Hendek siyasetine teslim olmayız!

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, "Demokratik olarak seçilmiş bir hükümet demokrasi içinde hendek siyasetine teslim olmaz. Hendek siyaseti üzerinden bölgeyi bir cadı kazanına döndürmek isteyenlere teslim olmaz. Birçok ilçede bu mücadele devam ediyor" dedi.

Hendek siyasetine teslim olmayız!

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, "Demokratik olarak seçilmiş bir hükümet demokrasi içinde hendek siyasetine teslim olmaz. Hendek siyaseti üzerinden bölgeyi bir cadı kazanına döndürmek isteyenlere teslim olmaz. Birçok ilçede bu mücadele devam ediyor" dedi.

Hendek siyasetine teslim olmayız!
 Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, "Başbakanımızın açıklamasının hemen arkasından Reform Eylem Planı ile ilgili bugün Bakanlar Kurulu, detaylı Bakanlar Kurulu kararları imzalanmıştır." dedi.

 

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş,  "Demokratik olarak seçilmiş bir hükümet demokrasi içinde hendek siyasetine teslim olmaz. Hendek siyaseti üzerinden bölgeyi bir cadı kazanına döndürmek isteyenlere teslim olmaz. Birçok ilçede bu mücadele devam ediyor" dedi.

 

Kurtulmuş, Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında, Çankaya Köşkü'nde düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken, gazetecilere açıklamalarda bulundu.

 

Toplantıda iki ana gündem maddesinin ele alındığını belirten Kurtulmuş, bunlardan birinin 2016 yılının merkezi yönetimi bütçesiyle ilgili çalışmalar olduğunu söyledi.

 

Maliye Bakanı Naci Ağbal tarafından Bakanlar Kurulu üyelerine bütçe tasarısıyla ilgili detaylı bilgi verdiğini anlatan Kurtulmuş, “Bütçenin, Meclis’te yasalaşması bakımından takvim belirlenmiştir. İnşallah 26-27 Aralık tarihlerinde 2016 yılı bütçesi Meclise sevk edilecektir” diye konuştu.

 

Kurtulmuş, 2016 yılı bütçesinin bir taraftan mali disiplini içerir şekilde diğer taraftan da Reform Eylem Planı'nda ortaya konulmuş teklifleri karşılayabilecek şekilde hazırlandığını ifade ederek, şunları kaydetti:

 

“Aslında mali disiplin ve böylesine büyük reform paketi, temel niteliği itibarıyla birbiriyle farklı istikametlerde giden işlerdir ama sonuçta 2016 yılı bütçesinde hem mali disiplinden taviz verilmemiş hem de aynı zamanda reform eylem planında dile getirildiği hususların gerçekleştirilmesi için önemli adım atılmış olacaktır. Bu bütçe tasarısıyla birlikte Türkiye ekonomisinde önemli bir faz değişikliğinin de yaşanmaya başlanacağının altını çizmek isterim. Bir taraftan mali disiplin, makro istikrar, bunlara sonuna kadar bağlı kalınmakla birlikte Türkiye ekonomisinin reel gücünü artıracak, Türkiye ekonomisinin sağlam bir şekilde yere basmasını temin edilecek adımlar da bu bütçeyle birlikte atılacaktır.

 

Yatırımın teşvik edilmesi, üretimin teşvik edilmesi ve ihracatın teşvik edilmesinin esas alındığı bir anlayışla bu bütçe hazırlanmıştır. Bu bütçenin temel hedeflerinden birisi de aynı zamanda Türkiye’de istikrarlı büyümeyi gerçekleştirme hedefidir. Ayrıca sadece bütçenin değil önümüzdeki günlerde bütçenin yasalaşmasıyla birlikte Türkiye’nin orta vadeli programı da açıklanacaktır. Yeni orta vadeli program, revizyonları yapılarak açıklanacak, Türkiye kamuoyuyla birlikte bütçeyle uyumlu şekilde paylaşılacaktır. İfade ettiğim gibi bütçeyle orta vadeli planlar, Türkiye makro istikrarının yanında mikro başarıları da hedeflemiş bir ülke olarak yoluna devam edecek ve inşallah 2016’da reform eylem planında ifade etmiş olduğumuz hususların her birinin gerçekleştiğini birlikte göreceğiz.”

