Bekir Bozdağ: “Yüzyılın Projesi Dedikleri Yüzyılın Fiyaskosu”

Eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz günlerde açıkladığı projesini eleştirerek, “Yüzyılın projesi diye milletin dikkatini üzerine çekmek istedikleri proje yüzyılın fiyaskosu, yüzyılın hırsızlığı olarak ortaya çıktı

Bekir Bozdağ: “Yüzyılın Projesi Dedikleri Yüzyılın Fiyaskosu”

Eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz günlerde açıkladığı projesini eleştirerek, “Yüzyılın projesi diye milletin dikkatini üzerine çekmek istedikleri proje yüzyılın fiyaskosu, yüzyılın hırsızlığı olarak ortaya çıktı

Bekir Bozdağ: “Yüzyılın Projesi Dedikleri Yüzyılın Fiyaskosu”
 Maalesef bu durum CHP’nin Türkiye’nin gerçeklerini dahi görmekten aciz olduğunu gösteriyor. Onların sağlam bir gözcüye ihtiyaçları olduğunu ortaya koyuyor. Gerçekleri gösterecek bir göz doktoruna Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin ihtiyacı var” dedi.

Partisinin seçim çalışmalarına katılmak üzere Nevşehir’e gelen eski Adalet Bakanı ve AK Parti Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, Ürgüp Belediye Başkanı Fahri Yıldız’ı makamında ziyaret etti. Bozdağ burada gazetecilere yaptığı açıklamada, bu seçimin özellikleri bakımın oldukça farklı bir seçim olduğunu belirterek, siyasi parti liderlerinin seçim vaatlerini eleştirdi. Bozdağ, “Şimdiye kadar gördüğüm seçimlerin hiç birinde olmadığı kadar bir vaat furyası var. Adeta vaat yarışı yalan rüzgarına dönmüştür. Siyasi partilerin genel başkanlarının açıklaması vaat sınırını aşarak palavra yarışına dönüşmüş durumda. Türkiye’de seçmene dönük bu palavra zihniyeti esasına doksanlı yılların siyasetidir. ‘İki anahtar vereceğim, şunu vereceğim, bunu vereceğim’ diyerek oy isteyen bir zihniyet vardır. Bu Türkiye’yi batırmıştır. 1991’den 2002 yılına kadar baktığınız zaman DYP, SHP, ANAYOL, REFAHYOL, Sol, Anasol, DSP, MHP hükümetleri oldu ve 10 yıl içerisinde 4 kriz yaşandı. Kasım 2007, 28 Şubat 1997, Kasım 2000, 21 Şubat 2001 bunlar ne verdilerse hep elimizden aldılar. Rahmetli Özal ne yaptıysa bunlar adeta kökünü kazıdı. Bu seçimde yalan rüzgarlarına milletimizin bir cevabı olacaktır. Ben buna inanıyorum. Sandıkta vatandaşlar bu cevabı verecektir. Ayağı yere basmayan, gerçeklerle uyuşmayan dahası milletin gerçekleri ile aklı selimi ile alay eden bir seçim beyannamesi furyası vardır. Vatandaş bunlardan hangilerinin olacağını veya olmayacağını genel başkanlardan daha iyi bilmektedir” dedi.

 

MHP, CHP VE HDP’Lİ BELEDİYELERE ASGARİ ÜCRET ÇAĞRISI

 

