Gülmez: "Darbelerin karşısında, mağdurların yanında olacağız"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Nevşehir İl Başkanı Kamil Gülmez, parti olarak 15 Temmuz FETÖ darbe girişimini lanetlediklerini, darbe girişimine ilişkin soruşturmalarda ise gerçek suçluların cezalandırılmalarını desteklediklerini, mağdur olanlara ise yardımcı olacaklarını söyledi.

Gülmez: "Darbelerin karşısında, mağdurların yanında olacağız"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Nevşehir İl Başkanı Kamil Gülmez, parti olarak 15 Temmuz FETÖ darbe girişimini lanetlediklerini, darbe girişimine ilişkin soruşturmalarda ise gerçek suçluların cezalandırılmalarını desteklediklerini, mağdur olanlara ise yardımcı olacaklarını söyledi.

Gülmez: "Darbelerin karşısında, mağdurların yanında olacağız"
CHP İl Başkanı Kamil Gülmez, 24- 25 Eylül 2016 tarihleri arasında Kahramanmaraş’ta 81 il başkanımızın katılımıyla genişletilmiş il başkanları toplantısını değerlendirdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Nevşehir İl Başkanı Kamil Gülmez “ Genel Başkanımız Kemal  Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında 24- 25 Eylül 2016 tarihleri arasında Kahramanmaraş’ta 81 il başkanımızın katılımıyla genişletilmiş il başkanları toplantısı yapıldı. Nevşehir’i temsilen katıldığım toplantıda ülke gündeminin en önemli maddesi konumundaki 15 Temmuz tarihinde yaşanan darbe kalkışması detaylarıyla görüşüldü. CHP olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada devletin ve milletinin yanında ve ülkemizin faydasına olabilecek bir politikanın izlenmesi konusunda yapılabilecekler konuşuldu, tartışıldı. CHP olarak hukuktan ve demokrasiden yana, darbe ve teröre karşı bir politika izlemeye devam edeceğiz. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu yaptığı uzun konuşmada, il teşkilatlarının 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin soruşturmalarda mağdur olanlarla, suçlu olanların ayırt edilmesi konusunda ilgili olmalarını istedi. 81 il başkanına mağdur ve mazlumların yanında olma talimatı verdi. Toplantıya; Kahramanmaraş, Gaziantep, Adana, Osmaniye’den gelen binlerce mağdur yakını da gelerek otel önünde veya salonda Genel Başkanımızın konuşmalarını dinledi. Yaşadıklarını iddia ettikleri mağduriyetleri anlatma fırsatı yakaladılar. Genel Başkanımız konuşmasında FETÖ’nün yaptığı darbe girişimini lanetlediklerini, bütün darbe girişimlerinin de karşısında dimdik duracaklarını özellikle üzerine basa basa vurguladı. CHP olarak demokrasiye ve Cumhuriyet’in değerlerine bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sahip çıkacaklarını bir kez daha ifade etti” dedi.

OHAL kapsamında suçluların yanında suçsuzlarında tutuklandığını, görevine son verildiğini veya açığa alındıklarını belirten Gülmez” CHP olarak gerçekten suçluların cezalandırılmalarını istiyoruz. Suçluların kanunlara göre yargılanarak hak ettikleri cezalara çarptırılmalarını destekliyoruz. Ama içlerinde suçsuz olup da cezaevinde olanların bir an önce tespit edilerek görevlerine dönmelerini, ailelerine, sevdiklerine kavuşmalarını da önemsiyoruz. Açığa alınmışlarsa da görevlerine iadelerinin yapılmasını istiyoruz. Mağdur olanların yanında olacağız, elimizden gelen ne varsa yapmaya çalışacağız. Zaten Genel Başkanımızın da 81 il başkanına verdiği talimat budur” diye konuştu.
Nevşehir’de de parti binalarına gelerek mağdur olduklarını dile getiren, belge ve bilgilerini paylaşan çok sayıda vatandaşın bulunduğunu ifade eden Gülmez, kendilerine her türlü yardımı sağlamaya çalıştıklarını da ifade etti.