 

"Reform Eylem Planı ile ilgili Bakanlar Kurulu kararları imzalanmıştır"

 

Toplantıda, ele alınan ikinci konunun da Reform Eylem Planı kapsamındaki atılacak adımlar ve yapılan işler olduğunu dile getiren Kurtulmuş,  şöyle devam etti:

 

“Bu çerçevede hükümetin geçtiğimiz perşembe günü, Sayın Başbakanımızın açıklamaları çerçevesinde kamuoyuyla paylaşılan Reform Eylem Planında ne kadar titiz, ne kadar hızlı şekilde davrandığımızı göstermek bakımından birkaç temel hususu sizlerle paylaşacağım. Bir kere, Başbakanımızın bu açıklamasının hemen arkasından Reform Eylem Planı ile ilgili bugün Bakanlar Kurulu, detaylı Bakanlar Kurulu kararları imzalanmıştır. Bu çerçevede hemen geçtiğimiz hafta Reformların İzlenmesi Koordinasyon Kurulu kurulmuş ve çalışmalarına başlamıştır. Yine geçtiğimiz hafta içerisinde bu Bakanlar Kuruluna kadar kısa süre içerisinde gençlere 50 bin liralık hibe desteğinin verilmesi kararlaştırılmış, ayrıca lisans öğrencilerinin burs miktarı 330 liradan 400 liraya çıkarılmıştır.”

 

Çeyiz destek hesabı uygulamaya konuldu

 

Kurtulmuş, bugünkü Bakanlar Kurulu toplantısında ise ilave bazı maddelerin geçirildiğini belirterek, "Bunların başında evliliğin teşvik edilmesiyle ilgili Reform Eylem Planında ifade ettiğimiz 'çeyiz destek hesabı' kararlaştırılmış, uygulamaya konulmuştur. Gençlerimize istemeleri halinde faizsiz bir kredi verilmesi kararlaştırılmıştır, bunun imzaları atılmıştır" diye konuştu.

 

İşletme büyüklüğü 5 dekarın altında olan sebze meyve üreticilerinin desteklenmesiyle ilgili de alınan karara ilişkin imzaların atıldığını belirten Kurtulmuş, "5 dekarın altındakiler destekleme kapsamında değildi, onların desteklenmesiyle ilgili imza atılmış, süreç başlatılmıştır. Yine seraların modernizasyonuyla ilgili olarak da faizsiz kredi desteği imzalanmış, yürürlüğe konulmuştur” ifadelerini kullandı.

 

Reform Eylem Planındaki bu uygulamaların dışında Bakanlar Kurulunda kararlaştırılan, imzası atılan bir başka önemli kararın da 60 güne kadar prim borcu olanlarla ilgili olduğunu belirten Kurtulmuş, “Genel Sağlık Sigortası kapsamında olsalar bile sağlık hizmetlerinden yararlandırılmıyorlardı. Bunların yararlandırılması için 31/12/2015 tarihine kadar süre verilmişti, bu sürenin 30/06/2016 tarihine kadar, yani önümüzdeki Haziran sonuna kadar uzatılması kararlaştırılmıştır” dedi.

 

Kurtulmuş, Avrupa Birliği (AB) sürecinde 17. Faslın açılması bakımından bu reform eylem planının Avrupa'da anlatılmasının önemli katkı sunacağına inandıklarını, bu çerçevede AB ile olan ilişkilerin bir ayağını da reform eylem planının bundan sonra alacağı süreç ve burada Türkiye'nin hedeflediği adımların oluşturacağını dile getirdi.

 

Öğretim üyeleri 72 yaşına kadar çalışabilecek

 

Bakanlar Kurulu'nda eğitim alanında da önemli bir adım atıldığına dikkati çeken Kurtulmuş, "Yüksek öğretim kurumlarında ve özellikle taşra üniversitelerinde görev yapan öğretim üyelerinin 72 yaşına kadar öğretim üyesi olmaları istisnai bir şart olarak devam ediyordu. Yıl sonu itibarıyla o da bitiyordu. Bundan sonra süresiz olarak 72 yaşına kadar üniversitelerde öğretim üyesi olarak devam edilmesi kararı alınmıştır. Öğretim üyeleri 65 yaşından sonra verimli bir sürece giriyorlar. 72 yaşına kadar üniversitelerde vazifelerine devam etmeleri sağlanacaktır" açıklamasında bulundu.

