Çocuklara şiddetin, kaos ortamının olduğu programlar izletilmemelidir

’İnsanlar sorunlarını halletmek yerine o zaman dilimini televizyonla geçirmektedir’ diyen İlhan, " İnsanlar çocuğuna, eşine zaman ayıramıyorlar. Bazen şikayet edilen programlar çok fazla izlenebiliyor. Çocuklar yetişkinlere oranla olaylardan çok daha fazla etkilenmektedirler.

Çocuklara şiddetin, kaos ortamının olduğu programlar izletilmemelidir

’İnsanlar sorunlarını halletmek yerine o zaman dilimini televizyonla geçirmektedir’ diyen İlhan, " İnsanlar çocuğuna, eşine zaman ayıramıyorlar. Bazen şikayet edilen programlar çok fazla izlenebiliyor. Çocuklar yetişkinlere oranla olaylardan çok daha fazla etkilenmektedirler.

Çocuklara şiddetin, kaos ortamının olduğu programlar izletilmemelidir
21 Kasım Dünya Televizyon Günü dolayısıyla açıklamada bulunan Erciyes Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahit İlhan, çocukların yetişkinlere oranla olaylardan daha fazla etkilendiklerini belirterek, “Çocuklara şiddetin, kaos ortamının olduğu programlar izletilmemelidir. Burada suçlu sadece yayıncı değildir. Ebeveynler şiddet içerikli yayınları çocuklarına izleterek kendi çocuklarını zehirlemektedirler” dedi.
21 Kasımın Dünya Televizyon Günü olarak ilan edildiğini fakat televizyonun bir günde ortaya çıkmadığını söyleyen Doç. Dr. Vahit İlhan, “Televizyonun ortaya çıkması uzun bir süreçtir. Bu süreç 90 yılı kapsar. Televizyonun ilk zamanlarında stüdyo vardı, fakat yayın yoktu. Televizyon 40’lı yıllarda fuarlarda tanıtılan bir cihazdı. İnsanlar pek bilmiyordu ve yaygınlaşmamıştı. 50’li, 60’lı yıllar televizyonun altın çağıdır” diye konuştu.
Televizyonun karşısındakiyle tamamlanan bir cihaz olduğunu vurgulayan Vahit İlhan, “Televizyon herkese aynı mesajı vermez. Televizyonun insanlar üzerindeki etkileri bölgeye, kişiye, döneme, tarihsel koşullara göre değişmektedir. Televizyon bize haber vermektedir. Her gün yaşadığımız dünya ve çevreden haber vermesi onu bizim için vazgeçilmez hale getirmektedir. Televizyon insanları her konuda bilgilendirir. Temelde eğlence için kullanılan televizyon izleyici için müthiş bir kaçış noktasıdır. En önemli yanı kültürümüzü belirlemesidir. Bizim yaşam biçimimizi belirler bir nevi yaşam koçu gibidir. Televizyon yetişkinler için boş zaman etkinliği ve sorunlardan kaçış için çok önemli bir sanal ortamdır. Aşırı kullanıldığı zaman insanda bıraktığı etki bir sarhoşluk etkisidir” şeklinde konuştu.
’İnsanlar sorunlarını halletmek yerine o zaman dilimini televizyonla geçirmektedir’ diyen İlhan, " İnsanlar çocuğuna, eşine zaman ayıramıyorlar. Bazen şikayet edilen programlar çok fazla izlenebiliyor. Çocuklar yetişkinlere oranla olaylardan çok daha fazla etkilenmektedirler. Örneğin ana haberlerde şiddet, kaos ortamı var. Bu yüzden çocuklara bu tarz şeyler izletilmemelidir. Burada suçlu sadece yayıncı değildir. Ebeveynler şiddet içerikli yayınları çocuklarına izleterek kendi çocuklarını zehirlemektedirler. Çocukların çocuk kanallarını bile çok fazla izlemesi zararlıdır. 0-2 yaş arasındaki çocukların televizyon izlemesi kesinlikle problem oluşturur. 2-6 yaş arasındaki çocukların düzgün içerikli çizgi filmler izlemesi mümkündür fakat bunun da dozu çok önemlidir. Günde iki saat yerine 5 saat çizgi film izlediği zaman çocuk en değerli vaktini ekran başında geçirmektedir” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.