 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından bazı bölümler
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş’ta yaptığı konuşmada ülke gündemini değerlendirdi. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından bazı bölümler şu şekilde “Ekonomiye bakıyorum, rakamları çıkardım, gerçekten felaket bir şey değerli arkadaşlarım. İşsizlik; 4 gencimizden birisi işsiz. Annelerin, ailelerin en büyük kaygısı o. 14 yıldır yönetiyorsunuz, işsizlik sorununu bile çözememişsiniz. Üniversiteyi bitirmiş çocuk, askere gitmiş gelmiş, ama işsiz. 

14 YILDA BU MEMLEKETE İSTİKRARI GETİREMEDİNİZ
Faizden hep şikayet ederler. Son 8 yılda vatandaşın bankalara ödediği faiz, tefeciler hariç bankalara ödedikleri faiz 251 milyar lira. Eski parayla 251 katrilyon lira bu vatandaş gitti bankalara faiz ödedi. Hani bunlar faize karşıydı, hani faiz indiriliyordu, hani faizin kıskacından, işkencesinden vatandaş kurtulacaktı. Bunların hiçbirisi yok arkadaşlar. İstikrar, istikrar, istikrar, 14 yıldır siz iktidarsınız. 14 yılda bu memlekete istikrarı getirmediniz de kaç yılda getireceksiniz? Kaç yıl daha mücadele edeceksiniz istikrarı getirmek için. Tam tersine istikrarsızlık istikrar haline geldi. Bir daha söylüyorum; istikrarsızlık istikrar haline geldi. Böyle bir tablo çıktı.

Sadece ekonomide mi? Hayır arkadaşlar. 2002’de terör sıfırdı şimdi Türkiye terör batağında. Eskiden bir PKK terörü vardı şimdi IŞİD terörü çıktı, FETÖ terörü çıktı. Her gün bir terör çıkıyor, her gün bir örgüt çıkıyor. Ne oluyor bu ülkede arkadaşlar? Ne yapacağız bu ülkede?

240 TANE DEMOKRASİ ŞEHİDİMİZ VAR
Sadece bu mu, bakın 14 yıldır yönetiyorlar, 14. yılın sonunda Türkiye bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı. 15 Temmuz’da Türkiye bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı. 240 tane demokrasi şehidimiz var. Şimdi herkes elini vicdanına koysun 240 demokrasi şehidimizin sorumlusu kim? Memleketi darbe noktasına kim taşıdı? Ve şu soruyu yine her vatandaşım sorsun, niye demokrasisi gelişmiş ülkelerde darbe olmuyor? Niye Fransa’da olmuyor, İngiltere’de olmuyor, Japonya’da olmuyor, Amerika’da olmuyor? Niye olmuyor oralarda da bizde darbe oluyor niçin? Eğer tam demokrasiyi getirmezseniz, ülkeye huzuru ve barışı getirmezseniz darbeye hep kapıyı aralık bırakmış olursunuz. Baskıyla bir devlet yönetilmez, öfkeyle, kinle bir devlet yönetilmez. Devleti yönetenler devlet olmak için gelmezler, devleti yönetmek için gelirler. Ve Türkiye ne yazık ki 14 yılda bir darbe noktasına geldi.

FETÖ’YÜ TÜRKİYE’NİN BAŞINA KİM BELA ETTİ?
Madem ki istikrar vardı memlekette, madem ki huzur vardı memlekette, madem ki tek parti yönetiyordu, bu darbe niye geldi? Bunu herkesin kendisine sorması lazım. Hepimizin kendimize sorması lazım. Bu darbe Türkiye’ye niye geldi? Efendim FETÖ terör örgütü diye konuşuyorlar. İyi de, bunu Türkiye’nin başına kim bela etti? Kim getirdi bunu kardeşim? Ne istediniz de vermedik? Ben de şu soruyu sordum, onlar ne istediler de sen verdin kardeşim? Daha bu sorunun cevabını almış değilim ve bu soruyu hep soracağım, ta ki cevap verinceye kadar hep soracağım. Darbe girişiminden sonra meclise OHAL kanununu getirdiler.
Olağanüstü hal.
Dedik ki, “biz olağanüstü hale karşıyız kardeşim.” 4 parti var mı mecliste? Var. 4 partide darbeye karşı mı? Darbeye karşı. Kardeşim sıkıntın varsa getirirsin kanunu çıkar. Niye olağanüstü hal, hangi gerekçeyle olağanüstü hal? Efendim Türkiye’de olağanüstü şartları var, olağanüstü hal ilan edeceğiz. İyi, getirdiler. Meclisten çıktı. Olağanüstü hal dolayısıyla kim fatura ödedi arkadaşlar? Faturayı kim ödedi? Bakın bu soru can alıcı bir sorudur. Söylüyorum.

