Bayramda Beslenmenize Özen Gösterin

İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Ermiş, Etin C Ve E Vitaminleri İçermediğini, Mutlaka Sebzelerle Birlikte Pişirilmesinin Veya Yanında C Vitamini Yönünden Zengin Sebze, Salata Ve Taze Sıkılmış Meyve Suları İle Tüketilmesinin Sağlık Açısından Önemli Olduğunu Söyledi.

Bayramda Beslenmenize Özen Gösterin

İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Ermiş, Etin C Ve E Vitaminleri İçermediğini, Mutlaka Sebzelerle Birlikte Pişirilmesinin Veya Yanında C Vitamini Yönünden Zengin Sebze, Salata Ve Taze Sıkılmış Meyve Suları İle Tüketilmesinin Sağlık Açısından Önemli Olduğunu Söyledi.

Bayramda Beslenmenize Özen Gösterin
İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Ermiş, etin C ve E vitaminleri içermediğini, mutlaka sebzelerle birlikte pişirilmesinin veya yanında C vitamini yönünden zengin sebze, salata ve taze sıkılmış meyve suları ile tüketilmesinin sağlık açısından önemli olduğunu söyledi.
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Ermiş, Kurban Bayramı’nda beslenme ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Kırmızı etin sağlıklı yaşam için tüketmemiz gereken önemli besin maddeleri içerdiğini ifade eden Doç. Dr. Fatih Ermiş, hiç et yemeyen bir insanın B12 vitamini yönünden eksik kaldığını, bunun sonucu olarak da anemi (kansızlık) durumu ile karşı karşıya kalabileceğini belirtti.
Kırmızı etin B12 vitamini dışında demir, çinko, fosfor, magnezyum mineralleri ile A, B1 ve B6 vitaminlerini de içerdiğini ifade eden Doç. Dr. Ermiş, “Ancak her maddenin fazlasının zarar olduğu gibi kırmızı etin de uygunsuz ve aşırı alımı vücudumuz için zararlıdır. Veteriner kontrolü olmayan ve uygun koşullarda kesilmeyen kurbanlık hayvanlardan insanlara tenya, tifo, şarbon gibi hastalıkların bulaşma riski yüksektir” dedi.
Yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki sertliğin hem pişirmede hem sindirimde zorluğa neden olacağını, midede şişkinlik, hazımsızlık gibi sıkıntılara neden olabileceğini söyleyen Doç. Dr. Fatih Ermiş, “Özellikle mide rahatsızlıkları olan insanlar, eti 24 saat bekletmeden tüketmemelidir. Etler; kıyma, kuşbaşı gibi küçük parçalara ayrılıp, tek pişirimlik miktarlara bölünüp, buzdolabı poşetlerine koyularak buzdolaplarının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Kırmızı et, -2 santigrat derecede 1-2 hafta buzdolabında veya -18 santigrat derecede daha uzun süre ile derin dondurucuda saklanabilir. Pişirmek için buzluktan çıkartılan etler, yine buzdolabının alt raflarına indirilerek çözdürülmeli, çözdürülen et pişirilmeli, tekrar dondurulmamalıdır” şeklide konuştu.
Etlerin, C ve E vitaminleri içermediğini belirten Ermiş, bu nedenle mutlaka sebzelerle birlikte pişirilmesinin veya yanında C vitamini yönünden zengin sebze, salata ve taze sıkılmış meyve suları ile tüketilmesinin sağlık açısından önemli olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Fatih Ermiş, bu beslenme yönteminin hem besin çeşitliliği sağladığını, hem de sebzelerde bulunan C vitamininin etle tüketildiğinde vücutta demir emilimini arttırdığının altını çizdi.
KÖMÜRLEŞEN ETLER KANSER RİSKİ TAŞIR
Etlerin mangal yapılacaksa kömürleşecek şekilde kızartılmaması uyarısında bulunan Doç. Dr. Ermiş, “Kömürleşen etler her zaman kanser riski taşır. Etin ateşe yakın olması B1, B12 ve folik asit gibi vitaminlerin kaybına yol açmaktadır” dedi. Et kullanılarak, sebze ya da baklagiller ile yapılan yemeklere yağ ilave edilmemesi gerektiğini de kaydeden Ermiş, “Görünür yağlar ayrılsa dahi kırmızı etin ortalama yağ içeriği yüzde 20’dir. Özellikle katı yağlar, et yemeklerinde kullanılmamalıdır, etin kendi yağı ile pişirilmesi sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.
Öğle öğününde kavurma ve kırmızı etin, akşam öğününde ise sebze ve kuru baklagiller gibi posa içeriği yüksek yemekler tercih edilerek kabızlığın önüne geçilebileceğini belirten Doç. Dr. Ermiş günlük 1.5 litre sıvı tüketiminin altına düşülmemesi gerektiğini söyleyerek, gidilen bayram ziyaretlerinde hamur tatlıları ve çikolata yerine sütlü tatlılar ve hazım kolaylaştırıcı meyvelerin tercih edilmesi önerisinde bulundu.
Kurban Bayramı’nda risk altındaki hasta gruplarından bahseden Doç. Dr. Fatih Ermiş, “Kurban Bayramı boyunca kırmızı et ve tatlı tüketiminin miktarı ve sıklığı artmaktadır. Bu nedenle kalp-damar hastaları, diyabet hastaları, hipertansiyon hastaları, hiperlipidemi ve böbrek hastaları daha büyük risk altındadır. Alınması gereken önlemlerin herkes için geçerli olduğu unutulmayıp Kurban Bayramı’nda da; sağlıklı beslenmenin temel prensiplerine, yiyecek seçimine, küçük porsiyonlarla tüketim ve besin gruplarının dengeli dağılımına her zaman özen gösterilmelidir. Risk grubundaki hastalar bayram süresince ilaçlarını aksatmamaya daha özen göstermelidir” dedi.
Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenmenin temel prensibinin dengeli ve küçük porsiyonlarla tüketim ile yeterli sıvı alınması olduğunu yineleyen Doç. Dr. Fatih Ermiş, "Beslenme konusunda riskli hasta gruplarından diyabetik, hipertansif, kalp hastaları en ufak rahatsızlık hissettiklerinde kan şekerlerini ve tansiyonlarını ev ortamında ölçmeli, şüpheli bir durumda vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır" sözleriyle açıklamalarını noktaladı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.