Muhalefet partisi liderlerinin asgari ücret konusundaki vaatlerini eleştiren Bozdağ, asgari ücreti arttırmak isteyen siyasi parti genel başkanlarının buna ilk olarak kendi belediyelerinden başlamasını önerdi. Bunun için iktidarda olmaya veya meclisten kanun çıkartmaya gerek olmadığını kaydeden Bozdağ, “ ‘Asgari ücreti şöyle yapacağız’ diye konuşuyorlar. Asgari ücreti dedikleri gibi, yapmaları için iktidar olmalarına gerek yoktur. Çünkü; bunun için meclisten kanun çıkarmaya ihtiyaç yoktur. İşveren olan MHP, CHP ve HDP’nin karar alması lazım. Alt limit zaten belli ve üst limitte sınır yok. Eğer o zaman samimilerse buyursunlar Kılıçdaroğlu İzmir, Çankaya, Eskişehir Belediyelerinde seçimden önce asgari ücreti kendi vaat ettiği rakama taşısın. Sayın Bahçeli de samimiyse Osmaniye, Adana ve Mersin Belediyelerinde buyursun asgari ücreti seçimden önce söylediği seviyeye getirsin. Demirtaş da eğer samimiyse Diyarbakır Belediyesinde asgari ücreti söylediği rakama çeksin. O zaman dönüp AK Parti ve Türk Milletine desinler ki; ‘hani olmuyordu bak biz yaptık’. Hani diyoruz ya ‘Onlar konuşur AK Parti yapar’. Şimdi onlarda aynı şeyi söyleme imkanına sahipler. Onun için buyursunlar ve yapsınlar. Ama yapamazlar. Niye yapamazlar? Yalan söyledikleri için yapamazlar. Resmen milletin gözünün içine baka baka yapmayacakları veya yapamayacakları vaatleri vererek yalan söylüyorlar. Onlara en güzel cevabı sandıkta milletimizin vereceğine inanıyorum. Bu sandık palavra siyasetine son verme sandığı olacaktır. Bu seçimin bir diğer özelliği de eski tarz siyasetin hortlamış olmasıdır. Bu vaatler eski tarz siyasetlerdir. Türk ve dünya gerçeklerine uymayan bir program ortaya koymaktadır” diye konuştu.

 

“KUKLA İKTİDAR İSTİYORLAR”

 

7 Haziran’da gerçekleştirilecek seçimlerde Türk Milletinin önemli bir karar vereceğini ve tercih yapacağını ifade eden Bozdağ, AK Parti’nin güçlü iktidarından rahatsız olan çevrelerin de sandıkta gereken cevabı alacağını söyledi. Bazı çevrelerin Türkiye’de kukla bir iktidar istediklerini belirten Bozdağ, bu nedenle HDP’nin barajı geçmesi için farklı kesimlerin ortak hareket ettiklerini vurguladı. Bozdağ, “O yüzden millet doksanların Türkiye’sine geri mi dönecek yoksa 2015’in Türkiye’sini daha ileri götürüp yeni bir Türkiye’mi kurmaya karar verecek buna millet karar verecek. Eski siyasete döneceksek eski siyasi fosillere yeniden hayat kazandırmamız lazım. Yok yeni Türkiye ile devam edeceksek sandıkta buna ‘Evet’ dememiz lazım. Sandık eski Türkiye’ye dönülecek mi yoksa yeni Türkiye’ye devam mı? Sorusunun cevabını verecek. Bu seçimde AK Parti’nin güçlü iktidarından rahatsız olan çevreler var. Her seçimde bu vardı ama seçim için daha büyük bir koalisyon ortaya koydular. Çünkü Türkiye’nin siyasi istikrarı, güçlü iktidarı, bunun doğurduğu güven güçlü Türkiye’yi oluşturdu. Şu anda Türkiye’de zayıf ve kukla iktidar isteyenler var. Suriye’de, Irak’ta, Türkiye’nin içerisinde olan bitenlerin karşısında dilsiz ve sağır olan bir Türkiye isteyenler var. Bunun için büyük bir gayretle çalışıyorlar. Şu anda bu projeyi hayata geçirmenin adı HDP’ye barajı geçirmektir. Onun için de HDP barajı geçsin diye bir yandan PKK terör örgütü her türlü hukuk dışı yöntemle çalışırken öte yandan Pensilvanya’nın bedduacısı ve onun paralel çalışanları görünür görünmez çok net bir şekilde birlikte çalışıyor. Ulusalcı ve laik kesimler ve aşırı solcular da aynı istikamete çalışıyor. Bazı liberal çevreler de aynı istikamete çalışıyor. Ben buradan bir kez daha sormak isterim; bu saydığım kesimler doğru dürüst birbirine selam vermeyen, birbirini gördüğü zaman yolunu değiştiren kesimlerdir. Peki bu kadar farklı kesimleri PKK terör örgütünün siyasi hedefi olan HDP’yi barajı geçirme başarısı için çalışmaya hangi güç ikna etmiştir? Hangi güç bunları bir araya getirdi? Arkalarında bir güç var. Bunları bir araya getiren ister paralel güç olsun, ister ulusalcı güç olsun, ister laikçi, ister dışarıdan destek olan Türkiye’nin kukla yönetime dönmesini isteyen uluslararası çevreler olsun, isterse başkaları olsun şunu unutmamaları lazım; Türkiye’de tek güç Türk Milleti’nin gücüdür. Onun dışındaki bir gücün artık Türkiye’de iktidar belirleme ve iktidarı devirme imkanı, kudreti kalmamıştır. Ben inanıyorum ki bu seçimde Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olacaklar. AK Parti’yi iktidardan edelim derken bu çevreler el birliği ile AK Parti’nin 7 Haziran’da anayasayı değiştirecek bir çoğunlukla parlamentoya girmesini sağlayacaklar. Bu anlamda ben onların da AK Parti’ye çalıştıklarını düşünüyorum. Çünkü; bu millet barajda onları boğacak ve AK Parti ile bu milletin yoluna daha güçlü bir şekilde devam etmesine vesile olacaklardır. AK Parti aleyhine çalışanlar sonuçta görecekler ki yaptıkları emek Allah’ın izni, milletimizin takdiri ile AK Parti’nin lehine dönüşecektir. Ben ona inanıyorum. 7 Haziran akşamı epeyce üzüleceklerdir” şeklinde konuştu.

