4. Ulaslararası Öğrenciler Mezuniyet Töreni

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tel Abyad’ta Arapları ve Türkmenleri uçaklarla vuran batı ne yazık ki onların yerine terör örgütü PYD ve PKK’yı yerleştiriyor. Buna biz nasıl olumlu bakabiliriz. Bu batıya biz nasıl samimi olarak...

4. Ulaslararası Öğrenciler Mezuniyet Töreni

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tel Abyad’ta Arapları ve Türkmenleri uçaklarla vuran batı ne yazık ki onların yerine terör örgütü PYD ve PKK’yı yerleştiriyor. Buna biz nasıl olumlu bakabiliriz. Bu batıya biz nasıl samimi olarak...

4. Ulaslararası Öğrenciler Mezuniyet Töreni
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Tel Abyad’ta Arapları ve Türkmenleri uçaklarla vuran batı ne yazık ki onların yerine terör örgütü PYD ve PKK’yı yerleştiriyor. Buna biz nasıl olumlu bakabiliriz. Bu batıya biz nasıl samimi olarak bakabiliriz” dedi.
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından düzenlenen 4. Uluslararası Öğrenciler Mezuniyet Töreni, ATO Congresium’da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi.
Yaklaşık 4 bin davetlinin katıldığı törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Türkiye Bursları’ kapsamında yapılan tanıtım çalışmalarının kendi imkanlarıyla Türkiye’ye gelen öğrenci sayısının da katlanarak artmasını sağlandığının altını çizdi.
“ÖĞRENCİLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ ÖKSÜZ VE YETİM”
Üç yıl içerisinde Türkiye’deki uluslararası öğrenci sayısının 24 binden, 15 bini Türk burslusu olmak üzere 70 bine ulaştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye bursu verilen öğrenciler dünyanın 100 farklı noktasında yapılan mülakatla belirlenerek projenin amacına uygun şekilde yürümesi temin edildi. Türkiye bursları kapsamında ülkemizde eğitim gören öğrencilerle ilgili gerçekten çok çarpıcı hikayeler var. Şimdi biraz öncede filmini izlediğimiz Ugandalı Cemilin hikayesi işte bunlardan biriydi. Türkiye büyükelçiliğinin binasının duvarında asılı ilanı gören Cemil, internet üzerinden başvuruyu yapıyor ve köyüne dönüyor. Nasıl bir köy ve oradan ta büyükelçiliğe nasıl geldiğini bizzat izledik. Bu bir hayali değil fiili bir durum. Başvurusunun kabul edilip, edilmediğine dair elektronik postayı okuya bilmek için defalarca köyünden saatlerce uzaktaki şehre yürüyerek giden Cemil bugün hamdolsun Erciyes Üniversitesi’nde eğitimini sürdürüyor. Bir başka hikaye Kolombiya’dan. Kolombiya’nın bir köyünden başvuru yapan bir öğrencimiz mülakata girmeye hak kazanıyor. Fakat mülakatın yapılacağı Bogota’ya gitmek için yol parası bulanıyor. Köylülerin katkısı ve büyük elçiliğimizin yardımlarıyla mülakat yerine ulaşan öğrencimiz bugün ülkemizde Türkiye burslusu olarak eğitim görüyor. Bir başka örnek Endonezya’dan. Başkent Cakarta’da yapılan mülakata katılan öğrencilere yolculuklarının nasıl geçtiği sorulduğunda hepsinin de üç, dört günlük mesafeden geldiği anlaşılıyor. Bilindiği Afrika’nın pek çok bölgesinde ortalama ömür 45-50 yıl. Onun için bu bölgelerden gelen öğrencilerin büyük bölümü öksüz ve yetim” diye konuştu.
“KARŞILAŞTIĞIMIZ ZAMAN ÇOK MUTLU OLUYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye bursları sadece sağladığı eğitim imkanıyla değil öksüzün, yetimin elinden tutulmasına vesile olmasıyla da ayrıca değerli olduğunun altını çizdi.
