Çağımızın Hastalığı Hepatit B Hakkında Bilinmeyenler

Virüsün bulaştığı iğnenin batması veya kesici delici alet yaralanması, mikroplu kişinin jilet, ustura, tırnak makası, diş fırçası gibi kesici-delici/kanla temas edebilecek malzemelerini paylaşma, hemodiyaliz, akupunktur yoluyla hastalık bulaşabilir

Çağımızın Hastalığı Hepatit B Hakkında Bilinmeyenler

Virüsün bulaştığı iğnenin batması veya kesici delici alet yaralanması, mikroplu kişinin jilet, ustura, tırnak makası, diş fırçası gibi kesici-delici/kanla temas edebilecek malzemelerini paylaşma, hemodiyaliz, akupunktur yoluyla hastalık bulaşabilir

Çağımızın Hastalığı Hepatit B Hakkında Bilinmeyenler
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Habibe Duman, Hepatit B virüsünün erken tanısının hastanın maddi ve manevi olarak hastalıklardan ve kanserden korunması için çok önemli olduğunu vurguladı. Dr. Habibe Duman, “Dünya Sağlık Örgütünün Hepatit B virüsünün ’Sigaradan sonra bilinen en önemli 2. kanserojen’ olarak tanımladığını hatırlattı.

Medilife Beylikdüzü Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Habibe Duman, dünyada 350 milyon kişinin Hepatit B virüsü Taşıyıcısı olduğunun hesaplandığını ifade ederek, “Her yıl 50 Milyon kişinin bu virüsle temas ettiği kabul ediliyor. Türkiye’de ortalama her yüz kişiden 4-5 kişinin bu virüsle temas ettiği fark etmeyi unuttuğumuz bir gerçek. Peki, bu hastalığın tanısı zor mu konuluyor? Medilife Beylikdüzü Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Habibe Duman, "Hepatit B AİDS’ten 100 kat daha bulaşıcıdır. Türkiye’de de sık görülen bir virüstür. Önemli olan erken tanımaktır. Eğer erken tanınmazsa ve tedavi edilemezse sinsice ilerler. Sonra karaciğer sirozu ve daha sonrada karaciğer kanserine dönüşebiliyor” dedi.

“BULAŞMA YOLLARININ ÖĞRENİLMEMESİ YAYILMAYI ARTTIRIYOR”

Bulaşma yollarının öğrenilmemesinin hastalığın yayılmasını arttırdığına dikkat çeken Dr. Habibe Duman, ”Deri bütünlüğünün bozulduğu her türlü durum, mikroplu kan ve vücut sıvılarının bedenin iç yüzeyine teması, mikrobu taşıyan kişi ile cinsel ilişkiye girmek, enjektor-ilaç hazırlama gibi malzemelerin ortak paylaşıldığı damar içi ilaç kullanımı, mikrobu taşıyan anneden doğma, infekte kişinin kanı veya acık yarası ile temas etme, virüsün bulaştığı iğnenin batması veya kesici delici alet yaralanması, mikroplu kişinin jilet, ustura, tırnak makası, diş fırçası gibi kesici-delici/kanla temas edebilecek malzemelerini paylaşma, hemodiyaliz, akupunktur yoluyla hastalık bulaşabilir” diye konuştu.

“SİGARA’DAN SONRA EN ÖNEMLİ 2. KANSEROJEN”

Hepatit B virüsünün erken tanısının hastanın maddi ve manevi olarak hastalıklardan ve kanserden korunması için çok önemli olduğunu vurgulayan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Habibe Duman, Dünya Sağlık Örgütünün Hepatit B virüsünün “Sigaradan sonra bilinen en önemli 2. Kanserojen” olarak tanımladığını hatırlattı.
Yeni teknolojiler Hepatit B virüsünün tanısını koymayı çok kolay hale getirdiğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Habibe Duman, “Bu hastalığın tanısı laboratuar imkanları açısından çok kolay. Basit bir kan alma işlemiyle elde edilen serum örneğinden anti-HBs, HBsAg, HBeAg, anti-HBc, anti-HBc IgM, anti-HBe, HBV DNA gibi doktorların sizin durum ve şikayetlerinize uygun testlerin yapılması mümkün” ifadelerini kullandı.

“AŞISI VAR VE ETKİN”

Duman, bulaşması çok kolay olan ve tanısı yaygınlaşan Hepatit B virüsü ile savaşta Hepatit B aşısının çok önemli olduğunu belirterek, “Bu aşının yanında ilaç tedavisi de bu hastalık ile mücadelede oldukça önemlidir. Erişkin yaş grubunda 0, 1 ve 6 aylarda yapılan üç doz aşılama ile 40 yaş altı sağlıklı erişkinlerde; birinci dozdan sonra yüzde 30 - 55, ikinci dozdan sonra yüzde 75, üçüncü dozdan sonra da yüzde 90’dan fazla oranda koruyuculuk oluşmaktadır” şeklinde konuştu.

"GEBELERDE ÇOK DAHA TEHLİKELİ"

Hepatit B virüsü taşıyan gebelerin yüzde 90’ından daha fazlasında gebelik sırasında bebeklerine bu virüsün bulaştığını vurgulayan Dr. Habibe Duman, daha sonra şunları kaydetti:
“1998 yılında başlanan Üniversal Hepatit B aşılaması ile tüm yenidoğan bebeklere doğumu takiben ilk saatlerde Hepatit B aşısı uygulanmaktadır. Fakat hastanede doğum yapmayan kadınların Hepatit B aşısı olmadan doğan çocuklarına virüs yerleşmekte ve sinsi bir şekilde çok büyük bir oranda hastalığa yol açmaktadır. Hepatit B tespit edilen annelerin ise doğumdan önce mutlaka tedavi edilmesi ve doğan çocuğa da ilk 8 saat içinde Hepatit B aşısının ve Hepatit B ilacının yapılması bebeği hastalıktan korumak adına mutlaka gereklidir. Hepatit B aşısı, çocuk doğduğunda birinci ayda ve altıncı ayda 3 doz halinde yapılmalıdır.Bunun yanında, doğan çocuğun birinci sene sonunda hepatit B testlerinin yapılması ve testlere göre tedavisinin mutlaka yapılması gerekmektedir."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.