Gençler Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçilme yaşının 18’e indirilmesiyle ilgili olarak, “Ben sayın başbakanımıza söyledim ‘ne yapalım, edelim seçme seçilme yaşına 18 indirelim, çekelim.’ Yani siz seçme seçilme yaşını 18’e indirdiğiniz...

Gençler Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçilme yaşının 18’e indirilmesiyle ilgili olarak, “Ben sayın başbakanımıza söyledim ‘ne yapalım, edelim seçme seçilme yaşına 18 indirelim, çekelim.’ Yani siz seçme seçilme yaşını 18’e indirdiğiniz...

Gençler Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçilme yaşının 18’e indirilmesiyle ilgili olarak, “Ben sayın başbakanımıza söyledim ‘ne yapalım, edelim seçme seçilme yaşına 18 indirelim, çekelim.’ Yani siz seçme seçilme yaşını 18’e indirdiğiniz zaman parlamento 18 yaşındaki gençlerle dolacak diye bir şey yok ki. Maksat yarışa 18 yaşındaki gençleri koyalım. Hemen bahane hazır ‘askerlik ne olacak.’ Ona mani bir hal yok ki. Parlamentodaki süreci askerliğe sayarsın olur biter. Yani çözüm üretmek istediğin zaman pratik zeka üretir” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda gençleri kabul etti.
Aşıkların ve ozanların hor görüldüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ithal olan, dışarından alınların makbul göründüğünü, baş üstünde tutulduğunu sözlerine ekledi.
“150 YILDIR ISRARLA BİZİ KÖKÜMÜZDEN KOPARMAYA ÇALIŞIYOR”
Medeniyetler beşiği olan Anadolu’nun mahzun bırakıldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ben zaman zaman duruşumuzu dile getirirken merhum Yahya Kemal’in bir veciz ifadesini hep kullanırım, ‘kökü mazide olan ati’ diye. Eğer geçmişe dayalı bir gelecek inşa edemezsiniz bitersiniz. Bizler ulu bir çınar gibi kökü derinlerde tarihi bir mirasın büyüttüğü, beslediği bugünlere bizi getirdiği, geleceğe de bu bilinçle yürüyen bir milletiz, öyle de olmak zorundayız. Ama birileri 150 yıldır ısrarla bizi kökümüzden koparmaya çalışıyor. Biliyorsunuz köksüz ağaçlar bugün olmazsa yarın ama mutlaka devrilmeye mahkumdur. Şayet kendimizi aydınlık bir gelecek inşa etmek istiyorsak öncelikle köklerimizle ilişkimizi yeniden kurmalı, sağlamlaştırmalıyız. İşte biz 12 yıldır bunun mücadelesini verdik, bunun mücadelesini veriyoruz” diye konuştu.
“BİZ BİR KABİLE DEVLETİ DEĞİLİZ”
“Bizim 12 yıllık mücadelemiz köklerimizle, kadim değerlerimizle irtibatımızı yeniden kurma mücadelesidir” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Değersizleştirilen, yok sayılan, tahkir edilen tarihimi doğru bir şekilde anlama ve anlatma mücadelesidir. Hamasetten ve husumetten uzak bir şekilde adil, hakikate ve hakkaniyete uygun bir şekilde onu idrak etme ve onu kavrama mücadelesidir. Bizim çabamız aradaki yanlışları düzelterek, eksikleri gidererek, milletimizle tarihini yeniden buluşturma mücadelesidir. Gençler Türkiye Cumhuriyeti 1923 yılında kurulmuş olabilir ama bizim köklerimiz çok daha derinlerdedir. Herhalde 23 deyip orayı sıfır noktası kabul etmiyoruz demi. Kökümüz bizim çok derinlerde. Türkiye Cumhuriyeti bizim ilk değil son devletimizdir. Cumhurbaşkanlığı forsunda sembolik olarak yer alan 16 devletimizin tarihi 2200 yıldan fazladır. Sevgili gençler, biz bir kabile devleti değiliz. Biz bir göçebe devleti değiliz. Biz devletler inşa etmiş tarihi, medeniyeti güçlü olan bir devletiz. Bizim böyle bir yapımız var. Bugün bize hizmet veren bir çok kurum kuruluş ve vakfımızın tarihine şöyle bir bakın. Geçmişi 300 yılı, 500 yılı bin yılı bulan kurumlarımızın olduğunu görürsünüz. Açın Selçuklu, Osmanlı, Cumhuriyet tarihini okuyun. 