Milliyetçi Aydınlar MHP’deki Oy Kaybını Değerlendirdi

Milliyetçi aydınların oluşturduğu Kocatepe inisiyatifi, 1 Kasım seçiminde MHP’deki oy kaybını masaya yatırdı.Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı ve Kocatepe İnisiyatifi Başkanı Hakan Ünser, ‘1 Kasım seçimi sonrası MHP’ konulu toplantı...

Milliyetçi Aydınlar MHP’deki Oy Kaybını Değerlendirdi

Milliyetçi aydınların oluşturduğu Kocatepe inisiyatifi, 1 Kasım seçiminde MHP’deki oy kaybını masaya yatırdı.Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı ve Kocatepe İnisiyatifi Başkanı Hakan Ünser, ‘1 Kasım seçimi sonrası MHP’ konulu toplantı...

Milliyetçi Aydınlar MHP’deki Oy Kaybını Değerlendirdi
Milliyetçi aydınların oluşturduğu Kocatepe inisiyatifi, 1 Kasım seçiminde MHP’deki oy kaybını masaya yatırdı.
Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı ve Kocatepe İnisiyatifi Başkanı Hakan Ünser, ‘1 Kasım seçimi sonrası MHP’ konulu toplantı sonrası ortak bildiriyi açıkladı.
MHP’nin seçim sonuçları ile söylem ve temsil ettiği değerlerle de kendilerini mutlu etmediğine dikkat çeken Ünser, “MHP’nin başta temsil sorunu, yönetim sorunu, antidemokratik tavırlar ve değerler başlıkları altında toplanabilen problemleri vardır. Bu problemler rövanşist olmayan ve gerçekçi bir yenilenme ile çözülmelidir” ifadesini kullandı.
AK Parti’nin, 7 Haziran sonuçlarını masaya yatırdığına ve analitik bir çalışma yaptığına dikkat çeken Ünser, “Muhalefet ne yaptı? Aynı listeyle seçime devam edeceğiz dedi. Hatta MHP sahada büyük soruna dönüşen Meral Akşener’i denklemden çekerek yüzünü iyice asabileştirdi. CHP, örgütlerindeki Alevi ağırlığını görmezden gelerek ön seçim sonuçlarına aynen uyacağız dedi. Bu, konumuzun bir boyutuydu. MHP Genel başkanı ve üst düzey yöneticileri seçim sonrası açıklamaları ile gerçeklikten uzaklaşmış çözüm istemeyen çatışmacı bir görüntü vermektedir. MHP, komutanını yitirmiş ordu gibi. Ne zafer hedefi var ne zafer kazanılacağına ilişkin inanç. İnancı olmayan insanın umudu olmuyor” diye konuştu.
Milliyetçiliğin tepkisel bir hareket olarak algılanmaması gerektiğine dikkat çeken Ünser, şunları söyledi:
“PKK karşıtı bir hareket şeklinde yorumlanmaktadır. Milliyetçiliği öncelikle tarihsel referanslarıyla buluşturmalıdır. Türk milletini muasırlaştırma hareketi olduğu algısına yeniden kavuşturmalıdır. Elinizde çok iyi bir ürün olması önemli değil. O ürünü nasıl pazarladığınız önemlidir. Siyaset, yönetme sanatıysa bu sanatı sizin nasıl icra ettiğiniz önemli. Müşterilerinizi etkilemek için hangi dili kullanıyorsunuz? Biz başkalarının eylem ve işlemleri üzerinden kendimizi ifade etme kolaycılığına sapıyoruz. Bu nedenle tepkisel bir hareket olarak algılanıyoruz."
MHP’DE SİYASET YAPILMIYOR
Ünser, MHP Genel Başkanının teşkilatçılık yaptığını, MHP yönetiminin teşkilatlara dönük siyaset yaptığını anlatan Ünser, sözlerini şöyle sürdürdü: "Başkalarında eleştirilen biat kültürü, MHP’de aynen devam ettiriliyor. Hiç birimiz Türk milletinin problemleri ile ilgili değiliz. Siyaset, zerafet ve nezaket gerektiriyor. MHP’de siyaset yapılmıyor, teşkilatçılık yapılıyor. Hatta komitacılık denilse yeridir. Parti içine rekabetin sokulması gerekiyor. İyinin kötüyü kovması gerekiyor. Yarışın olmadığı siyaset arenasında heyecan ve coşku olmaz. Heyecan ve coşkunun olmadığı yerde katılım olmaz. Mensuplarının anlayacağı şekilde bir söylem geliştirilmiyor. Aramızda sevgiyi yaymalıyız.”
“Ülkü Ocaklarını partinin hedeflerinin aracı olmaktan çıkartıp, erdemlerle donanmış, bilgi ve duygu bütünlüğü olan gençliğin yetişmesinde aracı haline getirmeliyiz” uyarısında bulunan Ünser, davranışsal bir milliyetçi dil inşa edilmesinin gereğini ifade ederek şunları kaydetti:
“Milliyetçilerin arasına sevgi tohumları ekilmeli. İlişkilerde statüler ortadan kaldırılmalı ve eşitler arası ilişki kurulmalı. Sadece parti içi değil, grup ilişkilerinde de hoşgörü ve demokrasi dili hâkim kılınmalı. Milliyetçiliği teorik tarif olmaktan çıkartıp, pratik karşılığı olan davranışa dönüştürmeli. Milliyetçilik devletin stratejik hedeflerinin bir aracı olarak görülmemeli. Milletin bekasını amaç edinmiş sivil bir harekete dönüşmeli. Kurumların diliyle değil, halkın diliyle konuşmalı ve sivil bir dil inşa etmeli. Yöneteni olunmayan devletin sözcüsü olma çelişkisinden kurtulmalı. Hakkâri’den, Edirne’ye kadar ortak bir dil inşa etmek için 80 öncesinde yapıldığı gibi teşkilat içi eğitim seferberliği başlatılmalı ve önce siyaset yapıcılar eğitimden geçirilmeli.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.