Mersin’de ’Cumhuriyetin Tarihsel Serüveni’ Paneli

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi ile Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü tarafından, ’Cumhuriyetin Tarihsel Serüveni’ konulu panel düzenlendi.Mersin Valiliği’nin 29 Ekim Cumhuriyet...

Mersin’de ’Cumhuriyetin Tarihsel Serüveni’ Paneli

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi ile Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü tarafından, ’Cumhuriyetin Tarihsel Serüveni’ konulu panel düzenlendi.Mersin Valiliği’nin 29 Ekim Cumhuriyet...

Mersin’de ’Cumhuriyetin Tarihsel Serüveni’ Paneli
Mersin Üniversitesi (MEÜ) Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi ile Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü tarafından, ’Cumhuriyetin Tarihsel Serüveni’ konulu panel düzenlendi.
Mersin Valiliği’nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 92’nci yılı kutlama etkinlikleri kapsamında yapılan panelde, Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Efrumiye Ertekin, Tarih Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Tolga Gümüş ve Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi’nden Okt. Melike Kayam konuşmacı olarak yer aldı.
Prof. Dr. Efrumiye Ertekin, panelde yaptığı konuşmada, cumhuriyet ve monarşi yönetim şekilleri hakkında bilgiler aktardıktan sonra antikçağ uygarlıklarının bazı dönemlerinde ve bazı kentlerinde uygulanan cumhuriyet sistemlerini anlattı. Cumhuriyet ve demokrasi denilince ilk akla gelen örneğin Atina Cumhuriyeti olduğunu kaydeden Ertekin, Atina’da aristokratik cumhuriyetin kuruluşu ve beraberinde yapılan reformlar, kanunlar ve kurumlar hakkında bilgi verdi. Aynı şekilde Roma devleti, Etrüsk kent devletleri, Kartaca Cumhuriyeti ve Antik Hindistan Cumhuriyetlerinden söz eden Prof. Dr. Ertekin, bu devletlerin M.Ö. 6-5’inci yüzyılda ortaya çıktıklarını, çift meclisli olduklarını ve kent devlet yapısına göre organize olduklarını belirtti. Bu devletlerin deneyim olarak sonraki çağların cumhuriyetleri ile organik bağları bulunmadığını aktaran Ertekin, "Bu uygarlıklar kendilerinden sonraki çağlara sadece ilham kaynağı olmuştur" dedi.
Okutman Melike Kayam ise ’Türk Aydınlanmasında Cumhuriyet’ başlıklı sunumda, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılarak yerine Türk ulus devletinin kurulduğu dönemi aydınlanma açısından değerlendirdi. Anadolu’da aydınlanma sürecinin Batılılaşma fikri çerçevesinde geliştiğini ve bu sürece aydınlar aracılığıyla dahil olunduğunu söyleyen Kayam, Jön Türkler hareketini Osmanlı aydınlanmasının başlangıcı, Cumhuriyet dönemi aydınlanmasının ise temeli olarak tanımladı. Cumhuriyet’in kurulmasını aydınlanma sürecinin bir ara halkası olarak değerlendiren Kayam, yönetim biçiminin değişmesiyle birlikte 19’uncu yüzyıl ve Tanzimat Döneminde yapılmaya çalışılan yeniliklere net bir çizgi konduğunu ifade etti. Aydınlanmanın, halka devlet eliyle getirildiğini söyleyen, Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren yeni yaşam tarzının halka aktarılması için eğitime merkezi bir rol verildiğinin altını çizen Kayam, "Mustafa Kemal Atatürk, Türk aydınlanmasının önderidir. Bu aydınlanmanın ana fikri, akla ve bilime dayalı, laik, özgürlükçü, çağdaş, ulusçu bir devlet yaratmaktır" diye konuştu.
’Aydınlanmadan Günümüze Avrupa’da Cumhuriyet Kavramı’ konulu sunum yapan Yrd. Doç. Dr. Tolga Gümüş ise aydınlanma hareketlerinin özellikle Batı Avrupa’da cumhuriyetin gelişimine ne derece etkili olduğu yönündeki fikirlerini paylaştı. Gümüş, bu konuyu irdelerken, Kıta Avrupası tarihi ve Büyük Britanya’nın kastedildiği ada tarihi olarak iki ayrı başlık açılması gerektiğini savundu.
Aydınlanma çağının 18’inci yüzyıl aydınlanma felsefesinin benimsenmesiyle başladığını, aydınlanma felsefesinin temelinin ise Rönesans ile ortaya atılan ilkelerden ilham aldığını hatırlatan Gümüş, Avrupa aydınlanmasının temsilcileri Montesquieu, Jean-Jacques Rousseau, Immanuel Kant, Thomas Hobbes ve Voltaire gibi isimlerden söz etti.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.