ŞEKER HASTALIĞI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ
Gebeliğin şeker hastalığı üzerine etkileriyle ilgili olarak Uzman Dr. Selim Kum, "Diyabetik gebe ile diyabetik olmayan gebe arasındaki en önemli fark, diyabette ketosidoz riskinin artmasıdır ayrıca mevcut insülin direnci de tabloyu daha ağırlaştırabilir. Gebelerde insülin gereksinimi, gebe olmayanlara oranla daha fazladır. Diyabetik gebelerde gebelik öncesine göre özellikle ilk 3 aydan sonra insülin ihtiyacı artmıştır. Diyabetik gebelerde organizmanın artmış glikoz ve insülin ihtiyacının dengelenmesi hem anne hem de çocuk açısından önemlidir. Aksi takdirde bebeklerde kalp iskelet sistemi anomalileri, gebe kadında ise erken doğum, düşük, iri doğum veya ölü doğum yapma riski artmaktadır" ifadelerini kullandı.
HAMİLELİĞE BAĞLI GELİŞEN GESTASYONEL DİYABET
Gebelikle birlikte gelişen ’Gestasyonel Diyabet’in gebelik sonrası genellikle düzeldiğini vurgulayan Kum, "Gebelik öncesi yeterli insülin salgılayabilen pankreas hücreleri gebeliğin ilerlemesiyle yeterli insülin salgılayamaz, bu nedenle daha önce diyabet belirtisi olmadığı halde gebelik boyunca kan şekeri yükselebilir. ‘Gestasyonel Diyabet’ olarak isimlendirilen bu tablo, gebelik bitiminde genellikle düzelir. Genellikle ailesinde çok sayıda diyabetik kişiler bulunan, 30 yaşın üzerinde, fazla kilolu hamileler gestasyonel diyabet açısından risk taşırlar" dedi.
ŞEKER HASTALARININ HAMİLELİK PLANLAMALARI
Şeker hastalığında doğum planlamasının önemli olduğunu belirten Dr. Kum, "Gebe kalmasında yaşamsal risk bulunmayan diyabetik anne adayları fetüsün uygun sağlık ve gelişimini sağlamak amacıyla gebe kalmadan en az 3 ay öncesinden sıkı bir kontrole alınmalıdır. Diyabette metabolik kontrolün sağlanması ve komplikasyon gelişiminin önlenmesi veya ilerlemenin durdurulması açısından diyabet yaşı küçük, diyabete bağlı organ bozuklukları olmayan genç anne adaylarında risk düşüktür. Diyabet yaşı büyük, göz ya da sinir sistemi gibi organlarda başlangıç halinde bozukluklar teşhis edilmiş kişilerde, ya da ileri yaştaki annelerde ise risk yüksektir. Organ bozuklukları ilerlemiş diyabetiklerde ise, gebelik bu bozukları arttıracağı için hamileliği izin verilmez" ifadelerini kullandı.
Gebelikte kan şekeri takibiyle ilgili olarak Kum, "İdeal açlık kan şekeri düzeyi 60-90 mg/dl, tokluk kan şekeri düzeyi ise 120-130 mg/dl’dir. Gebelik döneminde haftada en az 2 gün kahvaltıdan önce ve 2 saat sonra, öğle ve akşam yemeğinden önce ve gece 11.00’de olmak üzere günde 5 kez kan şekeri ölçümü yapılmalıdır. Gebelikte kan şekeri yükselmeden de idrarda şeker çıkabilir (Renal gliközüri). Bu nedenle günlük idrar glikoz takipleri ve aseton takibinin yapılması gerekir. Üst üste iki gün idrarda aseton tespit edildiğinde hastanın acilen doktoru ile görüşmesi gerekir" dedi.
HAMİLELİK DÖNEMİNDE DİYABET TEDAVİSİ
Gebelik süresince diyabet tedavisi ile ilgili olarak Selim Kum, "Gestasyonel diyabetik hastalarda, metabolik kontrol diyet ile sağlanabiliyorsa, tedaviye diyete uyum kontrolleri ile devam edilir. Metabolik kontrolü ideal düzeyde olmayan, fakat kan şekeri değerleri ideal düzeylerin biraz üzerinde olan hastalarda ve metabolik kontrollü iyi olmayan kan şekeri değişken olan diyabetiklerde vakit geçirilmeden insülin tedavisine başlanmalıdır. Gebeler kesinlikle oral anti diyabetik ilaçlar kullanamazlar. Gebelik boyunca toplan kilo alımı 10-13 kg’ı aşmamalıdır" ifadelerini kullandı.
DOĞUM ÖNCESİ VE SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR
Selim Kum sözlerine şöyle devam etti: "Diyabetik gebeye tercihen 38. Haftadan itibaren doğum yaptırılabilir. Süre 40 haftayı aşarsa veya fetusun 4000 gr üzerinde olduğu tahmin ediliyorsa tercihen sezeryan uygulanmalıdır. Anne karnında hiperglisemiye maruz kalan bebek insülin salgılamaya başlar ve doğumdan sonrada insülin salgılamaya devam eder. Bu nedenle yeni doğan çocukta en sık görülen metabolik bozukluk, kan şekeri düşüklüğüdür. Doğumu takiben bebeğin kan şekerinin ölçülmesi ve en az iki hafta süre ile sıkı bir şekilde kan şekeri takibi, hipoglisemilerin saptanması ve tedavisi açısından önem taşır. Bebekte hipoglisemi saptanırsa ya erken beslenme programına alınmalı ya da hipoglisemi alınmalı ya da hipoglisemi ağırsa içinde dekstroz bulunan serum verilmelidir".
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.