MHP Genel Başkanı Bahçeli:

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Terörün ve iktidar çaresizliğinin devamı halinde kabarmaya başlayan toplumsal itirazların ayaküstü mesajlarla önlenemeyeceğini artık görmek lazımdır” dedi.MHP Genel Başkanı...

MHP Genel Başkanı Bahçeli:

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Terörün ve iktidar çaresizliğinin devamı halinde kabarmaya başlayan toplumsal itirazların ayaküstü mesajlarla önlenemeyeceğini artık görmek lazımdır” dedi.MHP Genel Başkanı...

MHP Genel Başkanı Bahçeli:
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Terörün ve iktidar çaresizliğinin devamı halinde kabarmaya başlayan toplumsal itirazların ayaküstü mesajlarla önlenemeyeceğini artık görmek lazımdır” dedi.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, MHp Genel Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenleyerek gündemi değerlendirdi. Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi olarak ilk günden itibaren karşı çıktığımız AKP-PKK terör şirketinin büyük bir tuzak olduğunu ısrarla vurguladığımız andan bugünlere geldik. Mehmetçiğimizi ve polislerimizi katletmek üzere emirler yağdıran terörist elebaşları ile yapılan Oslo görüşmeleri, 30 bin insanın katili olan İmralı canisi ile pazarlıklar, ihanet projeleri için adına akil denilen çürümüşlerin seferber edilmesi, il valileri üzerinden polisimizi karakollarına, askerimizi kışlalarına çekerek meydanların PKK’ya bırakılması gibi sayısız namertlikler aziz milletimizin gözü önünde gerçekleşmiştir” ifadesini kullandı.
“AKP’nin açılım ve çözüm dediği süreç ihaneti tıpkı yıllar önce söylendiği gibi bir fırsata, ama PKK için altın bir fırsata dönüşmüş, çözüm ise yerini çözülmeye bırakmıştır” diyen Bahçeli, şunları kaydetti:
“Bizi endişelendiren kuşkusuz ki AKP zihniyeti ve bu ağır vebali üstlenenler millet huzurunda hesap verirken, yaralarını sarmakta zorluk çekecek olan aziz milletimizin ödeyeceği bedelin ne olacağıdır. Terör elbette ki çok acı ve gerçek vicdan sahipleri için sarsıcı, iktidar kadroları için ise şayet bir ahlak kırıntısı kalmışsa ibret vericidir. Milletimize büyük kayıplara neden olan ve bundan sonra da olacağı anlaşılan PKK terör saldırılarındaki sorumluluklarını itiraf etmek için işbirlikçi AKP yöneticilerinin hala vakitleri vardır. Böylesi bir yüzleşme onları ileride karşılaşmaları mukadder olan yargılanma süreçlerinde alınlarına yapışacak vatan hainliği yaftasından bir nebze olsun kurtarabilecektir. Geçmişte yıkım projesinde ne pahasına olursa olsun sonuna kadar gideceğini açıklayan Erdoğan ve AKP hükümetinin bilmesini isteriz ki, Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye’ye çok ağır maliyeti olacak bu yıkım ve çözülme sürecini ne pahasına olursun durdurmaya azimli, kararlı ve hazırdır. Türk milleti de, AKP’nin bütün uğraşlarına rağmen, çok şükür ki aziz varlığı için can vermiş vatan evlatlarını kucaklayacak, gözyaşı dökecek ve dualar etmeye devam edecek kadar asaletini, şuurunu, sadakatini korumaktadır. Milletimizin arasına duygusal kopuş sızamayacaktır. Bu yüksek ahlak ve karakter her türlü şükranın üstündedir. Ancak hükümet ihmali ile yaşatılan bu dehşet tablosunun çözümü asla tasvip etmediğimiz şekilde sokaklarda hak ve öç aramakta değil seçimle iktidarı değiştirmekte yatmaktadır.”
“TERÖRÜN VE İKTİDAR ÇARESİZLİĞİNİN DEVAMI HALİNDE KABARMAYA BAŞLAYAN TOPLUMSAL İTİRAZLARIN AYAKÜSTÜ MESAJLARLA ÖNLENEMEYECEĞİNİ ARTIK GÖRMEK LAZIMDIR”
Bahçeli, vatandaşlara şu çağrıda bulundu:
“Türkiye Cumhuriyeti devleti çok daha büyük badirelerden alnının akıyla çıkmıştır. Türk milleti binlerce yıldır yaşadığı fetret devirlerinden büyük bir uyanış ve şuurla parlamasını bilmiş muktedir bir millettir. Türklük Anadolu’da kurucu kadroların attığı temeller üzerinde Cumhuriyetimiz etrafında bir devlet yapılanmasına karar vermiş ve bunu adım adım sağlamlaştırarak çağdaş ve kudretli bir devlet olabilmiştir. Egemenliğin yegane kaynağı olan milletimiz, güvenlik ve esenliğini koruması ve sürdürmesi için devlet erkini yetkilendirmiş ve görevlendirmiştir. Bu milli irade anayasamıza yansımış ve hukuki anlamını bulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti vatana yönelecek tehdit ve tehlikelere karşı yeterince güçlü, disiplinli ve yetişmiş kurum ve insan birikimine sahiptir. Devletin potansiyel gücünün AKP döneminde köreltilmesi için yürütülen kara propaganda ve ince hıyanet mühendisliği, bu muazzam kudretin ataletine neden