Demirtaş’tan Selahaddin Eyyübi Açıklaması:

İzmir’de konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Kabe tartışmasında söylemediği sözler üzerinden iftira kampanyaları yürütüldüğünü belirtirken, konuşması sırasında ezan okunması üzerine...

Demirtaş’tan Selahaddin Eyyübi Açıklaması:

İzmir’de konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Kabe tartışmasında söylemediği sözler üzerinden iftira kampanyaları yürütüldüğünü belirtirken, konuşması sırasında ezan okunması üzerine...

Demirtaş’tan Selahaddin Eyyübi Açıklaması:
İzmir’de konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Kabe tartışmasında söylemediği sözler üzerinden iftira kampanyaları yürütüldüğünü belirtirken, konuşması sırasında ezan okunması üzerine konuşmasına ara verdi. Demirtaş, Başbakan Davutoğlu’nun “Demirtaş’a ‘Selahaddin’ demeyeceğiz. Bizim için Selahaddin, Kudüs fatihi Selahaddin Eyyübi’dir" sözlerine karşılık da “Eğer bugün yaşasaydı Selahaddin Eyyübi, hiç tereddüdünüz olmasın, bütün kimlikleri bir arada yaşatmaya çalışan HDP’de olurdu” dedi.
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin İzmir İl Başkanlığı’nın düzenlediği, dayanışma yemeğine katılarak gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Buca Kaynaklar’daki Palmiye Kır Düğün Salonu’nda yapılan ve yaklaşık 800 partilinin katıldığı yemekte konuşan Demirtaş, akşam ezanı okunduğu sırada sözlerine ara verdi. Demirtaş’ın bu davranışı, partililerden uzun süre alkış aldı. Manisa teşkilatıyla buluştuğu toplantıda olduğu gibi isminin dedesinin koyduğunu anlatan Demirtaş, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Demirtaş’a ‘Selahaddin’ demeyeceğiz. Bizim için Selahaddin, Kudüs fatihi Selahaddin Eyyübi’dir" sözlerine cevaben “Selahaddin Eyyübi ne yapmıştı Kudüs’ü fethettiğinde, etrafındakiler Selahaddin Eyyübi’yi tahrik etmeye çalışmışlar. Demişler ki; ‘Kudüs’te yaşayan Museviler, Ezidiler, hepsini katledelim’ demişler. Selahaddin kabul etmemiş. ‘Herkes kendi inancıyla barış içinde yaşayacaklar’ demiştir. Selahaddin tarihe notunu öyle düşmüş ve Kudüs’te bütün kimlikleri bir arada yaşatmayı başarmış. Eğer bugün yaşasaydı Selahaddin Eyyübi, hiç tereddüdünüz olmasın, bütün kimlikleri bir arada yaşatmaya çalışan HDP’de olurdu. İstediğin kadar inançlarımızı sömürmeye çalış. Halk uyanmıştır artık. Meydanlarda elinizde Kur’an-ı Kerim ile oy toplamanızın da fayda etmeyeceği artık 7 Haziran’da netleşmiş olacak. İnşallah içinde yazılanları da inanarak okumuşsunuzdur. Elinde tutmak yetmez. Çünkü ilk emri ‘oku’dur ‘çal’ değildir” diye konuştu.
“İKİ SEÇENEK VAR”
7 Haziran’da yapılacak seçimlerin önemine vurgu yapan Demirtaş, “Elbette ilk defa oy kullanıyor değilsiniz. Herkes şu veya bu şekilde bugüne kadar değişik tercihlerde bulundu. Fakat hiçbir seçimde 7 Haziran seçimi kadar geleceğimizi belirleyecek kritik oylama ile karşı karşıya kalmadık. Sandık başına gittiğinizde kullanacağınız oyun istikameti çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceğini, 10 yıllar sonra nasıl ülkede yaşayacaklarını belirleyecek tercih olacak. Çok sayıda parti amblemi göreceksiniz. Ama şöyle iyice bir düşündüğünüz de aslında iki seçenek var. Bir seçenek tek başına ülkeyi yönetme iddiasında olan tek adamlık sistemi ismine başkanlık dedikleri ama bütün ülkeyi ben yönetirim özlemi altında kendini pazarlayan bir çizgi göreceksiniz. Bugüne kadar ne çektiysek kendini sultan zannedenlerden çektik. Her birimizin farklı yaşam tarzı, düşüncesini yok sayan, kendisi gibi düşünmeyeni tehdit ve düşman olarak algılayan bir çizgi göreceksiniz. Kendisine biat etmeyen yakın arkadaşlarını bile, partisini birlikte büyüttükleri arkadaşlarını bile biat etmediği için tehdit görev çizgi göreceksiniz ya ‘bu çizgi belirlesin’ diyeceksiniz ya da ‘HDP çizgisini yani Türkiye’nin gerçek fotoğrafını göreceksiniz. Dolayısıyla kafanız çok karışmayacak. Bu ülkede ‘ben de artık ülkenin yöneticileri ülkeyi kendi malı gibi görmesin istiyoruz’ diyorsanız biricik seçenek var. Cumhurbaşkanlığı döneminde bu çizgiyi anlatma gayreti içerisindeydik. Her bir yerde bu mesajımıza anlamlı çizgi ve ilkesel duruşa cevaplar aldık, destek aldık, dua aldık. Bu seçimle birlikte bu çizgiyi parlamentoda hakim siyasi bir çizgi ve siyasi gelenek haline getirmek istiyoruz. Vereceğiniz oy, bu iki çizgi arasında çocuklarınızın hangi ortamda büyüyeceğinin göstergesidir” ifadelerini kullandı.
