Başbakan Davutoğlu: “Çıkan Karara Saygılıyız”

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) sandıkların birleştirilmesine ret kararı vermesini değerlendirerek, “Çıkan karara saygılıyız. Saygılı olmak kararı kabul ettiğimiz anlamına gelmez. Bu şartlarda böyle bir talep...

Başbakan Davutoğlu: “Çıkan Karara Saygılıyız”

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) sandıkların birleştirilmesine ret kararı vermesini değerlendirerek, “Çıkan karara saygılıyız. Saygılı olmak kararı kabul ettiğimiz anlamına gelmez. Bu şartlarda böyle bir talep...

Başbakan Davutoğlu: “Çıkan Karara Saygılıyız”
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) sandıkların birleştirilmesine ret kararı vermesini değerlendirerek, “Çıkan karara saygılıyız. Saygılı olmak kararı kabul ettiğimiz anlamına gelmez. Bu şartlarda böyle bir talep gelmişse, ki geldi, değişik ilçelerden, İlçe Seçim Kurulları’ndan Yüksek Seçim Kurulu’nun bunu göz önüne alması gerekirdi” dedi.
Başbakan Davutoğlu, özel bir televizyon kanalında verdiği röportajda, seçim güvenliği ve vaatler ile ilgili açıklamalarda bulundu. Davutoğlu, Anayasa’nın seçime giderken kendisine ne kadar yetki veriyorsa o kadar Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’ye yetki verdiğini söyleyerek, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin konjonktürel ve günlük hesaplarla hükümetten kaçtıklarını belirtti. Davutoğlu, “Biz de kaçsaydık ne olurdu? Terörle mücadeleyi kim yürütürdü? Uluslararası risklerin içinden bu ülkeye kim çıkarırdı? Dönüp millete buz şunu söylemedik; siz bize tek parti hükümeti hakkı vermediniz, ne haliniz varsa görün. Bakın işte hükümetsiz olan Türkiye’de krizle uğraşmak imkansız oluyor. Bunu göstererek seçime gitmek gibi son derece sufle bir yaklaşıma girenler olabilirdi. Bedeli ne olursa olsun terörle de mücadele edeceğiz, risklerden de koruyacağız, 1 Kasım’a üç dört alanda çalışarak milletimizin önüne gideceğiz” ifadelerini kullandı.
YSK’nın sandık birleştirme konusunda ret kararını değerlendiren Davutoğlu şunları dedi:
“Çıkan karara saygılıyız. Saygılı olmak kararı kabul ettiğimiz anlamına gelmez. Bu şartlarda böyle bir talep gelmişse, ki geldi, değişik ilçelerden, İlçe Seçim Kurulları’ndan Yüksek Seçim Kurulu’nun bunu göz önüne alması gerekirdi. Türkiye’de seçim güvenliği ile ilgili şu anda Nusaybin’de, Beytülşebab’ta terör saldırıları söz konusu. O terör saldırılarına karşı da ciddi bir çaba gösteriliyor. Böyle bir ortamda, seçim sandıklarının yerinin tespiti konusunda kaygılar göz önüne alınsaydı halka güven verilmiş olurdu. Sadece seçim güvenliği değil, halka olan, halkın psikolojik güveninin yükselmesi. Bu karar halkın psikolojisini olumlu etkilerdi. Bizim doğru bulmadığımız bir karardır. Anayasa’nın Yüksek Seçim Kurulu’na verdiği yetkiyi kullanma bakımından yetkiyi aşınması söz konusudur."
Hükümet olarak Türkiye’nin her yerinde seçim güvenliği için gerekli tedbiri alacaklarını ifade eden Davutoğlu, “Üzerimize düşen görev neyse YSK’nın kararı doğrultusunda, bir takım zaaflar çıkacak olsa da o zaafları gidermek için her türlü tedbiri alırız. Önemli olan halkın psikolojisini tahkim etmekti. Karar böyle olmasıydı halk daha rahat sandıklara gidebilir, sisteme güveni daha fazla artardı. Şimdi baskılara daha açık hale geldiğini düşünebilir. Türkiye’nin her yerinde gerekli tedbirleri alacağız” diye konuştu.
Davutoğlu, seçim beyannamesinde verilen vaatlerle ilgili olarak, “Bunu kimin ve nasıl yaptığı meselenin kendisi kadar önemli. AK Parti hükümetleri taahhütte bulunmuşsa, bunun gereği yapılacak demektir. Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, HDP için söz konusu değil. Biz ne dersek,halk ‘bu gerçekleşebilir bir şeydir’. 2 Kasım’da ya AK Parti tek parti hükümeti kuracak, biz buna inanıyoruz ya da AK Parti merkez olduğu yapı. Biz bir şey söyledik mi hesabı kitabı yaparız, afaki bir şey yapmayız. Amerika’ya gitmeden taahhütlerle ilgili bilgi aldım. Oturduk, ’Bunların maliyetlerini tek tek çıkarın’ dedim. Sürekli olarak e-mail trafiğiyle çalışmaları Cevdet Bey’le birlikte değerlendirdik. Tabiri caizse Ankara’daki çalışmalarımızla New York’taki çalışmalarımız arasında bir köprü kuruldu. Hiç kimse tereddüt etmesin. Biz verdiğimiz sözü yaparız, kaynağını buluruz. Bu kaynak noktasında, doğacak kaynak ihtiyacı ile faydayı ilişkilendirmeye önem veriyoruz. Yaptığımız bütün hesaplara göre taahhütlerimizin kaynak ihtiyacı 19 milyar Türk Lirası. Gayri Safi Milli Hasılamızın yüzde 1’i. CHP ve MHP’nin yaptıkları ise 150 milyar Türk Lirası civarında. Son derece afaki taahhütler. Biz bir taş atıyoruz, üç kuş vuruyoruz. Gençlere hibe. Bir genç istihdamı sağlıyoruz. İki istihdam üzerinden milli gelire kaynak sağlıyoruz. Üç gençlerimize dönük olarak gençlerin istihdam edilmesiyle de sosyal bir meseleye cevap vermiş oluyoruz” şeklinde konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.