“Kitlesel Medya Ve Yargı Arasındaki İlişkilerin Güçlendirilmesi” AB Eşleştirme Projesi Kapanış Töreni

Adalet Bakanı Kenan İpek, “Canavarca politikalar ile insanların ölümü üzerinden hesap yapmak hiçbir insana olduğu kadar hiçbir devlete de yakışmaz. Önce devletler barış için adım atmalı. Terörün hiçbir şekilde desteklenmemesi konusunda...

“Kitlesel Medya Ve Yargı Arasındaki İlişkilerin Güçlendirilmesi” AB Eşleştirme Projesi Kapanış Töreni

Adalet Bakanı Kenan İpek, “Canavarca politikalar ile insanların ölümü üzerinden hesap yapmak hiçbir insana olduğu kadar hiçbir devlete de yakışmaz. Önce devletler barış için adım atmalı. Terörün hiçbir şekilde desteklenmemesi konusunda...

“Kitlesel Medya Ve Yargı Arasındaki İlişkilerin Güçlendirilmesi” AB Eşleştirme Projesi Kapanış Töreni
Adalet Bakanı Kenan İpek, “Canavarca politikalar ile insanların ölümü üzerinden hesap yapmak hiçbir insana olduğu kadar hiçbir devlete de yakışmaz. Önce devletler barış için adım atmalı. Terörün hiçbir şekilde desteklenmemesi konusunda bir mutabakat sağlanmalıdır” dedi.
“Kitlesel Medya ve Yargı Arasındaki İlişkilerin Güçlendirilmesi” AB Eşleştirme Projesi kapanış töreni Ulucanlar Cezaevi’nde gerçekleşti. Törene katılan Adalet Bakanı Kenan İpek yaptığı konuşmada, “Ulucanlar ülkemizin demokrasi yolculuğunun da bir özetidir. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüm döneminde 2005 yılında Ulucanlar Cezaevi ile benzer birçok cezaevinin kapısına kilit vurduk. Bu sadece mekansal bir değişiklik değildi, aynı zamanda bir devrin de sonuydu. O eski cezaevi söylentileri ve anlatıları bitmiş, insanlığa ve modern infaz anlayışına yakışır yeni sisteme geçilmiştir” diye konuştu.
“TERÖRÜN HİÇBİR ŞEKİLDE DESTEKLENMEMESİ KONUSUNDA BİR MUTABAKAT SAĞLANMALIDIR”
Terör olaylarına da değinen İpek, şunları kaydetti:
“Son 30-35 yıldır sürekli olarak tazelenen acılarımızdan birisi de terörün yol açtığı can kayıplarıdır. Son aylarda yoğunlaşan terör ülkemizin iç barışına, huzuruna, birlik ve beraberliğine yönelmiş durumda. Son olarak Ankara’da bir patlamada çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybetti. Hepsine rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum. Polislerimiz ve askerlerimiz şehit oluyor. Kendilerine de rahmet diliyorum. Huzur limanı olan Türkiye’ye yönelen her türlü terör hem iç huzur ve siyaseti hedefliyor hem de dış gelişmelerle eş zamanlılık taşıyor. Sadece ülkemizin değil, bölgemizin ve tüm dünyanın huzura, beraberliğe, kardeşçe yaşamaya ihtiyacı vardır. Canavarca politikalar ile insanların ölümü üzerinde hesap yapmak hiçbir insana olduğu kadar hiçbir devlete de yakışmaz. Önce devletler barış için adım atmalı. Terörün hiçbir şekilde desteklenmemesi konusunda bir mutabakat sağlanmalıdır. Bu olmadıkça masum insanların ölümünden terörle arasına mesafe koyamayan herkes sorumludur.”
Yargı Reformu Stratejisi’nin Nisan ayında Başbakan tarafından açıklandığını hatırlatan Bakan İpek, “Böylece yargının gelecekteki 5 yıllık yeni yol haritasını kamuoyuyla paylaşmış olduk. Ülkemizin daha iyi işleyen bir yargıya kavuşması için gerek irade ve çalışma azmi yargı kamuoyunun tümünde bulunmaktadır” dedi.
Bakan İpek, ifade ve basın özgürlüğü konularında da önemli reformlar gerçekleştirildiğini belirterek, bu reformları anlattı.
“BASIN, İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KULLANIRKEN GÖREV VE SORUMLULUKLARINA UYGUN DAVRANMAK DURUMUNDADIR”
