Rektör Adayı Prof. Dr. Mazhar Bağlı'dan Gündeme Yönelik Açıklamalar

Bağlı "PKK'nın en büyük düşmanı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Barzani'dir'

Rektör Adayı Prof. Dr. Mazhar Bağlı'dan Gündeme Yönelik Açıklamalar

Bağlı "PKK'nın en büyük düşmanı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Barzani'dir'

Rektör Adayı Prof. Dr. Mazhar Bağlı'dan Gündeme Yönelik Açıklamalar
Eski AK Parti Milletvekili, Konya Karatay Üniversitesi Öğretim Üyesi Sosyolog Prof. Dr.Mazhar Bağlı, PKK’nın İslam ve Ortadoğu düşmanı bir örgüt olduğunu söyledi. PKK’nın bu coğrafyadaki halkı birbirine düşürebilecek derecede eylemler yapan, önce Kürtlerin ardından da Türkiye’nin düşmanı olduğunu belirten Bağlı, "PKK’nın en büyük düşmanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Barzani’dir. Çünkü ikisi de PKK’nın maskesini düşüren hamleler yaptılar" dedi.

İLGİLİ PROGRAMIN TEKRARINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ



Cihan Haber Ajansı Ankara Haber Direktörü Hasan Taşkın’ın Akit TV’de sunduğu ‘Tam Zamanı’ programına katılan 25. Dönem AK Parti Şanlıurfa Milletvekili ve Konya Karatay Üniversitesi Öğretim Üyesi Sosyolog Prof. Dr. Mazhar Bağlı Türkiye ve dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin terörle mücadele gösterdiği direncin önemine dikkat çeken Bağlı, bölücü terör örgütü PKK'nın Türkiye’de etnik referanslı bir sosyolojik hareketlenmenin gerçekleşmesi ve insanların birbirine karşı kindar bir tutum içerisinde olması yönünde bir proje yürüttüğünü belirterek, Türk vatandaşlarının tutumunun bu duruma set oluşturduğunu söyledi.

"TÜRKİYE BU COĞRAFYADAKİ EN GÜÇLÜ AKTÖR"

Türkiye’nin terörle mücadelede bu coğrafyadaki en güçlü ülke olduğunun altını çizen Prof. Dr. Bağlı şöyle konuştu:

"Türkiye’nin tarihsel mirasının direncinin nereden geldiğini görmek için önemli başka bir husus daha var. Şöyle izah edelim; Batının Osmanlı’yı dağıtmak için oluşturmuş olduğu ittifak, bu coğrafyada istikrarsızlığı ve şiddetin devamını sağlayacak bir mekanizma kurdu. Türkiye’nin direncini kırabilirlerse, o kaotik durumu bütün bir coğrafyaya yayabilirlerdi. Burada Türkiye’nin karşısına çok kapsamlı bir örgüt olan PKK terör örgütünü koydular. PKK’nın bir maske olarak Kürt meselesini kullandığı bir gerçek. Bunun arkasında da iki önemli kavram kullanıyor: Barış, demokrasi ve özgürlük. Oysaki bu maskenin düşmesi önemli bir süreç. Türkiye’nin terörle mücadelesini ve toplumun teröre karşı geliştirmiş olduğu direnci takdir etmek lazım. Toplumuzun sağduyusu aslında terörün oluşturmak istediği etkiyi en aza indiren kazanç olarak elimizde bulunuyor."

"PKK ÖZDE İSLAM DÜŞMANI BİR ÖRGÜT"

PKK’nın İslam ve Ortadoğu düşmanı bir örgüt olduğunu ifade eden Bağlı, PKK’nın ayrıca bu coğrafyadaki halkı birbirine düşürebilecek derecede eylemler yapan, önce Kürtlerin ardından da Türkiye’nin düşmanı olduğunu söyledi.
Tüm bunlarla Türkiye’nin tek başına savaştığına dikkati çeken Bağlı, "Bu durum Türkiyeiçin çok ağır bir yüktür. İslam’ın Ortadoğu’nun ve Kürtlerin varlığına kast eden, onlar için düşmanca bir tutum içerisinde bulunan terör örgütüyle tek başına Türkiye mücadele ediyor. Dış politikadan tutun, sosyolojik pek çok açıdan Türkiye için çok büyük bir yüktür. PKK’nın en büyük düşmanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Barzani’dir. Çünkü ikisi de PKK’nın maskesini düşüren hamleler yaptılar" diye konuştu. 