 

“DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI TÜRKİYE’NİN BİRLİĞİNİN ÇİMENTOSU”

 

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın seçimlerde siyasi malzeme yapılmasından duyduğu rahatsızlığı dile getiren Bozdağ, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Türkiye’nin birliğinin ve dirliğinin çimentosu olduğunu vurguladı. Bozdağ, şunları söyledi;

“Diyanet İşleri Başkanlığı hiçbir seçimde seçimin ana malzemesi haline gelmemiştir. Bu seçimde bir yandan CHP, bir yandan HDP Diyanet İşleri Başkanlığı’nı seçimin ana gündemi haline getirdi. Bir yandan ‘diyaneti kaldıracağız’ diyorlar öte yandan ‘zorun Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersini kaldıracağız’ diyorlar, öte yandan ‘1+8+4 eğitim sistemine geçeceğiz’ diyerek ‘28 Şubat’ın eğitim zulmünü yeniden getireceğiz’ diyorlar. Daha doğru bir ifadeyle bunun anlamı ‘meslek liselerinin ve imam hatip liselerinin önünü kapatacağız’ diyorlar. Buradan CHP ve HDP’ye soruyorum; Allah aşkına sizin milletin dinini öğrenmesinden duyduğunuz rahatsızlığın sebebi nedir? Diyanetin bu ülkenin insanlarına dinini öğretmesinde, camilerde ezan okunmasında, ibadet yerlerini yönetmesinde sizin duyduğunuz rahatsızlığın sebebi nedir? Bunu bir açıklar mısınız? Bunlar çok net söylüyorum bu ülkenin manevi değerlerine karşı olan duruşlarını diyanet ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi üzerinden hayata geçiriyorlar. Onlar bu güne kadar bu milletin manevi değerleri ile hep kavga ettiler, hep saygısızlık yaptılar. Bu saygısızlıkları ile bu ülkeyi büyüten en önemli manevi dinamikleri yok etmek istiyorlar. Bunu çok net görüyoruz.”

 

"KALDIRMAYA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ"

 

“Diyanet İşleri Başkanlığı bu ülkenin birliğinin ve dirliğinin çimentosudur” diyen Bozdağ, “Atatürk aynı kanunla hem Genelkurmay Başkanlığı’nı hem de Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kurmuştur. Birisi bu ülkenin maddi ordusudur ve vatanı savunmak gerekirse şahadeti ile savunur. Öteki ise ülkenin manevi gücüdür. Bu iki gücü Türkiye’de kimse kaldırmaya gücü yetmez. Bunu aklından geçirenler akılarını bir daha başlarına devşirsinler. Olmayacak işleri ne söylesinler ne de peşlerine düşsünler. Eğer Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılırsa ne olur birazda kafa yorsunlar. Ben bunu da tavsiye ediyorum. Diyanet kalktığı zaman bu ülke cami cami bölünür. Şimdi etnik kökenlere göre bölmek isteyenler yarın cami cami bu milleti bölmeye çalışırlar. O yüzden bu birlik çatısını çok iyi korumamız lazım onları çok iyi tanımamız lazım. Onlar bu ülkenin birliğinden rahatsız olan çevrelerdir. Bizi biz yapan en önemli şeylerden biri de dinimiz olan İslam ve dinimizin milletimize kazandırdığı güzelliklerdir. Biz bu güzelliklerin yaşaması için canımızın, nefesimizin son damlasına kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu çevrelere sesleniyorum; diyanetle uğraşmayın, zorunlu din dersleri ile uğraşmayın, seçmeli Kur-an ve sier dersleri ile uğraşmayın. İmam Hatip Liselerinin önünü kapatmak rüyasından vazgeçin. Bunlar eski Türkiye’nin hastalıklarıdır. Biz bu hastalıkları tedavi ettik ve panzehiri de milletimiz buldu. Artık bu hastalıklarla ülkemizi zehirlemeye fırsatı ne biz ne de milletimiz verir. Bunu bu seçimde bir kez daha herkes görecek” şeklinde konuştu.

