Vali Yardımcısı Hasan KAYHAN'ın Muhtarlar Günü Mesajı

Vali Yardımcısı Ürgüp Kaymakam Vekili Hasan KAYHAN Muhtarlar Günü Nedeniyle bir kutlama Mesajı yayımladı

Vali Yardımcısı Hasan KAYHAN'ın Muhtarlar Günü Mesajı

Vali Yardımcısı Ürgüp Kaymakam Vekili Hasan KAYHAN Muhtarlar Günü Nedeniyle bir kutlama Mesajı yayımladı

Vali Yardımcısı Hasan KAYHAN'ın Muhtarlar Günü Mesajı
19 EKİM MUHTARLAR GÜNÜ
 
Değerli Hemşerilerim,
Ülkemizde yerel demokrasinin en eski örneğini temsil eden muhtarlık müessesesi, 1829 yılından bu yana faaliyetlerini sürdürmektedir.
Muhtarlarımız, bir yandan köy ve mahalle sakinlerinin devlet kurumlarıyla ilişkilerinde aracı bir rol oynarken, diğer yandan da çağdaş kamu yönetimi anlayışının en temel gereksinimlerinden biri olan katılımcılığın sağlanmasında önemli bir görevi yerine getirmektedirler.
Muhtarlarımız ve muhtarlık müessesesinin ihtiyaçları, karşılaştıkları sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri ile bu müessesenin tarihsel bağlarını koruyarak geleceğe ilişkin vizyonunun belirlenmesine yönelik çalışmaların yürütülmesi amacıyla 19 Ekim gününün Muhtarlar Günü olarak belirlenmesi Başbakanlıkça,19 Ekim 2015 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanan bir Genelge ile uygun görülmüştür. Muhtarlarımızı en kalbi muhabbetlerimle kutluyorum.
Muhtar, köy veya mahalle tüzel kişiliğinde, yönetiminin başında bulunan kişidir. Kökeni Arapçadır ve "seçilmiş kişi" anlamına gelir.Muhtar, köy veya mahalle halkı tarafından seçilir. Muhtar seçiminde siyasi partiler aday gösteremezler. Türkiye'de muhtarların görev süresi 5 yıldır. Muhtar köy tüzel kişiliğini temsil eder. Muhtar köye ilişkin kararlarını 4 azasıyla birlikte alır. Muhtar köyün yol, köprü, çeşme vb. ortak mallarını inşa ettirir, inşa olunanların bakım ve onarımını yaptırır. Muhtar köyde yapılması gereken işleri imece usulü ile gerçekleştirir. Aynı zamanda muhtar, genel yönetimin temsilcisi sıfatıyla da yasaları ve hükümet emirlerini halka duyurur, köy içinde dirlik ve düzeni sağlar. Genel yönetimle ilgili işlerin köyde uygulanmasına yardımcı olur.
Türkiye’nin idari bölünüş sistematiği içinde tabanı oluşturan muhtarlar ve ihtiyar heyetleri tarafından yönetilen köy idari alanları, “belirli bir idarî sınırı bulunan ve bu sınırlar içerisinde yer alan sürekli ve dönemlik kır yerleşmeleriyle ekonomik faaliyet sahalarından oluşan, hammadde üretimi (tarım, hayvancılık, ormancılık, avcılık, toplayıcılık) ve evsel sanayi ile ilgili faaliyetlerin egemen olduğu ülkemizin kırsal kesimini oluşturan en küçük idarî sahaları" durumundadırlar. Bu tanımda vurgulanan husus, idarî anlamdaki köyün, herhangi bir coğrafî mekânda yer tutan, sınırları belirli bir yönetim alanı olmasıdır. Bu idarî alanı yakından incelediğimiz zaman, köyün arazisini, yerleşme veya yerleşmelerini görmekteyiz. Bir köyün arazisi, tarım, otlak (çayır-mera), orman, kayalık, göl ve bataklık alanları, akarsu yatakları, sahillerdeki kumsallar ve yerleşim alanları'ndan oluşabilmektedir.
 
Son gelişmelere göre köy için nüfus sınırı ne olmalıdır?

18.03.1924 tarih ve 442 sayılı Köy Kanunu ile 03.04.1930 tarih ve 1580 sayılı eski Belediye Kanunu’nda nüfus miktarı için 2000 rakamı sınır kabul edildiğinden, eskiden yapılan köy tanımlarında “nüfusu 2000’den az olan yurtlara köy denir” şeklinde yuvarlak bir ifade kullanılmıştır. 24 Aralık 2004 tarihinde yürürlüğe giren 5272 sayılı yeni Belediye Kanunun 4. maddesine göre bundan böyle nüfusu 5.000 ve üzerinde olan yerleşim birimlerinde belediye kurulabilecektir. Bir yerleşim alanında belediye kurulması için 5000 nüfusun üzerine çıkılması koşulu getirildiğine göre, köy tanımında kullanılan 2000 rakamı yerine 5000 rakamının genel anlamda ortalama sınır kabul edilmesi zorunluluğu belirmiştir.
Mahalleler Osmanlı İmparatorluğunda merkezi idareye yardımcı destek birimler biçiminde ortaya çıkmıştır. Zamanla kentsel yaşamda önemli bir yere sahip olmuşlardır. Mahalle muhtarları, kendilerine merkezi idarenin mührünün verildiği memurlar olma özelliğini kazanmışlardır. Cumhuriyet döneminde mahalle yönetimi ile ilgili birtakım düzenlemeler yapılmış ve bu süreçte mahalle muhtarlarına önemli görevler verilmiştir. Fakat zaman geçtikçe bu düzenlemeler yetersiz kalmıştır. En son düzenleme ise 5393 Sayılı Belediye Kanun ile yapılmıştır. Bu düzenlemeyle muhtarlara birtakım yeni görevler yüklenmiştir.
Yerel yönetimler,merkezi iktidarın verdiği özerkliği en üretken ve en verimli kullanan kurumlar olduğu sürece ülkeye ve demokratikleşme sürecine yarar sağlayabilirler.merkezi yönetimde ülke kalkınmasında ve gelişimin her aşamasında yerel dinamikleri kullandığı ölçüde başarılı olabilir.Bu karşılıklı yarar atmosferinde geleceğe ilişkin umutlarımızdan bir an olsun vazgeçmemeliyiz.Yerel dinamikleri ülke kalkınması ve demokratikleşme sürecinde en etkin ve en verimli biçimde kullanmanın en etkili yolu elbette ki yerel yönetimler olmalıdır.
Bu gün vesilesiyle,mahalle, köy ve köylümüz için herşey kıymetinde olan,değerli muhtarlarımızı bir kez daha tebrik ediyor,kendilerine ve bu kutsal görevi yıllarca sürdürüp emekli olanlara,sağlık ve mutluluk diliyorum,vefat edenlere Allah’tan rahmet diliyor kendilerini minnet ve şükranla anıyorum…
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.