 

Kurtulmuş, ayrıca akademisyenlere verilecek teşviklerle ilgili yeni bir düzenlemenin de yönetmelik olarak Bakanlar Kurulu'na geldiğini, konunun görüşülüp, kararlaştırıldığını dile getirdi.

 

Bugünkü Bakanlar Kurulu'nun temel konularının bütçe, bütçedeki reform perspektifi, Türkiye'nin büyüme hedeflerinin nasıl tutturulacağı ve yine reform eylem planıyla ilgili adımların bütünleşik mantık içinde nasıl atacağı hususları olduğunu anlatan Kurtulmuş, bununla ilgili de Reform İzleme ve Koordinasyon Kurulu'nun, bundan sonraki süreçte reform adımlarını takip edeceğini aktardı.

 

Kurtulmuş, "Bir gazetecinin Cizre ve Silopi’deki son durum bugünkü toplantının gündemine geldi mi. Bu durum ne kadar sürecek?" sorusu üzerine, epey uzunca bir süre devam eden hendek siyasetinin Türkiye’ye ne kadar ağır bir faturasının olduğunu herkesin gördüğünü vurguladı.

 

"Hendekler üzerinden siyaset oluşturmaya kalkmaktan vazgeçmelilerdir"

 

Bunu söylerken bir ekonomik faturadan bahsetmediğini, özellikle bölge halkının hendek siyaseti dolayısıyla ne kadar zor şartlar altında yaşamak zorunda kaldıklarını ifade etmek istediğini belirten Kurtulmuş, sözlerine şöyle devam etti:

 

"Maalesef bölge halkı 'illallah' diyor. Uzunca bir süredir devam eden bu hendek kazmaları ve hendek kazmalarıyla birlikte içlerine yerleştirilen bombalar ve bu bombaların patlatılması, uzaktan keskin nişancılarla emniyet kuvvetlerine ve zaman zaman halka ateş açılması. Bütün bunlara baktığımız zaman önce bu hendek siyaseti ve hatta bu siyasetin içindeki bazı makul isimlerin bile artık hendek siyasetinin bölge halkına ne kadar büyük zararlar verdiğini söylemesi gerçekten hepimizin gözünü bir daha açmalıdır. Bu süreç artık sona erdirilmelidir. Hendek kazmaktan, hendekler üzerinden siyaset oluşturmaya kalkmaktan vazgeçmelilerdir. Eğer böyle olmazsa Türkiye her demokratik ülkenin yapacağı gibi kendi halkının, kendi insanının güvenliği sağlamakla yükümlü demokratik olarak seçilmiş hükümetle idare ediliyor. Demokratik olarak seçilmiş bir hükümet demokrasi içinde hendek siyasetine teslim olmaz. Hendek siyaseti üzerinden bölgeyi bir cadı kazanına döndürmek isteyenlere teslim olmaz. Birçok ilçede bu mücadele devam ediyor."

 

Kurtulmuş, bu mücadele devam ederken başta orada yaşayan sivil vatandaşlar ve kamu görevlileri olmak üzere terör örgütü dışındaki bütün unsurların güvenliğini sağlamanın devletin ve güvenlik kuvvetlerinin vazifesi olduğunu hatırlattı.

 

"Umut ederim ki bu büyük yanlıştan bir an evvel dönerler. Hendek siyasetinden vazgeçerler ve Türkiye'de yeniden demokratik bir ortam bölgedeki sorunların çözülmesi için oluşur" diyen Kurtulmuş, "Hiç kimse şöyle bir kanaate varmasın ki 'Türkiye Cumhuriyeti hükümeti hendek siyasetine teslim olacaktır'. Bizim amacımız isteriz ki bir tek kimsenin dahi burnu kanamasın. Bunu söylerken sadece sivil vatandaşlarımızı kastetmiyorum. Orada bizim derdimiz terör örgütü unsurları. Teslim olsunlar. Hendek siyasetinden vazgeçtiklerini ilan etsinler. Terör unsuru olan insanlardan da çatışmada ölenler oluyor. Onlar da ölmesinler, terörü bıraksınlar, teslim olsunlar ve böylece hem bölge halkı hem Türkiye rahatlasın" değerlendirmesinde bulundu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.