Süreç ülkenin darbecilerden, cuntacılardan temizlenmesi için oldukça hassas

Saadet Partisi İl Başkanı Ali Doğan Simit, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaşananları değerlendirdi.

Süreç ülkenin darbecilerden, cuntacılardan temizlenmesi için oldukça hassas

Saadet Partisi İl Başkanı Ali Doğan Simit, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaşananları değerlendirdi.

Süreç ülkenin darbecilerden, cuntacılardan temizlenmesi için oldukça hassas
NEVŞEHİR(MHA) Saadet Partisi İl Başkanı Ali Doğan Simit, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaşananları değerlendirdi.
Sürecin ülkenin darbeci, cuntacılardan temizlenmesi için önemli bir dönem olduğunu belirten Saadet Partisi İl Başkanı Ali Doğan Simit, “Hepinizin malumu olduğu üzere çok yoğun, ama bir o kadar da önemli bir gündemle karşı karşıya bulunuyoruz. 15 Temmuz’da karşı karşıya kaldığımız ihanet girişiminin ardından Türkiye çok kritik ve hassas bir döneme girdi. Biz, Saadet Partisi olarak, 15 Temmuz’un, bütün vahametine rağmen Türkiye için yeni bir fırsat,  yeni bir umut ve yeni bir başlangıç oluşturabileceğini vurguluyoruz. Evet, 15 Temmuz Ordu’nun içindeki darbecilerin, cuntacıların ve ihanet çetelerinin temizlenmesi için bir fırsattır. 15 Temmuz, devletin bütün kurumlarına, hatta en mahrem noktalarına kadar sirayet etmiş olan habis urların temizlenmesi için bir fırsattır. 15 Temmuz, NATO ile, Amerika ile işbirliği yapılarak ne Türkiye’ye, ne de İslam dünyasına hizmet edilemeyeceğini anlamak için bir fırsattır. En nihayetinde 15 Temmuz, Türkiye’nin aslına, özüne ve ruh köküne dönmesi için tarihi bir fırsattır. Biz, bundan sonra da atılacak müspet adımları desteklemeye hazırız.
Ancak, yine en başından beri uyarıyoruz,  15 Temmuz’un Türkiye için, milletimiz için ortaya çıkardığı bu fırsatlar, asla siyasi bir fırsatçılığa dönüştürülmemeli; millet daha bir kamplara ayrılmamalıdır. Bundan sonraki her adım, 15 Temmuz’un ortaya çıkardığı birlik ve beraberlik duygusunu takviye edici olmalıdır. OHAL kararnameleri milletimizin ortaya koyduğu bu birlik ve beraberlik ruhuna, asalet ve ferasetine uygun bir çerçevede çıkarılmalıdır.
Başka bir ifadeyle, tüm bu adımlar atılırken tek ölçü, milletin talep ve beklentilerine uygun biçimde milli iradenin güçlendirilmesi olmalıdır. Zira, Türkiye geçmişte yeterince düşünülmeden, üzerinde yeterince durulmadan günlük yaklaşımlarla çıkarılmış kanun ve düzenlemelerden çok sıkıntılar çekmiştir. Maalesef 15 Temmuz gecesi yaşadığımız ihanetin şaşkınlığını, şehitlerimizin acısını bütün ağırlığıyla yüreğimizde hissederken, fırsattan istifade, terör belası da yeniden hortladı. Diyarbakır, Hakkari, Şırnak, Cizre darken artık bu alçak saldırıların haberleri Giresun’dan, Trabzon’dan, Ordu’dan da gelmeye başladı.
Bütün bunlar gösteriyor ki, Türkiye hem içeriden hem de dışarından korkunç bir kuşatmanın altındadır. Darbecisi, cuntacısı, teröristi, canlı bombacısı hep aynı karanlık mihraklar tarafından yönlendirilmekte ve aynı karanlık hedefe hizmet etmektedir. Hedef Türkiye’dir.
Hedef Türkiye’yi parçalamaktır. Güneydoğu’yu Türkiye’den koparmaktır. Amaç, Büyük İsrail’i kurmaktır. Küresel Emperyalizmin Büyük Ortadoğu Projesi adım adım uygulanıyor.
Irak’da hedeflerine ulaştılar. Libya’da, Suriye’de, Yemen’de hedeflerine ulaştılar.
Şimdi asıl hedefleri, nihai hedefleri olanTürkiyedir. Cuntacılar eliyle yapamadıklarını şimdi terörü, yeniden hortlatarak,  Güneydoğu’dan sonra Karadeniz’e yayarak gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Bu yüzden büyük fotoğrafı iyi görmek lazım.15 Temmuz darbe girişiminin amacı ne ise daha dün Giresun’da, Ordu’da askerimizi, polisimizi hedef alan terörist saldırıların amacı da aynıdır. Türkiye’yi tıpkı Suriye gibi bir iç savaşa sürüklemektir.
Bu gerçek ışığında, hem iç hem de dış politika, topyekûn yepyeni bir anlayış ile ele alınmalıdır. Şüphesiz ki, bu süreçte en büyük gücümüz yine aziz milletimizin birlik ve beraberliği olacaktır. Bu nedenle, ilk fırsatta, hemen derhal, Sayın Cumhurbaşkanının öncülüğünde, toplumun bütün kesimlerinin temsil edildiği bir “Milli İstişare Toplantısı” gerçekleştirilmelidir. Dost ve müttefik tanımlaması yeniden gözden geçirilmeli, dış politikada D-8 oluşumu, Şangay 5’lisi gibi alternatif dengeler geliştirilmelidir. İslam ülkeleri ve komşu ülkelerle ilişkiler güvenlik başta olmak üzere dostluk ve işbirliği zemininde yeniden dizayn edilmelidir. Türkiye bekâ sorunuyla karşı karşıyadır. Tekrar üzerine basa basa vurguluyorum ki, bu durum güçlü bir orduyu zorunlu kılmaktadır. Bu bakımdan, Ordu’muz hem en modern silahlarla, hem de en yüksek teknolojik bilgilerle donatılmalıdır.  Ordu içindeki darbeci hainler ile vatansever Mehmetçiğin ayrımı iyi yapılmalı, Ordumuza, “Önce Ahlak ve Maneviyat” düsturu çerçevesinde “Peygamber Ocağı” hüviyeti kazandıracak yeni ve köklü düzenlemelere gidilmelidir. Yapılan her düzenleme askerin moralini artırmalıdır. Kısacası:
15 Temmuz şer girişimi Türkiye için hayırlı başlangıçların fırsatı olarak görülmeli, atılacak her adım; Eğitimi “Milli”, Ekonomisi güçlü, Ülkesi güvenli, Hukuku “Adil”, Milleti huzurlu ve Demokratik sistemi oturmuş, Yeniden Büyük Türkiye’nin kuruluşuna hizmet etmelidir.
Çünkü tüm bu gelişmeler göstermiştir ki, bizim, bizden başka dostumuz yoktur” dedi.
Son Güncelleme: 04.08.2016 13:31
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.