 

"KILIÇDAROĞLU’NUN PROJESİ YÜZYILIN FİYASKOSU"

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz günlerde açıkladığı ‘Merkez Ülke Türkiye Projesi’ ile ilgili eleştirilerde de bulunan Bozdağ, projenin çalıntı olduğunu iddia etti. Bozdağ, “Bu seçimde çok projeler konuşuluyor ama projelerin özü somut değildir. Hep para vermek ve bir takım vaatler üzerinden yürümektedir. Birkaç gün önce CHP lideri Kılıçdaroğlu ‘Merkez Ülke Türkiye’ diye bir proje açıkladı. Sayın Başbakanımız da projeyi değerlendirdi. Bu proje intihaldir. İntihal dediğimiz hırsızlıktır. Sayın Başbakanımızın ‘Stratejik Derinlik’ adlı kitabından resmen çalıntıdır. Dış kapağından baktığınızda bunu görürsünüz. Kitabın içine girdiğinizde de görürsünüz. Sayın Kılıçdaroğlu ‘Stratejik Derinlik’ adlı kitabı anlayabilir mi bilemiyorum ama bu derinliğe girerse boğulur diye endişe ediyorum. Onun için Kılıçdaroğlu’na diyorum ki; sakın stratejik derinlik gibi derinlikli bir konuya girme orada boğulur kalırsın. Türkiye merkez ülke oldu zaten. Biz İstanbul’u üçüncü havaalanı ile, Marmaray’la, Londra’yı Pekin’e bağlayan hızlı tren ile, finans merkezi projemiz ile, bütün bankaların genel müdürlüklerini taşıyarak biz bunlarla İstanbul’u zaten merkez şehir yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Bunlar daha bizim neyi yaptığımızı bilmiyorlar. CHP’de, MHP’de, HDP’de AK Parti hükümetleri neyi yaptı, neyi yapmaya devam ediyor haberleri yok. Adam proje söylüyor biz onu zaten yapmışız. Başka bir şey söylüyor onu da yıllardır yapıyoruz. Siz Türkiye’de olan biteni takip edemiyorsunuz. Tabi olup biteni Cumhuriyet, Sözcü ve Hürriyet gazetelerinden, paralel medyadan takip ederseniz olacağı budur. Bir de Resmi Gazete’den, kurumların icraatlarından takip edin, iftira olmayan gerçekler üzerinden takip edin. AK Parti’ye sövmeyi, hakaret etmeyi, karalamayı ibadet zanneden çevreler üzerinden değil de Türkiye’nin gerçekleri üzerinden takip ederlerse ancak görürler ama göremiyorlar. O yüzden yüzyılın projesi diye milletin dikkatini üzerine çekmek istedikleri proje yüzyılın fiyaskosu, yüzyılın hırsızlığı olarak ortaya çıktı. Maalesef bu durum CHP’nin Türkiye’nin gerçeklerini dahi görmekten aciz olduğunu gösteriyor. Onların sağlam bir gözcüye ihtiyaçları olduğunu ortaya koyuyor. Gerçekleri gösterecek bir göz doktoruna Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin ihtiyacı var” dedi.

Bozdağ açıklamalarının ardından Ürgüp ilçesinde AK Parti Nevşehir milletvekileri ile birlikte esnaf ziyaretlerinde bulundu.

Son Güncelleme: 23.05.2015 18:53
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.