Çocuklarda Ergenlik Dönemi Değişmeleri

Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Dr. Gülsüm Figen Günindi

Çocuklarda Ergenlik Dönemi Değişmeleri

Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Dr. Gülsüm Figen Günindi

Çocuklarda Ergenlik Dönemi Değişmeleri
Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Dr. Gülsüm Figen Günindi, alınan gıdalar içinde bulunan hormon ve katkı maddeleri, fiziksel koşullar, kullanılan plastik malzemeler ve oyuncaklar içindeki hormon benzeri etki yapan kimyasalların erken ergenliğe neden olabildiğini söyledi.
Medical Park Samsun Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Kliniği’nden Uzm. Dr. Gülsüm Figen Günindi “ergenlik dönemi” hakkında bilgi verdi. Dr. Günindi “Ergenlik, çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemidir. Ergenlik başlama yaşı kızlarda en erken 8, ortalama 10.5, en geç 13 yaş; erkeklerde en erken 9, ortalama 11.5, en geç 14 yaş olup, çocukların yüzde 95’i bu yaş aralıklarında ergenliğe girmektedir. Kızlarda meme büyümesi, genital bölgede kıllanma, kadınlara özgü yağ dağılımı; erkeklerde testislerin ve penisin büyümesi ile birlikte genital bölgede kıllanma, seste kalınlaşma, vücut kas kitlesinin artışı gibi cinse ait görünür değişiklikler ve üreme yeteneğinin kazanılması, hızlı boy uzaması gibi önemli gelişmeler olur. Ergenliğin sonuna doğru kızlarda adet kanamaları, erkeklerde ejakülasyon başlar ve bunlar olduktan bir süre sonra da boy uzaması durur. Çocukta fizyolojik, psikolojik ve sosyal açıdan birçok değişim gözlenir” dedi.
Uzm. Dr. Gülsüm Figen Günindi “Kızlarda 8, erkeklerde ise 9 yaşından önce ergenliğe ait belirtiler görülüyorsa çocuk erken ergenliğe girmiş olabilir. Erken ergenlik kız çocuklarında daha sıktır ve genellikle nedeni bilinmez. Ancak bazen altta yatan çok önemli bir tıbbi problem olabilir. Özellikle de erkek çocuklarda erken ergenliğin nedeni beyin abseleri ve enfeksiyonları, beyin tümörleri, yumurtalık-testis tümörleri, böbreküstü bezlerinin tümörleri ve hastalıkları olabilir” diye konuştu.
Kızlarda erken meme gelişiminin her zaman erken ergenlik anlamına gelmediğini vurgulayan Dr. Günindi “Bazen kız çocuklarında beyindeki ergenlik merkezi çalışmaya başlamadan, yani yumurtalıklarda büyüme ve ergenlik gelişimi ile ilgili bulgular olmadan yalnızca meme gelişimi olabilir. Bu vakalar için erken meme gelişimi (prematür telarş) veya ‘normal erken ergenlik’ tanımı kullanılmaktadır. Genellikle 10.5 yaş civarında meme gelişimi başlayan bir kız çocuğunun yaklaşık 2 yıl sonra adet kanamaları başlamakta, bir hastalığa bağlı olmadan görülen erken meme gelişimini durumunda adet görme zamanı erkene kaymamaktadır. Fizik inceleme, hormonlar ve kemik yaşı normalse bu olgular takip edilmelidir. Takipte erken ergenlik gelişebilir ve tedavi gerekebilir. Bu nedenle düzenli aralıklarla kontroller önemlidir” şeklinde konuştu.
GERÇEK VE YALANCI ERKEN ERGENLİK
Uzm. Dr. Gülsüm Figen Günindi şöyle devam etti: “Hızlı kilo alan kız çocuklarında genital bölge veya koltuk altında tüylenmenin erken başlaması ve artan yağ dokusu ile birlikte meme gelişimi gözlenebilir. Bu durum böbrek üstü bezlerinde androjen adı verilen hormonların erken salgılanmasına bağlıdır ve bir hastalık belirtisi değildir. Bu çocukların adet görme yaşlarında erkene kayma olmadığı gibi boyları da olumsuz etkilenmez. Ailelerin endişe ile hastaneye getirdikleri çocukların çoğu 6-9 yaş arasındaki tek başına genital tüylenme veya meme gelişimi olan kızlardır. Gerçek erken ergenlik (santral), normalde ergenlik döneminde hipotalamus ve hipofiz bezindeki hormonların (gonadotropinler) salınımının artması ve bu hormonların erkeklerde ve kızlarda yumurtalıkları uyararak cinsiyet hormonlarının artışına neden olması ile oluşur. Yalancı erken ergenlik ise bu uyarı olmadan değişik nedenlerle cinsiyet hormonlarındaki (östrojen/testosteron) artış nedeniyle görülen durumdur. Gerçek erken ergenlik olgularına daha sık rastlanır.”
ERKEN ERGENLİK
Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Dr. Gülsüm Figen Günindi şu bilgileri verdi: “Erken ergenliğe giren çocuklar yaşıtlarından önce büyümeye başlarlar. Cinsiyet hormonlarının etkisi ile kemiklerdeki büyüme noktaları erken kapanır ve erişkin boyları kısa kalır. Yaşıtlarına göre daha gelişkin görünmek, özellikle kızların normalden erken dönemde adet görmesi psikososyal sorunlara yol açabilir. Altta yatan tıbbi bir problem varsa (beyin tümörleri gibi) ve tanıda gecikilirse hayatı tehdit edebilir. Dünyada ve ülkemizde son yıllarda erken ergenlik olguları artmaktadır. Aldığımız gıdalar içinde bulunan hormon ve katkı maddeleri, fiziksel koşullar, kullanılan plastik malzemeler, oyuncaklar içindeki hormon benzeri etki yapan kimyasallar da erken ergenliğe neden olabilir. Fast food ve yapay endüstri ürünleri ile beslenen çocuklarda gelişen obezitede vücut yağ oranı arttığı için erken ergenlik gelişebilir.”
TANI VE TEDAVİ
Uzm. Dr. Gülsüm Figen Günindi “Tanıda fizik incelemeden sonra el bilek grafisi ile kemik yaşını belirlemek, ergenlikle ilgili hormon tetkikleri ve kızlarda iç genital organları görüntülemek için pelvik ultrasonografi yapılır. Gerekli olgularda hormonal uyarı testleri yapılır. Tanı kesinleşirse beyinde sorun olmadığından emin olmak için hipofiz ve beyin MR görüntülemesi gerekir. Erken ergenlik, salınımı artan hormonları baskılayan ilaçlarla durdurulabilmektedir. Kızlarda 11, erkeklerde 12 yaşına kadar tedaviye devam edilir. Genellikle 28 günde bir aşı şeklinde yapılan bir ilaç kullanılır. Tedavi sonlandırıldıktan sonra normal ergenlik süreci yeniden başlar. Tedavinin ilaca karşı alerji gelişme riski dışında belirgin yan etkisi saptanmamıştır” açıklamasında bulundu.
Kız çocuklarının 10-10.5 yaşından sonra adet görmesinin normal olarak kabul edildiğini vurgulayan Dr. Günindi açıklamasını şöyle tamamladı: “Ülkemiz için adet görme yaşı ortalama 12-12,5 yaştır. Patolojik durumlar dışında ergenliğin durdurulması veya geciktirilmesi boy kazanımı sağlamadığı gibi, normal fizyolojik gelişime müdahale, istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Çocuklarda erken ergenlikten şüphelenildiğinde mutlaka bir çocuk endokrinoloji uzmanına başvurulmalıdır.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.