AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ:

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, "Kim teröre, teröriste destek veriyorsa hukuk önünde yargılanmalıdır" dedi.AK Parti’nin, Kurban Bayramı dolayısıyla partiler arası bayramlaşması AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi....

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ:

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, "Kim teröre, teröriste destek veriyorsa hukuk önünde yargılanmalıdır" dedi.AK Parti’nin, Kurban Bayramı dolayısıyla partiler arası bayramlaşması AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi....

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ:
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, "Kim teröre, teröriste destek veriyorsa hukuk önünde yargılanmalıdır" dedi.
AK Parti’nin, Kurban Bayramı dolayısıyla partiler arası bayramlaşması AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. CHP, MHP, MHP, SP, BBP, DP, DSP ve HÜDAPAR’ın ziyaret ettiği bayramlaşmada AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sivil Toplum ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkanı Selçuk Özdağ başkanlık ederken Ankara Milletvekili ve Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu, Ankara Milletvekili Murat Alparslan, Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Meryem Göka, Ankara Milletvekili ve Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Sami Mallı da yer aldı.
Gerçekleşen bayramlaşmaların bir bayram tadında gerçekleştiğini kaydeden Özdağ’ın gündeminde terör vardı. “Kim teröre, teröriste destek veriyorsa hukuk önünde yargılanmalıdır” diyen Özdağ, “Kimse o bölgede özerklik ilan edemez. Türkiye buna müsaade etmez. Buna vatandaşlarımız müsaade etmez. Burada HDP’nin dil değişikliği yapması gerekir. PKK’nın silah bırakması gerekir" dedi.
"DİL BİRLİĞİ MİLLET OLMANIN GÖSTERGESİDİR"
Konuşmasında Türk Dil Bayramı’nın 83. yıldönümünü de kutlayan Özdağ, “Dil, insanları bir araya getiren, kültür birliğini sağlayan, milli karakter ve kimliğinin temelini oluşturan bir çimentodur. Dil birliği millet olmanın en önemli göstergelerinden başında gelir. İnsanlar ancak kelimelerle düşünürler dil aracılığıyla konuşup, anlaşabilirler, bir birlik oluşturabilirler” diye konuştu.
Özdağ, konuşmasına şöyle devam etti:
“26 Eylül 1932 tarihinde ilki yapılan Dil Kurultayı’nın 83. yıldönümünde bir kez daha Türk Dil Bayramını kutluyor olmanın sevincini yaşıyoruz. Milli değerlerimizin korunmasında ve gelecek nesillere aktarılmasında en etkili araçlardan biri olan Türkçemiz, milletimizin en önemli kültürel mirasıdır. Türkçemiz, milletimizin karakterini, kültürünü, medeniyet birikimini yansıtan aynamızdır. Dünya tarihinin en köklü, en kadim dillerinden biri olarak kabul edilen Türkçemiz, kelime dağarcığı, kullanıldığı coğrafyanın ve konuşan nüfusun büyüklüğü bakımından dünya dilleri arasındaki en itibarlı diller arasında yer almaktadır. Yaşanmış muhkem bir mazimiz, yaşanmamış muhayyel bir geleceğimiz var. Biz bu toprakları dilimizle fethettik. İnsan kalabalıklarını "millet" yapan ve "millet olma şuuru"nu besleyen kıymetlerin başında "kültür" "toprak", ve "ülkü birliği" gelmektedir. Dil, "lafzı ve ruhu"yla hayat bulur, yaşar. Lafız, dilin "kelimeleri”, ruhu ise "millet aidiyetidir”. Aidiyetten, milletin kıymetlerinden uzak bir dil, ruhunu kaybeder, yabancı dillerin istilasına uğrar.”
"DİLİMİZ YABANCI KELİMELERİN İŞGALİNDEN KURTULMALI"
“Toplumumuz, yarınlarımızın teminatı olan gençlerimiz, yüzeli - iki yüz kelimeye mahkum edilmektedir” diyen Özdağ, “Dilimiz, yabancı kelimelerin işgali altındadır. Türkçemizin anlamını bozan, onun özelliğini kaybedecek kelimeler kullanılması zamanla Türkçemizin yozlaşmasına zemin hazırlamaktadır. Sadece büyükşehirlerimizde değil, en küçük kasabamızda bile bunun çok sayıda örneği görülebilir. Mahallelerimizde, caddelerimizde, sokaklarımızda, umuma açık mekanlarında yabancı dilde isimlerin yadırganmadan kullanılıyor olması son derece düşündürücü ve üzücüdür. Türkçemize sahip çıkılarak doğru şekilde kullanılması, tarihimizi, şuurumuzu ve benliğimizi bünyesinde barındıran dilimizin korunması geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması eğitimcilerimiz, sanatçılarımız, entelektüellerimiz başta olmak üzere hepimizin ortak sorumluluğudur. Dolayısıyla, dilimizin korunması, geliştirilmesi ve zenginleştirilmesi için siyasetçilerimizden bilim adamlarımıza, sanatçılarımızdan, medya mensuplarımıza kadar tek tek hepimize büyük sorumluluklar düşmektedir. Bizler bu sorumluluğumuzu yerine getirmek amacıyla elimizden geldiğince çalışmalar yapmaktayız ve yapmaya da devam etmek azmindeyiz. Bu düşüncelerle Türk Dil Kurultayı’nın toplanma yıl dönümü de olan Türk Dil Bayramı’nı kutluyor, dilimizin dinamikleriyle yaşaması, zenginleştirilmesi için çaba harcayan herkese teşekkürlerimi sunuyorum” temennisinde bulundu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.