Yargısal hesap verebilirlik ve şeffaflığın önemli alanlarından birini de yargı-medya ilişkilerinin oluşturduğunu kaydeden İpek, “Medya yayınlarıyla vatandaşların bilgi edinmelerini sağlamakta, bu yönüyle demokratik, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışının gelişmesine hizmet etmektedir. Artık medya sadece olayları halka aktaran bir araç değil, halkın olaylara bakış açısını belirleyen bir kurum olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebeple haberler her türlü önyargıdan uzak ve kesinlikle doğruluğundan emin olarak yapılmalıdır. Özellikle soruşturma ve yargılama konusu olan olaylarla ilgili yapılan haberlerde birey ve kamu yararı ayrımında öncelikler konusunda sorunlar ortaya çıkmaktadır. Önceki hafta Ankara’da patlama sırasında bir takım gelişmeler bu konu üzerinde hassasiyetle durulması gerektiğini bir kez daha göstermiştir. Bir gazetenin haberi bir kısım şüphelilerin kaçmasına neden olmuştur. Bu konuda sorumluluk içeren meslek icrası en üst seviyede gerçekleşmelidir. Basın ifade özgürlüğünü kullanırken görev ve sorumluluklarına uygun davranmak durumundadır” ifadelerini kullandı.
“SON DÖNEMDE ÜLKEMİZDE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE KARŞI SİYASİ İKTİDAR MERKEZLİ BİR BASKININ OLDUĞU YÖNÜNDE BİR KARA PROPAGANDA YÜRÜTÜLMEKTEDİR”
Bakan İpek, konuşmasına şöyle devam etti:
“Son dönemde ülkemizde basın özgürlüğüne karşı siyasi iktidar merkezli bir baskının olduğu yönünde bir kara propaganda yürütülmektedir. Bu propagandaya uluslararası meslek kuruluşları da alet edilmektedir. Net olarak ifade etmemiz ve bilinmesi gereken bir hususun gözden kaçırıldığı düşüncesindeyim. Mesleği gazeteci olanların, gazetecilikle ilgili olmayan konularda suç işleyip işlemediği konusuna dikkat etmek gerekmektedir. Mesleğini ifa sırasında başkasının haklarının ihlal edilmesi bir hukuk devletinde kabul edilemez bir durumdur.”
Bugün Türkiye’de gazeteci olduğu ileri sürülen 42 tutuklu ve hükümlünün bulunduğunu, bunların sadece 2’sinin basın kartı bulunduğunu söyleyen İpek, “En önemlisi de bunların suçlarının tamamen meslek dışı konular olmasıdır. Terör, hırsızlık, gasp, cinayet gibi pek çok suç türü bulunmasına rağmen gazetecilik veya fikir beyan etmekten dolayı tutuklu veya hükümlü olan kimse cezaevinde bulunmamaktadır. Gazetecinin suç işleme özgürlüğü yok. Tıpkı bir hakimin veya savcının olduğu gibi” şeklinde konuştu.
Nisan ayında bir terör örgütü tarafından rehin alınarak öldürülen Savcı Mehmet Kiraz’ın başına silah dayamış teröristin fotoğraflarının yayınlanmasını eleştiren İpek, “O görüntüyü hangi basın etiği, hangi insan vicdanı, hangi anne, hangi baba kabul edebilir. Bizim yurt dışından gelen misafirlerimizden beklentimiz olayları veya bilgileri tek taraflı değerlendirmemeleridir. Tek taraflı profesyonel lobicilerin propagandaları konusunda rica ediyorum objektif olunsun. Konunun diğer taraflarına da kulak verilsin” ifadelerini kullandı.
“PROJE SONUÇLARI İTİBARİYLE BİZİM AÇIMIZDAN SÜREKLİLİK ARZ EDECEK”
“Kitlesel Medya ve Yargı Arasındaki İlişkilerin Güçlendirilmesi” AB Eşleştirme Projesi’nin 2013 yılından bu yana Adalet Bakanlığı ile AB arasında eşleştirme ortakları Hollanda ve Almanya ile birlikte yürütüldüğünü ifade eden İpek, “Toplumun bilgi alma hakkı çerçevesinde medyaya hızlı ve güvenilir bilgi akışının sağlanması hedeflenmiştir. Pilot adliyelere kurulan medya iletişim bürolarıyla yargı mensuplarına yönelen basın sözcülüğü eğitimleri bu hedeflere hizmet etmektedir. Yargı ve medya arasındaki ilişki büyük önem arz etmektedir. Hedefimiz bu ilişkiyi en sağlıklı şekilde kurmak ve yürütmektir. Proje sonuçları itibariyle bizim açımızdan süreklilik arz edecek. Bu yöndeki çalışmaların kurumsallık kazanması ve yasal zemine yerleştirilmesi için bir genelge hazırlığı yaptığımızı duyurmak istiyorum. Özellikle basın bürolarının güçlendirilmesi ile bilgi ve haber akışında hem hız kazanmış olacağız hem de doğru bilgiye erişme imkanı sunacağız” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Bakan İpek, yabancı konukların bulunduğu heyete Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde yer alan idamların yapıldığı darağacını ve koğuşları gezdirdi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.