Boyun, Sırt Ve Bel Fıtığı Olanlara En İyi Çözüm

Ortopedi Ve Travmatoloji Uzmanı Op.dr.tolgay Şatana, Demografik Olarak Irk-yaş Ve Cins Ayrımı Yapılmaksızın Her Bireyin Yaşamında En Az Bir Kez Yatak Tedavisi Gerektirecek Şekilde Bel-sırt Ve Boyun Ağrısı Şikayeti Olduğunun Yüzde 80 Oranında Saptandığını Belirtti.

Boyun, Sırt Ve Bel Fıtığı Olanlara En İyi Çözüm

Ortopedi Ve Travmatoloji Uzmanı Op.dr.tolgay Şatana, Demografik Olarak Irk-yaş Ve Cins Ayrımı Yapılmaksızın Her Bireyin Yaşamında En Az Bir Kez Yatak Tedavisi Gerektirecek Şekilde Bel-sırt Ve Boyun Ağrısı Şikayeti Olduğunun Yüzde 80 Oranında Saptandığını Belirtti.

Boyun, Sırt Ve Bel Fıtığı Olanlara En İyi Çözüm
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op.Dr.Tolgay Şatana, demografik olarak ırk-yaş ve cins ayrımı yapılmaksızın her bireyin yaşamında en az bir kez yatak tedavisi gerektirecek şekilde bel-sırt ve boyun ağrısı şikayeti olduğunun yüzde 80 oranında saptandığını belirtti. Op.Dr.Tolgay Şatana, “Omurga ağrılarının bu denli sık olmasına karşın disk kökenli ağrılar yüzde 27 oranındadır. Omurlar arasındaki disk yapıları ağırlığın aktarımı, dik durma sürecinde ve hareket sırasında elastik şekil değiştirme özelliğine sahiptir. Bu dinamik etkiyi yapısındaki çekirdek (Nükleus) ve onu çevreleyen annulus yapısıyla sağlar. Disk tıpkı yatay duran otomobil lastiği gibi eğilme ve yüklenmeler sırasında yükü karşılar, ağırlık şiddetini yayılarak azaltıp aktarır, ardından eski haline döner. Bu suspansiyon etkisi gün içinde binlerce kez devam eder. Amaç yüklenmeyi karşılamanın dışında omurlar arasında ilişki ve stabiliteyi korumaktır. Diskler belli bir yükseklikte omurlar arasındaki mesafeyi sabit tutarken kas-bağ ve sinir yapıları belli gerginlikte kalarak dinamik stabiliteyi sağlar” dedi.
Yaşlanma ile birlikte disk yapısındaki matriks proteinlerinin yapısal değişiklikleri sonucu su tutma özelliklerinin azaldığını belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op.Dr.Tolgay Şatana daha sonra şunları kaydetti; “Azalan disk elastikiyeti su tutma-verme yeteneği azalır. Diffüzyonla beslenmenin azalması matriks çatlaklarını arttırır zaman içinde kırılgan, elastik özelliği azalmış diskte, yapısal değişikliklerin kalıcı olmasıyla plastik deformasyonlar meydana gelir. Disk yüksekliği azalır, eklem yapıları aşırı hareketle aşınır hatta disk çeperi yırtılıp çekirdek hareket ederek sinir yapılarına baskı yapar. Sonuçta omurga ağrısı meydana gelir. Diske bağlı ağrılar arasında tıbbi Tedavi Gerekliliği yüzde 8. 3 gecmezken, ayaktan tedavi olanlaryüzde 2. 7dir. Tum dunyada yatarak tedavi olan insan sayisi 9 milyon (yüzde 0.45) dünyada cerrahi tedavi olan grup yılda sadece 1 milyondur. Bu sayı tüm açık cerrahi füzyon ve diskektomileri içermektedir. Bel ağrısı tedavisi multidisiplinerdir. Multidisipliner Yaklaşım, Fizik tedavi uzmanı, Nöroloji uzmanı, Fizyoterapist, Algoloji uzmanı, Spinal cerrahi dallarında çalışan hekimlerin ortak çalışmasıyla mümkün olmaktadır. Aşamalı (algoritmik) tedavi prensipleri birinci basamakta antiinflamatuar tedavi ve 3 günü aşmayan yatak istirahatini gerektirir. Dirençli ve kronik vakalarda algoloji uzmanları blok-ağrı tedavilerini, fizik tedavi uzmanları fizik tedavilerini uygularlar. Tüm tedaviler fizyoterapistlerin destegiyle kas gucu-duruş disiplini-ergonomik onlemlerle desteklenir. Cerrahi nöral yapılara bası, osteoartrit belirgin disk yüksekliği kaybına bağlı tekrarlayan dirençli durumlarda tercih edilen son basamaktır. Açık cerrahi endikasyonları, Kauda equina sendromu, İlerleyici nörolojik defisit, Konservatif tedavinin başarısız olması, Belirgin olmayan ancak hayatı etkileyen paresteziler, Ataklarla seyreden ve yılda üç kezden fazla istirahat gerektiren ağrılar sayılabilir. Minimal invaziv (kapalı endoskopik) cerrahilerin endikasyonu bu aşamada farklılık gösterir. Belirgin nörolojik defisit, kauda equina kontrendikasyon olabilir. Endoskopik cerrahinin yılda üç kezden fazla yatak isitirahati gerektiren ancak mutlak cerrahi endikasyonu olmayan vakalarda da yeri vardır. Hayat kalitesini düşüren konservatif tedaviye cevap vermeyen ağrı bu populasyonun kaderi değildir, tamamen hayat kalitesini arttırmaya yönelik bir tedavidir.
Açık Cerrahi Tedaviler, Lumbar Microdiske k tomy, Hemilaminotom i / diske k tomi, Lamine k tomi / diske k tomi, Füzyon, Nonfüzyon, Total Disk Replasmanı, Nükleus Replasmanı. Cerahi giderek daha az invaziv yöntemlere doğru evrim geçirirken amaç, tedavi sonrası günlük hayata en hızlı dönülmesidir. Cerrahi evrim nükleus yenileyerek disk yüksekliğini artırmaya yönelmiştir. Daha az invaziv yöntemler (LESS İnvasive) cerrahiler perkutan (cildi delerek) vidalarla füzyon (dondurma) ameliyatları ile çığır açarken yine yarı açık yöntemlerle disk çekirdğini yenileyerek yüksekliği arttırmakta öte yandan disk aralığı açmaya yarayan dış desteklerle ağrıyı azaltmaya çalışmıştır.
Hipokrat “Önce Zarar Verme” (Primum Nil Nocere) yaklaşımı günümüz tıbbının temel yaklaşımıdır. Giderek daha zarasız tedavilere doğru ilerleyen cerrahi açısından i deal tedavi, Anatomik yapılara saygılı, Zararsız, Sebebe yönelik, Yaşam kalitesini arttıran, Kısa sürede normal hayata döndürebilen tedavi olmalıdır.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.