SENDİKALI OLMAK NE ZAMANDAN BERİ SUÇ OLDU?
Bir; bu ülkenin öğretmenleri ödedi. Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum diyor, bir harf öğretenin. Öğretmeni ödedi. Niçin? Sendikalı. Sendikalı olmak ne zamandan beri suç oldu? Öğretmeni alıyorsun atıyorsun. Gazeteciler. Gazetecilerin ne günahı var? Gazetecinin silahı tek kalemidir. Kalemi dışında bir şey yoktur. Hepsi hapiste söylüyoruz. Sayın Başbakana da söyledim, “Bu kadar gazeteci, bu kadar öğretmen, bu kadar akademisyen, ya bunları hapse atarsanız, siz darbeyi dünyaya anlatamazsınız. Tam tersine siz karşı darbe yaptınız diye algılanır” dedim. Sanatçılar. Sanatçının darbeyle ne ilgisi var Allah aşkına? Onlara da fatura ödettiler. Kimisini işten çıkarttılar, kimisini hapse attılar.

İl Başkanlarına talimat
İl Başkanlarım burada, 81 İl Başkanım burada. 81 İl Başkanıma meydanın önünde açık ve net talimat veriyorum: “Türkiye’de 81 ildeki bütün mazlumlara sahip çıkacaksınız. Zulme ve zalime karşı duracağız. Bu bizim namus borcumuzdur. Mazlumun da yanında olacağız. Her mazluma sahip çıkacağız. Yazık günahtır. Bu memleketi onlar istedikleri gibi yönetemezler. Ben geldim iktidara istediğimi yaparım. Olmaz böyle bir anlayış. Devlette böyle bir anlayış yoktur. Devlet kinle yönetilmez, devlet öfkeyle yönetilmez. Devlet öç alma duygusuyla yönetilmez. Devlet adaletle yönetilir, adaletin olduğu yerde devlet vardır. Bunu yapmak zorundayız.”

Milat: 25 Ağustos 2004 MGK kararları olmalı
Diyorlar ki biz 17 – 25’i milat aldık. 17 – 25’te ne oldu? Bir hükümet bir devleti nasıl soyar hep beraber onu öğrendik. Allah aşkına hangi bakanın çocuklarının evinde para kasaları çıktı, para sayma makinaları çıktı? Kimin evinde ayakkabı kutusunda dolarlar çıktı? Bu mazlum insanların evlerinde mi çıktı? Sizin evlerinizde çıktı. İntikam alıyorsunuz benim yolsuzluğumu niye ortaya çıkardınız diye. Böyle bir şey olmaz. Milat olacaksa bakın milat bu arkadaşlar. 25 Ağustos 2004; Milli Güvenlik Kurulunun kararı. Diyor ki, burada gayet açıkça Fethullah Gülen konusunu getiriyor, tehlikedir diyor ve bununla ilgili önlem alın diyor 2004’te. Altında kimin imzası var? Recep Tayyip Erdoğan, Hilmi Özkök, Abdullah Gül, Abdüllatif Şener, Mehmet Ali Şahin, Cemil Çiçek, Vecdi Gönül, Abdülkadir Aksu, Aytaç Yalman, Özden Örnek, İbrahim Fırtına, Şener Eruygur ve Cumhurbaşkanı olarak da Ahmet Necdet Sezer. Bunu örnek al. Niye bunu örnek almıyorsun? Niye illa 17 – 25? Eğer örnek alacaksan al. Efendim bizim haberimiz yoktu. Senin bal gibi haberin vardı ve kapı gibi de senin altında imzan var arkadaş. Sen imzanı da mı hatırlamıyorsun?”
 
 
 
 
Son Güncelleme: 29.09.2016 13:32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.