Türkiye’de bu burslarla eğitimi tamamlayıp kendi ülkelerinde bakan olan, üst düzen yönetici, işadamı, akademisyen olan çok sayıda insanın bulunduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaret ettikleri ülkelerde zaman zaman bu insanlarla karşılaştıkları ve çok mutlu olduklarına dikkat çekti.
“ENİNDE SONUNDA TIKANMAYA, ÇÖKMEYE MAHKUMDUR”
Bu hizmetlerin gerçekleştirilmesinde emeği geçen tüm çalışanları tebrik ettiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bu hizmetlerin inancımıza, tarihimize, kültürümüze yakışır şekilde sürdürülmesi konusunda bugüne kadar arkadaşlarıma her türlü desteği verdim, bundan sonrada vermeye devam edeceğim. Türkiye’nin güçlenmesi, kalkınması, gelişmesi, kendi vatandaşlarımızla birlikte tüm dost ve kardeş toplumlar içinde yeni bir ümit ışığının yanması anlamına geliyor. Coğrafyaları sadece doğal zenginlikleriyle, ticari ve stratejik önemleriyle değerlendirme anlayışı insanlığa büyük zararlar verdi. Sömürgecilik ve kölelik şekil değiştirerek ama aynı mantıkla maalesef varlığını ve etkinliğini bugünde sürdürüyor. Batıda israf edilen gıdanın Afrika’daki tüm açları doyuracak miktara ulaştığı bir düzenin sürdürüle bilmesi mümkün değildir. Orta Afrika’daki Viktorya Gölü’nden çıkartılan balıklar konteynırlarla batı ülkelerine gönderilirken bunların kılçıklarını bile bölgede yaşayan insanlara bile çok görüldüğü bir düzeni kabul etmemiz mümkün değildir. Altı petrol, altın, elmas ve daha pek çok değerli maden kaynayan toprakların üzerindeki insanların sefalet içinde yaşadığı bir düzeni kesinlikle adaletli bulmuyoruz. Bir tarafta emeklilik yaşanın 70 olduğu diğer tarafta ortalama insan ömrünün bunun ancak yarısını bulduğu ülkeler aynı dünya üzerinde huzur içinde yaşayamaz. Gece uzaydan dünyaya bakıldığında kimi yerler ışıl ışıl yanarken kimi yerler derin bir karanlığa boğulmuşsa burada bir sorun var demektir. Dünyadaki 6 milyar insanın sadece 1 milyarının refahı için çalıştığı bu sistem eninde sonunda tıkanmaya, çökmeye mahkumdur.”
“15 BİNE YAKIN İNSANI BİZ EGE DENİZİ’NDE VEYA AKDENİZ’DE BIRAKMADIK”
“Sadece ulaşım güzergahı olarak değil her bakımdan doğuyla batının geçiş noktası olan Türkiye bu noktada tarihi olarak sorumluluk sahibidir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz işte bunun için ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyoruz. Bunun için… BM Güvenlik Konseyi başta olmak üzere dünyadaki haksızlıkları, adaletsizlikleri önleme konusunda öncülük yapması gereken kurumların öncelikle kendilerini ısla etmeleri gerekiyor. Kendi yapıları adaletsizlik üzerine kurulu olan kurumların dünyada adaleti sağlamak için hizmet vermeleri düşünülemez. İşte buyurun, bakın sınırımda Tel Abyad’ta Arapları ve Türkmenleri uçaklarla vuran batı ne yazık ki onların yerine terör örgütü PYD ve PKK’yı yerleştiriyor. Buna biz nasıl olumlu bakabiliriz. Bu batıya biz nasıl samimi olarak bakabiliriz. Dün Numan bey bölgedeydi. Oradan kaçan ve bize sığınan 15 bine yakın insanı biz Ege Denizi’nde veya Akdeniz’de bırakmadık. Açtık kucağımızı onları ülkemize kabul ettik. Biz buyuz ama batıyıda görüyoruz. Onlar Akdeniz’de boğulmaya mahkum ediyor, Ege’de boğulmaya mahkum ediyor. Ama biz buna müsaade edemeyiz. Oku da ya… ‘Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem, gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.’ Biz buyuz… Biz coğrafyanın ve tarihin bize yüklediği sorumluğun gereğini yerine getiriyoruz. Getirmeye devam edeceğiz” dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.