"PKK’NIN BAHŞİŞİ UYUŞTURUCU KAÇAKÇILIĞI"

PKK’nın yaptığı terör operasyonları karşında uluslararası aktörlerden 'bahşiş' aldığının çok açık olduğunu bildiren Bağlı, bu 'bahşiş'in de en görünür olanının uyuşturucu kaçakçılığı olduğunun altını çizdi. Bu konu da çok fazla done olduğunu aktaran Bağlı şöyle dedi:

"Özellikle Kobani dedikleri bölgede Suriye çekildikten sonra, aleni bir biçimde özel tarlalar oluşturup esrar ekimi yaptılar ve onların satışından dolayı çok önemli bir miktarda gelir getirdiklerini biliyoruz. Öcalan savunmalarında da, kitaplarında da, görüşme notlarında da biz bunlardan uzağız diyor. Bir özgürlük savaşçısı maskesiyle gölgeleyerek bunu ortaya koyuyor ama tabi biliyoruz ki bugüne kadar yapılan bütün operasyonlarda işin bu boyutunun aslında örgütün en önemli bileşenlerini oluşturduğunu görüyoruz. Bunu örgütün tek başına yaptığını var saymak, dünyada bu konudaki genel gidişatı görmemek demektir. Kısacası PKK’ya da bu kanlı terör eylemlerinin bahşişi olarak uyuşturucu kaçakçılığı konusunda imkân sağlandığını biliyoruz. Türkiye’nin gerçekten sahip olduğu demokrasi açığını kapatması gerekiyor ki, bu tür konuların arkasına gizlenerek böyle illegal işleri yapma imkânlarını bulamasınlar. Çünkü halk bunlarla ilgili kanaatini değiştirdiği zaman mücadele etmek çok daha kolay olur."

"ABD TÜRKİYE’DEN İSTEDİĞİNİ ALAMAYINCA PKK’YI DESTEKLİYOR"

PKK gibi terör örgütleriyle mücadele ederken uluslararası desteğin de çok önemli olduğuna değinen Bağlı, bunu sağlamanın kolay bir durum olmadığını, öncelikle ülke olarak güçlü olunması gerektiğini aktardı. Türkiye’nin en önemli kazancının sahip olduğu güç olduğunu belirten Bağlı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye’nin güçlenmesi, uluslararası o terör üzerine yürütülen bir takım mizansenleri durdurabilir ancak. Ama güçlendiğimiz yollara mayınlar döşeniyor ve biz o mayınları temizleyerek gidiyoruz. Şimdi şunu bir değerlendirelim, Türkiye 1960'larda Avrupa Birliğiülkeleriyle mukayese ettiğimizde, kişi başına düşen gelir eşit düzeyde yani 3 bin 200 dolar civarında. Aynı şekilde Avrupa’da da bu dolaylardadır. 60’lardan 2002’ye kadar olan süreçte Türkiye’de 3 bin dolar, Avrupa’da 30 bin dolar. Ve AKP iktidarı ile birlikte 2002’den bu yana 13 bin dolar oldu. Parti şapkadan tavşan mı çıkardı? Hayır. Yeni bir yeraltı kaynağı mı keşfetti? Hayır. Türkiye’nin güçlenmesi gerektiği konusundaki politikalarını ve toplumun sahip olduğu imkânları bir katma değere dönüştürmek suretiyle gerçekten ciddi anlamda üretimi arttırmak ve bu konuda da ülkenin güçlenmesine katkıda bulunacak birtakım teşvik alanlarını desteklemek suretiyle önemli bir büyüme sağladı. Bu büyümenin engellenmesi isteniyor. Bu uluslararası aktörleri de şöyle değerlendirmek lazım üstadım, dünyanın sahip olduğu pastayı siz kendi pasta diliminizi büyüttüğünüzde başkasının pasta diliminden bir gıdım alıyorsunuz demektir. Bu da birilerini rahatsız ediyor."

Türkiye’de her şeye rağmen çok kapsamlı bir büyümenin gerçekleştiğini dile getiren Bağlı, "Türkiye’nin giderek bir aktör olması, küresel sistemin içerisinde de o tezgâhı kurmuş olanların tezgâhlarına çomak sokulması anlamına geliyor. Bunun için de ciddi anlamda terör örgütlerini kullanıyorlar. Terör örgütleri üzerinden bir hizaya çekme var. Bakın bugün Amerika Türkiye’den bir şey istiyor. Ne istediğini gerçekten bilmiyorum. Ve bu istediğini de alamadığı için PKK terörünü Türkiye’ye karşı kullanıyor. Amerika aklı başında bir ülkedir. Yani hani böyle sıradan bir ülke değil. Yani bir devletin yanında bir terör örgütünü destekliyorsa demek ki onu bir şeye mecbur bırakmak istiyor vebizimkiler de muhtemelen buna yaklaşmıyorlardır" değerlendirmesinde bulundu. 

Kaynak: cihan.com.tr
Son Güncelleme: 11.07.2016 22:34
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.