15 yaşında kumandanlar, 17 yaşında Fatihler, 20 yaşında mimarlar, dünyaya mal olmuş şairler göreceksiniz. Türkiye’de seçme yaşı 18 seçme yaşı 30’du. Burada mantık var mı? Burada sadece mantıksızlık var. Zor olan seçmektir. Seçilmek kolaydır. Koyarlar sizi meydana seçerler veya seçmezler. Ama seçmek iyi ile kötüyü ayırt etmektir, o bilince ulaşmaktır. İşte başbakanlığım döneminde ilk attığım adım bu oldu. Her yeri incelettim. Bu incelemeler neticesinde gördüm ki biz çok gerilerdeyiz. Oralarda var. Seçme seçilme yaşının 18 olduğu ülkeler var. Avrupa’nın bir çok ülkesinde bu var. Peki bizde niye olmuyor? Biz niye gençlerimize değer vermiyoruz? İlk etapta 30’u 25’e indirdik. Bunu başardık seçme 18 seçilme 25. Ya bir gün televizyon izlerken baktım ki, bir tane üstelikte hoca, milletvekili, yanına iki tane genci almış ve o gençlerin yüzüne baka baka orada hakaret ediyor. ‘Biz bu parlamentoyu çoluk çocukla mı dolduracağız?’ diyor. Böyle bir mantık olabilir mi? Hatta ben sayın başbakanımıza onu söyledim ‘ne yapalım, edelim seçme seçilme yaşına 18 indirelim, çekelim.’ Yani siz seçme seçilme yaşını 18’e indirdiğiniz zaman parlamento 18 yaşındaki gençlerle dolacak diye bir şey yok ki. Maksat yarışa 18 yaşındaki gençleri koyalım. Hemen bahane hazır ‘askerlik ne olacak.’ Askerlik olacak ona mani bir hal yok ki. Parlamentodaki süreci askerliğe sayarsın olur biter. Yani çözüm üretmek istediğin zaman pratik zeka üretir” şeklinde konuştu.
“BÜYÜK DEVLETİN EVLATLARI BÜYÜK DÜŞÜNECEK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere inandığını ve seçme seçilme yaşının 18 olmasının mukadder olduğunu ifade etti.
Fatih Sultan Mehmet’in bir hatırasını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Fatih’e babası biliyorsunuz 13 yaşında iken Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye’yi vermek istiyor. Fatih diyor ki ‘baba ben daha çocuğum. Ben kabullenemem’ diyor. Babası diyor ki, ‘emrediyorum sana sen üstleneceksin bu görevi’ diyor. ‘Baba olmaz ben bu yaşta bunu üstlenemem’ diyor. Baba tekrar emrediyor, ama o yaştayken bile gayet iyi yetişmiş. Tabi söyleyecek söz yok. Padişah emretti o da görevi devralıyor. Şimdi bakın buradaki keskin zekaya. Madem ki ben Devlet-i Aliyye Osmaniyye’nin padişahıyım o zaman şimdi size emrediyorum ‘gelin devletin başına geçin’ diyor. Hemen babası bakıyor ki burada söz geçirecek bir şey kalmadı. Tekrar görevi alıyor ve 17-18 yaşına kadar bu süreç devam ediyor. Ondan sonra bir çağ kapanıyor bir çağ açılıyor. Bütün o topların döküm ile ilgili matematik hesaplarının içinde Fatih’in zekası var, Fatih’in kendisi var. Tıpkı atalarımız gibi sizlerde tarih yazacak, sizlerde tahin akışını değiştirecek yaştasınız. Çünkü siz o kumaştasınız. İşte dedelerimiz karadan gemileri yürüttü, bizde Marmaray’ı denizin altından yürüttük. Geldiğimiz nokta budur. 18 ayda şimdi Marmaray’dan 73.5 milyon insan geçti. Bir defa büyük devletin evlatları büyük düşünecek. Hep büyük düşüneceksiniz.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.