“ÖBÜR DÜNYADA HESAP VERECEKLER”
AK Parti’nin arkasında devlet olanaklarının olduğunu söyleyen Demirtaş, şöyle devam etti: “Büyük devlet olanakları arkamızda olsa da bu şekilde kullanmayı kendimize hakaret ve haram sayarız. ‘Suçtur’ diyeceğim ne mahkeme tanıyorlar ne Anayasa. ‘Haram’ diyeceğim, ondan da korkmuyorlar ama en azından biz bilelim ki bu dünyada sizin 7 Haziran’da hesap sorma hakkınız var. Ama öbür dünyada kesin hesap verecekler. Onun da zamanını biz bilmiyoruz Allah bilir.”
PROVOKASYON UYARISI
Demirtaş, yemeğe katılan partililere provokasyon uyarısında da bulundu. Demirtaş, “Tahriklere saldırılara rağmen, asla provokasyonlara gelmeyin. AKP hiçbir dönem olmadığı kadar gerilim ve şiddetten beslenmeye çalışıyor. HDP’yi seçim çalışması yapamaz hale getirmeye çalışıyor. Sahip olduğu olanaklara rağmen korkuyorlar. Öyle tankla topla parayla pulla seçim kazanılamaz. Arkasındaki devlet olanağına rağmen bu seçime kaybedecekler. Kazananlar halkın özgücüne inananlar, helal lokma yiyenler olacak. Bu seçimde hırsızlar kaybedecek göreceksiniz” dedi.
“BİZİM İÇİN OY TOPLAMA”
Demirtaş Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti için oy topladığını kastederek şöyle konuştu: “Ülkenin tarafsız Cumhurbaşkanı, ki kendisi dünyanın en tarafsız cumhurbaşkanıdır. Meydan meydan dolaşarak bir partiye oy istiyor. Hangi parti olduğunu söylemeyerek tarafsızlığını ortaya koyuyor. Tabii ki HDP’yi kastediyor. Onu biliyoruz zaten. Kendisinden rica ediyorum; bizim için oy toplama, alanlara çıkma. Yorma kendini. Sen git sarayın otur. Terlemek istiyorsan biz fazlasıyla terletiriz. Ter basacaksın hiç merak etme.”
“8 HAZİRAN’DA YÜZ YÜZE BAKACAĞIZ”
Konuşmasında ikinci kez provokasyon uyarısında bulunan Demirtaş, “8 Haziran’da komşumuz arkadaşlarımız herkes yine yüz yüze bakacağız. Kendi tercihidir saygı duyacağız. AKP, CHP, MHP’ye oy veriyor diye düşmanlaştıramayız. Bize öyle yapıyorlar ama biz yapmayacağız. Sandığın koltuğun insandan değerli olmadığını göstereceğiz. 8 Haziran yine yoksul ve işsiz Türkiye gerçeği ve bunu çözme sorumluluğuyla bizler karşı karşıya kalacağız” diye konuştu.
“BARAJI AŞABİLİYORUZ”
Demirtaş, halkın kendi gönlünde gayri meşru barajı zaten yıktığını, şuandaki durumun, barajı rahatlıkla aşabileceklerini gösterdiğini belirterek, “Seçim bildirgemizle ortaya büyük bir iddia koyduk. Türkiye’de artık siyaset bugüne kadar alışagelmiş şekliyle yapılamaz. HDP’nin ortaya koyduğu çıta siyasetin yapılma biçimi ile ilgilidir. İlke ve inançları bir kenara bırakalım, yeter ki oy alalım anlayışını bu seçimde HDP tuzla buz etmiştir. Tüm inançlara saygı duyacağız” dedi.
Demirtaş, 1 Mayıs kutlamaları öncesi yaptığı Kabe açıklamasının da iftira kampanyasına dönüştürüldüğünü, söylemediği cümle üzerinden günlerdir iftira kampanyası yürütüldüğünü kaydetti. Demirtaş, “Demirtaş Taksim’e Kabe demiş. Demirtaş Kudüs’e Yahudilerindir demiş. Dememiş olmama rağmen, yalan ve iftira kampanyasını hala sürdürüyorlar. Kendine ‘Müslümanım’ diyen yazarlar, gazeteciler, yazarlar, televizyoncular, Başbakan,Cumhurbaşkanına buradan çağrı yapıyorum; bunu söylediğime dair ses kaydını görüntüyü yayınlayarak dinleyin buna rağmen iftira kampanyasını sürdürecekseniz o sizin küçüklüğünüzdür” diye konuştu.
“40 GÜN SABREDERSE ‘SAYIN BAŞBAKAN’ DİYECEK”
AK Parti’nin hiç tahmin etmeyeceği bir şekilde dürüst siyasetle karşılaştığını söyleyen Demirtaş, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Demirtaş’a ‘Selahaddin’ demeyeceğiz. Bizim için Selahaddin, Kudüs fatihi Selahaddin Eyyübi’dir" sözlerine karşılık “40 gün daha sabrederse bana ‘Sayın Başbakan’ diyecek” cevabını verdi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.