Beş Santimlik Kesiden Kalp Kapakçığı Değişti

Kalp ameliyatlarında hastaların korkulu rüyası olan açık operasyonlar, yerini 5 cm’lik küçücük bir kesiden yapılan kapalı ameliyatlara bırakıyor. Hisar Intercontinental Hospital Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, "Bu...

Beş Santimlik Kesiden Kalp Kapakçığı Değişti

Kalp ameliyatlarında hastaların korkulu rüyası olan açık operasyonlar, yerini 5 cm’lik küçücük bir kesiden yapılan kapalı ameliyatlara bırakıyor. Hisar Intercontinental Hospital Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, "Bu...

Beş Santimlik Kesiden Kalp Kapakçığı Değişti
Kalp ameliyatlarında hastaların korkulu rüyası olan açık operasyonlar, yerini 5 cm’lik küçücük bir kesiden yapılan kapalı ameliyatlara bırakıyor. Hisar Intercontinental Hospital Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, "Bu yöntemle özellikle açık kalp ameliyatlarının riskli olduğu diyabet, böbrek yetmezliği, obezite hastalığı yaşayan veya 60 yaş üzerindeki kişilere kalp kapağı değişimlerini çok daha güvenli bir şekilde yapabiliyoruz" dedi.
Kayseri’de kapalı kalp operasyonu yapacak bir merkez bulunmadığı için İstanbul’da Hisar Intercontinental Hospital Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Beşoğul’la görüşen Hüseyin Konik’in kalp kapaçıkları 5 santimlik bir kesiden değişti.
Hüseyin Konik’in ameliyatını gerçekleştiren Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, "Hastamızın bundan yaklaşık 10 yıl önce bir böbreği alınmış. İleri düzeyde kalp kapağı yetmezliği nedeniyle kalp kapağının tamiri veya değişimi gerekiyordu. Hem Kayseri’de hem de birkaç özel merkezde konuştuktan sonra bunun küçük bir kesiyle yandan olmasına karar vermiş ve bize ulaştı. Gerekli tetkikleri yaptıktan sonra hastamızı ameliyat ettik. Yaklaşık 5 cm’lik bir kesiden 3 saatlik bir operasyonla kalp kapakçığını değiştirdik. Hastamızın genel durumu gayet iyi ve taburcu ediyoruz. 1997 yılından bu yana uyguladığımız bu yöntemle özellikle açık kalp ameliyatlarının riskli olduğu diyabet, böbrek yetmezliği, obezite hastalığı yaşayan veya 60 yaş üzerindeki kişilere kalp kapağı değişimlerini çok daha güvenli bir şekilde yapabiliyoruz. Sadece Koah, astım gibi akciğer kapasitesini ciddi anlamda olumsuz etkileyen hastalıkları olan kişilere operasyon sırasında akciğerin birini söndürme işlemi yaptığımız için bu operasyonları önermiyoruz. Yoğun bakım süresi çok kısa olan bu operasyonlar sonrası ilk günden itibaren hastamız istediği yöne dönüp yatabiliyor. Göğüs ön kemiğini korumak zorunda değil, enfeksiyon riski düşük, kanama riski daha düşük. Hastaneden taburcu olduğunda emniyet kemerini takarak arabasını kendi kullanabilir, torunlarını kucaklayabilir, yüzebilir. Açık ameliyatlarda hastanın günlük hayata dönme süresi en az 1 ayı bulur. Çünkü göğüs kemiğini korumak için sırt üstü yatmak zorundadır. Özellikle hasta 60 yaş üstündeyse göğüs kemiğinin kaynaması daha uzun sürebilir. Emniyet kemeri takamaz, açık bir yara söz konusu olduğu için özellikle şeker hastaları için enfeksiyon riski yüksektir" açıklamasında bulundu.
Son bir yıldır sürekli yorgunluk ve kuru öksürük şikayetleri yaşadığını ve bunları yatamaz hale gelene kadar önemsemediğini dile getiren Konik, "Dahiliye ve göğüs hastalıkları bölümlerine gittim. Beni kardiyoloji uzmanına yönlendirdiler. Yapılan tetkikler sonucunda mitral kapak yetmezliği teşhisi kondu. Ameliyat olmazsam zorlanmaya başlayacağım söylendi. 2006 yılında böbrek taşlarımdan dolayı 1 böbreğimi aldırmış, böbrek yetmezliği problemi yaşayarak 36 defa diyalize girmiştim. Bu yüzden açık kalp ameliyatından da korkuyordum. Çocuklarım kapalı kalp ameliyatları konusunda araştırma yaparken Hisar Intercontinental Hospital Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr Yavuz Beşoğul’a ulaşmış. 1 aylık dönemde ameliyattan korktuğum için gittim, geldim. 29 Mayıs’ta ameliyat oldum. 1 günlük yoğun bakımın ardından hemen servise alındım ve 5. günde taburcu oluyorum. 5 cm’lik bir alanda dikişlerim var. Maalesef açık operasyon geçirenler çok daha zor bir süreç geçiriyor. İstediğim gibi hareket edebiliyorum. Doktorum 10 gün içerisinde yüzmeye de başlayabileceğimi söyledi. Prof. Dr. Yavuz Beşoğul ve ekibine teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.