olmuş ve toplum nazarında sorgulanmalarına yol açmaya başlamıştır. Buna diyecek bir şey yoktur. Fakat devletin kudretini zaafa uğratan faktörler kendi bünyesinden gelen dinamikler değil, tamamen yıkıma odaklanmış AKP hüviyetli hükümetlerin PKK teröristleriyle pazarlık stratejilerinin bir sonucu olmuştur. Bu süreç istihbarat-değerlendirme-karar ve icra gibi terörle mücadelede vazgeçilmez mekanizmalarını bozmuş ve otuz yıllık tecrübelerin formatına zarar vermiştir. Bu itibarla kendisine anayasal yetki ve sorumluluk verilmiş istihbarat, güvenlik ve savunma kuruluşları bütün nitelikleri ile ayakta dururken vatandaşlarımızın kendilerini onların yerine koyarak terörizmle mücadeleye soyunmaları asla kabul edilemeyecek bir yanlıştır. Ve de bu PKK ve diğer terör örgütlerinin ara plan hedeflerinin tuzaklarına düşmek demektir. Anlaşıldığı kadarıyla milletimiz hükümetin terörle mücadele iradesini kaybettiğine artık kesin kanaat getirmiştir. Kendince meşru gördüğü yol ve yöntemlerle öfkesini ve tepkisini daha fazla tutamaz hale gelmiştir. Terörün ve iktidar çaresizliğinin devamı halinde kabarmaya başlayan toplumsal itirazların ayaküstü mesajlarla önlenemeyeceğini artık görmek lazımdır.”
“MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ TÜRKİYE’Yİ DİRLİĞE, HUZURA, BARIŞA VE GÜVENLİĞE ULAŞTIRMAK İÇİN İKTİDARA TALİPTİR”
“Terörle mücadele kararı, yöntemi ve yürütülmesi dağınık ve koordinasyonsuz halde ordunun, polisin, istihbaratın, diplomasinin veya adaletin değil topyekûn siyasal iktidarın uhdesindedir” diyen Devlet Bahçeli şunları kaydetti:
“Zira terörle mücadele siyasi bir karardır. AKP kadrolarının tarihi tökezlemelerine rağmen, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milletinde her türlü terörü ve güvenlik zafiyetini önleyecek kuvvet ve dirayet vardır. Olmayan şey bu kudreti terörizme karşı kullanacak olan siyasal iradedir. Sonuç itibariyle, bu zillete daha fazla katlanmak istemiyorsak; Bu gücü etkili ve caydırıcı olarak kullanacak bağımsız bir siyasal iradeyi, Kendi elini ve ayağını teslimiyetçi ilişkilerle bağlamamış bir siyasal iktidarı, Bir yandan teröristlerle görüşüp diğer taraftan birlikleri kışlasına hapsetmeyen ilkeli kadroları, Ve sonuç almak için illaki bir şeyler vermenin şart olduğuna inanmamış milli ve ahlaklı bir hükümeti işbaşına getirmek mecburiyet haline gelmiştir. Açıkça beyan ve ilan ediyorum ki, Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye’yi dirliğe, huzura, barışa ve güvenliğe ulaştırmak için iktidara taliptir. Terörün kökünün kazınması ancak milliyetçi ruh ve akılla sağlanacaktır. Dökülen şehit kanlarının hesabı Milliyetçi Hareket Partisi tarafından mutlaka sorulacaktır. Çözüm süreci aksamasın kisvesi altında üstlendikleri görevleri kötüye kullanan, terörist faaliyetleri seyreden, silahları indiren, kademe kademe ricat eden, buna sebebiyet veren yetkisi ve makamı ne olursa olsun, herkesin adalet önünde yakasında tutulacaktır. Terör bitsin, Türkiye büyüsün isteniyorsa biz hazırız. Bölücülük yenilsin, millet yükselsin dileniyorsa biz göreve varız. Türkiye’nin geleceği için biz sorumluluk almaya istekliyiz. BOP’un Kürdistan sapkınlığı doğmadan boğulacaksa, 1 Kasım’da iktidara adayız. Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü sakatlamanın önüne geçilmesi müzakereci bir zihniyet, Türk ve tarih düşmanı bir siyaset ekolü tarafından olamayacağı görülmelidir. Bilinmelidir ki, AKP-PKK tasfiye edilmeden, Türkiye’nin tamir ve tahkimi imkânsızdır. Güzel ülkemizi düşürmek için yer çekimiyle yarışanlara yeter artık demenin şafağı sökmek üzeredir. Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye’yi sahipsiz bırakmayacaktır. Vefa, cefa, deva ve feda hareketi olan MHP, Türk milleti için gözünü daldan budaktan esirgemeyecek, son aşamada ihanetin belini kıracaktır. Hayal ufkumuzda sınır yoktur. Milliyetçi-Ülkücü Hareket olarak yenilgi kabul etmeyiz. Bittiği yerden yeniden başlamak başlıca vasfımızdır. Ne sarayın komploları, ne Davutoğlu’nun acizlikleri, ne küresel tuzak ve senaryoların şiddeti bizi yolumuzdan, 46 yılın verdiği aşk ve şevkin istikametinden çeviremeyecektir. Sözlerime son verirken, aziz hatıraları etrafında kenetlendiğimiz şehitlerimize bir kez daha Rabbim’den rahmet diliyorum. Maddi vücutlarının ufuklarımızdan çekilmeleri onlara duyduğumuz hasreti asla dindirmeyecek, feragat ve kahramanlık dolu anıları ebediyen unutulmayacaktır.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.