CHP’li Sağlar: "MHP Bu Ülkenin Kaderi İle Oynamıştır"

CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, CHP’nin kendi ideolojisine dönmesi gerektiğini belirterek, "CHP, tek adamın yönettiği parti olamaz" dedi. Sağlar, MHP hakkında ise, "MHP bu ülkenin kaderine oynamıştır ve kötü bir şekilde ülkeyi bu...

CHP’li Sağlar: "MHP Bu Ülkenin Kaderi İle Oynamıştır"

CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, CHP’nin kendi ideolojisine dönmesi gerektiğini belirterek, "CHP, tek adamın yönettiği parti olamaz" dedi. Sağlar, MHP hakkında ise, "MHP bu ülkenin kaderine oynamıştır ve kötü bir şekilde ülkeyi bu...

CHP’li Sağlar: "MHP Bu Ülkenin Kaderi İle Oynamıştır"
CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar, CHP’nin kendi ideolojisine dönmesi gerektiğini belirterek, "CHP, tek adamın yönettiği parti olamaz" dedi. Sağlar, MHP hakkında ise, "MHP bu ülkenin kaderine oynamıştır ve kötü bir şekilde ülkeyi bu noktaya sokmuştur" ifadelerini kullandı.
Sağlar, yaptığı yazılı açıklamada, seçim sonuçlarını değerlendirdi. Partisinin Mersin’de bir başarı yakaladığını ancak Türkiye genelinde aynı durumun söylenemeyeceğini ifade eden Sağlar, “Yüzde 25’te çakılmış kalmış bir partiyiz” diye konuştu. Deniz Baykal’ın genel başkanlığında yüzde 20’lerdeki oy oranının Kemal Kılıçdaroğlu ile yüzde 25’lere çıktığını dile getiren Sağlar, şöyle devam etti:
"1 Kasım seçimlerinin mağlubu MHP, oy kaybedeni HDP, yerinde duranı CHP, kazananı da AKP’dir. Seçmen bir karar verdi. 7 Haziran’daki kararının tersine bir karar verdi. Bu kararı mecburen demokrasiye inanan, milli idareye saygı gösteren insanlar olarak saygıyla karşılayacağız. Ama bu kararın bu şekilde çıkmasını da irdelememiz lazım. Özellikle bizim çok daha etraflıca düşünmemiz gerekiyor. Çünkü toplum 7 Haziran ile 5 ay sonrası arasında neyi farklı gördü ve oylarını değiştirdi. Şunu iyi görmek lazım; AKP 7 Haziran sonrasında Recep Tayyip Erdoğan ile yeni bir siyaset uyguladı. Bu da can ve mal güvenliğinin askıya alındığı, kan ve terör üzerine. İstikrarı, can ve mal güvenliğini sağlayan unsur olduğunu söyleyegeldi. CHP bunu çok fazla anlayamadı. Biz yine 7 Haziran’daki ekonomik ve sosyal devleti ortaya koyduk. Ama sosyal devlet ve ekonominin de var olabilmesi için önce yurttaşın can ve güvenliğinin ortaya çıkması gerekiyordu. Can ve mal güvenliği ile ilgili sözler söylemek gerekiyordu. Ben Mersin’de gittiğim yerlerde bunları söyledim.”
“TEK ADAMIN YÖNETTİĞİ PARTİ OLAMAZ CHP”
Sağlar, CHP’nin bundan sonraki süreçte ne yapacağı ile ilgili olarak ise şu görüşlere yer verdi:
"CHP, kendi ideolojisine dönmeli. Sol bir parti, sosyal demokrat bir parti olmalı ve o ideolojiye uygun örgüt ve yönetim oluşturmalı. Sol partilerde genel başkan eşitlerin sözcüsüdür. Bir lider, muktedir konumunda değildir, olmaması gerekir. Deniz Baykal’dan sonra tüzük değiştirilmiş ve sağ parti yönetimi tarzı CHP’nin içerisine konulmuştur. Bu CHP’nin doğasına aykırıdır. Tek adamın yönettiği parti olamaz CHP. Sürekli sesler geliyor, dumanlar çıkıyor. Bu nedenle CHP’nin öncelikle bir tüzük değişikliğine gitmesi gerekiyor. Tüzük değişikliğinde parti üst kademesi, parti alt tabanından yukarıya doğru söz ve karar haklarının değerlendirildiği ve siyasetin bu şekilde yönlendirildiği, yani siyaset yapma biçiminin taban içerisinden geldiği bir hale dönmelidir. Eğer Cumhuriyet Halk Partisi bunu yapabilirse isimler çok önemli değil."
"MHP BU ÜLKENİN KADERİNE OYNAMIŞTIR"
1 Kasım seçimlerine gelinmesi ve sonrasında çıkan tablodan MHP’yi sorumlu tutan Sağlar, "Ana muhalefet partisi 4’te birde kalmış, iktidar yüzde 50’ye yaklaşmış. Yani yarı yarıyadır. Bu kabul edilecek bir durum değil. Diğer muhalefet partilerine baktığınızda, onlar da diğer çeyreği bile tamamlayamamaktadırlar. Türkiye’yi 7 Haziran’dan 1 Kasım’daki sonuca getiren Devlet Bahçeli’dir. Devlet Bahçeli ve MHP’nin uyguladığı politikanın, Türkiye’nin aleyhine olan, demokrasiyi askıya alan ve muhtemelen de çoğulcu siyasetin ortadan kalkmasına yeniden bir fırsat yaratan bir noktaya gelmişlerdir. MHP bu ülkenin kaderine oynamıştır ve kötü bir şekilde ülkeyi bu noktaya sokmuştur. Siyaset yapma biçimi değişmelidir. Ayrıştırılarak politize edilmesi değil, kimlikler üzerinden siyaset yapılarak değil, sınıfsal anlamda bakarak siyaset yapmalıdır. O çıkarda Alevi’nin de Sünni’nin de Türk’ün de Kürt’ün de ortak noktası vardır. Bunun üzerinden yapılmalıdır. Kimlikler üzerinden siyaset yaparsanız; aynı kalıyorsunuz, büyüyemiyorsunuz. Birileri de devleti ele geçirdikten sonra devletin kasasını da toplayıp geliyor. Herkesin ortak noktası bugün can ve mal güvenliği. Ama şu bilinmelidir ki, bugünkü iktidar, insanların can ve mal güvenliğini sağlayacak değildir. Aksine tehdit olan iktidardır. Bunu önümüzdeki dönemde anlayacağız. Ama ne yazık ki, iş işten geçmiş olacak" ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.